Güvercin forum 2009

Güverin forum 2009,miski,arap,ayna kuyruk,baska,miro,sabuni,mavi,beyaz,bango,pigeon
 
AnaSayfa  AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Deve Irklari

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
admin
Arapcı
avatar

Cinsiyet : Erkek

Mesaj Sayısı : 1328

Mesaj Puan : 19340
Rep Puanı : 17
Kayıt tarihi : 05/10/09 Yaş : 34

Nerden : ist
Lakap : Arapcı

MesajKonu: Deve Irklari   Çarş. Ara. 16, 2009 8:05 pm

Bir ülke veya bir bölgede
hayvanciligin genel yapisini ve bu genel yapi içerisinde hangi türün
agirlikli yetistirilecegini belirleyen birçok faktör vardir. Bu
faktörleri genellikle bölgenin iklimi ve cografi kosullari, tarimsal
üretim sekli, ekonomik yapi, inanç yapisi, damak zevki, çeki gücüne
duyulan ihtiyaç seklinde siralamak ve bu siralamayi daha da uzatmak
mümkündür.

Deve
yetistiriciligi de bu faktörlerden fazlasiyla etkilendigi için
günümüzde iklim ve cografi sartlarin zorlamasiyla sadece çöl ve step
iklimin hakim oldugu bölgelerde agirlikli olarak yapilmakla birlikte
ülkemizde özellikle folklorik unsurlar ön plana çikarak sadece
meraklilarinca deve güresleri için yapilmaktadir. Osmanli ordusu bir
zamanlar Anadolu'dan 60.000 deveyle sefere çikarken (Yavuz 1514'de
Misir seferine çiktiginda orduda 60.000 deve vardi) bugün bu sayi 1500
– 2000 e kadar düsmüstür.


TABLO 1. Türkiye'de Yillara Göre Deve Varligi.
Yillar

Adet

1935

118.647

1950

110.305

1955

72.034

1964

46.400

1980

12.000

1997

2.000
Ileride
de görülecegi üzere deve çok mükemmel fiziksel özelliklere sahip bir
hayvandir. Bu mükemmeliyeti Kur'an-i Kerim'de de “Insan devenin ne
keyfiyet ile halk olunduguna ibret nazari ile bakmaz mi?” (Gasiye 17)
diye vurgulanmistir.

Gerçekten
deve günümüz teknolojisiyle bile yerini baska araçlarla doldurulmamis
duygusal, güçlü, kanaatkar, dayanikli tarih içerisinde medeniyetin
gelismesine büyük katki saglamis mükemmel bir hayvandir.

2. ZOOLOJIK SISTEMDEKI YERI

Alem
: Animals (Hayvanlar)
Grup
: Vertebrates (Omurgalilar)
Sinif
: Mammals (Memeliler)
Alt Sinif
: Eutheria (Plasentali memeliler)
Takim
: Unglate (Tirnaklilar)
Alt takim
: Artiodactyla (Çift tirnaklilar)
Familya
: Camelidae
Cins
: Camellus
3. KÖKENI – EVCILTILMESI VE COGRAFI DAGILIMI

Devenin
anavataninin Kuzey Amerika olmakla birlikte buradaki neslinin tükendigi
Asya ve Amerika kitalarinin birlesik oldugu dönemlerde Asya'ya geçerek
buradan da Afrika'ya yayildigi iddia edilmektedir.

Tek
hörgüçlü devenin Misir uygarliginin baslarinda Kuzey-Dogu Afrika'da ve
Arap yarimadasinda, çift hörgüçlü devenin ise Iran-Gobi çölü arasinda
evciltildigi bilinmektedir. Bactrian ve Dromeder develerinin arasindaki
akrabalik iliskisi tam olarak bilinmemekle birlikte çiftlesmelerinden
kesinlikle döl alinabilmesi ve fertil olmasi bunlarin yakin akrabalik
iliskilerinin bulunduguna dair önemli ipuçlaridir.

Tek
hörgüçlü Dromeder develeri kislari ilik yazlari sicak yörelerde;
Ortadogu, Arap yarimadasi, Hindistan'in bazi bölgeleri, Iran, Pakistan,
Kuzey Afrika, Rusya, Orta Avustralya ve California'da bulunmakla
birlikte çift hörgüçlü Bactrian develeri, kislari soguk yazlarin ilik
oldugu bölgelerde; Orta Asya, Iran, Pakistan, Afganistan da agirlikli
olarak bulunur.

Develer
rutubetli bölgelerde yetistirmeye müsait degildir, çünkü ayak yapilari
bu sartlarda topraga tutunmaya müsait degildir. Ayrica rutubetli
bölgelerdeki sokucu sineklere karsi kuyruklarinin kisa olmasi ve sirt
bölgelerinde (sinekleri uzaklastirmada faydali) yüzlek sirt kaslari
gelismedigi için savunmasizdir. Bu nedenle özellikle “Trypanosomiasis”
hastaligina karsi çok hassastir.

4. DEVE TERMINOLOJISI

Bactrian : Çift Hörgüçlü Asya Devesi.
Dromeder: Tek Hörgüçlü Afrika, Hecin devesi, Haci devesi, Çöl devesi.
Arap lisaninda deveye Cemel de denildigi gibi
Naka-Ibil-Maye: Disi Deve.
Likha: Sagilan Deve.
Bahur-Buhur: Bactrian'in erkegine Anadolu'da verilen ad.
Buduk-Kösek-Torok-Çal: Yavru Deve.
Yelek: 1 Yasli Deve.
Taylak: 2 Yasli Deve.
Huveydi: 3 Yasli Deve.
Tülü: Anadolu'da güres için yetistirilen Bactrian ve Dromeder melezi, erkegine Besrek, disisine Maya denir.
Suriye'de 7 yasindaki deveye Cemel veya Humud, deve aygirina Fahil, kisragina Nakar denir. Kesan'da ise 3-6 yasindaki develere “Girinci” daha yaslilara “Lök” denildigi bilinmektedir.
5. DIS YAPILARI VE YAS TAYINI

40 yasina kadar yasayabildigi bilinmekle birlikte develerin ortalama ekonomik ömrü 25-30 yildir.
Üst
çenede bulunan 2 kesici dis tam ortada degil yanlardadir, orta kisim
bostur. Sigir ve koyundan farkli olarak üst kesiciler oldugu gibi, çok
önemli bir farkta her iki çenede de canin dislerin bulunmasidir. Köpek
disleri disilerde erkeklerden biraz daha küçüktür. Sekilleri biraz
sivri olup, dar bir kavis olusturarak yan kenarlari ile kiremit gibi
birbirlerinin üzerini örten kesicilere benzemekle birlikte bunlardan
sadece biraz daha sivridirler. Develerde yas tayini amaciyla disleri
muayene etmek bu hayvanlarin huysuzlugu nedeniyle oldukça güçtür.
Muayene eden kisinin ani isirma tehlikesini dikkate alarak hayvana
tercihen sol tarafindan yaklasarak sag elle üst dudagi yakalanmali ve
kuvvetlice sikilmalidir, bu sekilde hayvanin kendiliginden agzini
açmasi saglanir ve kolayca muayene edilebilir. Yas tayini yapilirken
dikkat edilmesi gereken en önemli husus kalici dislerle süt disleri
birbirine karistirmamaktir. Süt disleri kalici dislere nazaran daha
küçüktür ve daha beyazdirlar. Taç kürek seklinde olan süt kesiciler
kökten bir boyunla ayrilmistir. Develer dogduklarinda dissiz olup dis
etlerinin üzerine parmakla bastirildiginda süt dislerini hissetmek
mümkündür.

Yas tayininde dört dönem dikkate alinir.
1. Dönem:
Süt dislerinin çikmasi;
1 Aylik: Ön kesiciler çikar.
3 Aylik: Orta kesiciler çikar.
5-6 Aylik: Son kesiciler ve köpek disleri çikar.
10-12 Aylik: Disler ayni seviyeye gelirler ve ön kesiciler asinmaya baslamistir.
2. Dönem:
Süt dislerinin asinmasi;
1-1,5 Yas: Ön kesiciler asinmistir.
2-2,5 Yas: Orta kesiciler asinmistir. Bu dönemde kesiciler sari, dar, üst yüzeyleri çukurlasmis ve birbirine çok yakindirlar.
3-3,5 Yas: Son kesiciler asinmistir.
3. Dönem:
Kalicilarin çikmasi;
4 Yas: Süt ön kesiciler düser.
4,5 Yas: Kalici ön kesiciler çikmis, köpek dis asinmistir.
5 Yas: Süt orta kesiciler düser yerine kalicilar çikar.
6 Yas: Süt son kesiciler düsmüs yerine kalicilar çikmistir. Ön kesicilerde asinma baslamistir.
4. Dönem:
Kalicilarin asinmasi;
7 Yas: Bütün kesiciler ayni seviyededirler. Ön kesiciler asinmistir.
8 Yas: Orta kesiciler asinmistir.
9 Yas: Son kesiciler asinmistir.
10 Yas: Ön kesiciler yuvarlaklasmaya baslar. Orta kesiciler oval.
11 Yas: Ön kesiciler yuvarlak. Son kesicilerde ovallesmis.
12 Yas: Orta kesiciler yuvarlaklasmistir.
13-14 Yas: Ön kesiciler önden arkaya dogru uzar ve yandan basiklasir.
14-15 Yas: Orta kesiciler yandan yassilasirlar, son kesiciler yuvarlaklasmistir.
6. MORFOLOJIK ÖZELLIKLER

Yetiskinleri
1,65-2,15 m yükseklige ulasabilen develerin disileri 350-450 kg,
erkekleri 450-550 kg agirliga ulasabilir. Diger hayvanlardan en
belirgin farklilik olarak göze çarpan hörgüç yag deposundan ibarettir
ve depolanan bu yag irk ve beslenme durumuna göre 50-130 kg arasinda
agirliga sahiptir. Develer yeterli beslenme imkani bulamadigi
durumlarda hörgüçlerindeki yagi kullanirlar. Bu nedenle hörgüç için
yedek yem deposu demek mümkündür. Bu hörgüç, yaglarin kullanilmasiyla 3
kg kadar inip ortadan kaybolabilir.

Bazi
kaynaklarda iddia edildiginin aksine develer 3 degil 4 kompartmandan
olusan mideye sahiptir. 3. kompartman olan omasus diger ruminantlarda
oldugu gibi bölmeli degil 3 bogumludur ve iç yüzünde parmak
kalinliginda uzun seritler vardir. Bu nedenle bir çok arastirmaci
devede omasus olmadigini iddia eder. Diger ruminantlardan farkli olarak
develerin reticulumlarinin iç cidarlarini örten hücrelerin buradan su
emilimine karsi dirençli olmasi nedeniyle içtigi suyu uzun süre
muhafaza edebilmektedir.

Develerin
ayaklarindaki iki parmagi arasinda bir deri kivrimi bulunur ve
tabanlarinin altinda kalin bir nasir tabakasi vardir. Bu iki unsur
diger ruminantlarda bulunmaz ve devenin gerek kumda gerekse karda
yürürken ayaklarinin yere batmadan yürümesine yardimci olur ve süratli
gitmesini saglar. Develerin yürüyüs seklide oldukça ilginçtir; yürürken
ayni taraftaki bacaklarini ayni anda kaldirarak kendilerine özgün bir
biçimde sallana sallana yürürler. Bu nedenle bu hayvanlara “çöl gemisi”
de denilmektedir.

Ayaklarinda
çok mükemmel bir zemin adaptasyon mekanizmasi bulunan develer, kumlu ve
engebeli arazilerde hiç zorlanmadan yürürler. Ayak yapisi tipki araba
lastigi gibidir, ancak araba lastigindeki havanin yerini yag dokusu
almistir.

Yag,
Cartilagineouus saptae ve kuvvetli kollogen bir duvarla yagli bir
yastik olusturur. Bu olusum ayagin arka tarafinda yoktur, bu kisimda
elastik bir ligament var. Yagli yastigin alt ve üst kisminda lam
kalinliginda lastiksi yapida epidermis vardir ve burasi terbezleri ile
sürekli olarak hafifçe nemlendirilir.

Ayaktaki
yagli yastiklar %75 oraninda doymamis yag asitlerinden olusan nötral
trigliseritlerden mütesekkildir. Bu tip yag düsük sicakliklarda oldukça
sivi hale geçtigi için soguk zeminlerde ayaklari katilasmadan
yürüyebilir.

Kafataslari
yapi olarak uzundur ve yay gibi tepeleri vardir. Diger tüm
ruminantlardan yine önemli bir fark olarak boynuzlari yoktur. Erkek
develerin kizginlik esnasinda veya öfkelendiginde agzinin kenarlarindan
ortaya çikan yumruk büyüklügünde kirmizi renkli içi hava dolu
“kizginlik kesesi” adi verilen bir kese vardir.

Develerin üst dudaklari sert cisimleri ve dikenleri kolayca yiyebilecek özel bir sekilde “yarik”tir.
Vena
Jugularis boynun alt 2/3'ünde Trachea ile boyun omurlarinin Procecsus
transversuslarinin arasinda gömülmüstür ve buradan palpasyonla hissetme
imkani yoktur. Boynun üst 1/3 lük kisminda deriye yaklasir ve
mandibulaya yaklasik 30-40 cm mesafede bir daralma yaptiktan hemen
sonra bir genisleme yaparak adeta bir ampul görünümü verir.

Karin
bölgesi Linea alba'dan açildiginda sag ve sol taraflarda helezoni
barsak parçalari görünürler. Rumen alt taraftadir. Diyaframa yakindir
ve karin duvari ile çok az bir temas halindedir. Barsaklari çikardiktan
sonra böbrekleri görmek mümkündür ve sol böbrek kismen barsaklarida
içine alan bir yag kitlesi içindedir ve sag böbrekten daha geridedir.

Dalak sigirlarda oldugu gibi rumenin sol tarafina yapisiktir ve horoz ibigi seklindedir.
Karaciger
birçok fuslara ayrilmis olmakla birlikte ince ince kesilmis gibi daha
birçok parçaya ayrilmis gibidir ve diyaframa yaslanmistir. Develerde
yine önemli bir özellik olarak safra kesesi bulunmamaktadir.

Sigirlarinkine benzeyen diyaframin orta kisminda kikirdak-kemik dokusu gibi bir yogunlasma dikkati çekmektedir.
Develerde 12 adet kaburga bulunmaktadir.
Kalp
solda 3. kostayla 6. kosta sagda ise 3. kostayla 5. interkostal aralik
arasindadir ve eger deri alti fazla yagli degilse gögsün her iki
tarafindan muayene etmek mümkündür. Develerde penis, bir üçgen seklinde
asagiya dogru sarkan prepusyum'un alt ucunda arkaya dogru gizlenmistir
ve oldukça küçüktür, uretrada oldukça dardir ve çok ince sonda ancak
girebilir. Develer idrarlarini düzenli ve aralikli darbelerle geriye
dogru fiskirtirlar. Geriye dogru kivrilmis olan penis sifat esnasinda
öne dogru yönlenir.

Oldukça
iri olan gözlerini kum firtinalarindan koruyan 2 sirali sik kirpikleri
ve kalinca hareketli baslari vardir. Burun deliklerinin etrafinda
açilip kapanmasini saglayan koruyucu kaslari vardir.

Kulaklari küçük olmakla birlikte bir av köpegi kadar iyi isitme yetenegine sahiptir.
Topa benzeyen kuyrugu yaklasik 50 cm civarindadir.
7. FIZYOLOJIK ÖZELLIKLER

Develerin
en önemli fizyolojik özelligi yem ve su kitligina karsi mükemmel
dayanikliligidir. Açliga karsi hörgücündeki yaglari kullanabilme
özelligine daha önce deginilmisti. Diger canlilar vücut agirliklarinin
%15'i oraninda su kaybettiginde siddetle etkilendigi halde develer %25
su kaybettiginde bile bundan etkilenmezler. Susuzluga karsi devenin
sahip oldugu farkli metabolik özellikleri vardir. Bunlari maddeler
halinde siralamak gerekirse:

Develer
geceleri vücut sicakliklarini 33,8 0C'ye düsürüp gündüzleri ise
40,60C'ye kadar çikarabilirler. Böylelikle gündüzleri vücut
sicakliginin artmasiyla vücutta enerji depolanir ve depolanan bu enerji
su kaybederek degil geceleri vücut sicakliginin düsmesiyle disariya
verilir. Eger bu islem evaparasyon ve terleme yoluyla yapilirsa
vücuttan yaklasik 5 litre sivi kaybedilmesi gerekirken deve degisken
isilik özelligi sayesinde bu siviyi vücudunda tutmus olur.

Develer
normal sartlarda 5-10 litre olan günlük idrar bosaltimini suyun kit
oldugu dönemlerde %90 oraninda azaltabilir. Buda böbrek
tubuluslarindaki ürenin çogunlugunun resorbe edilerek yeniden protein
sentezinde kullanilmak üzere rumene gönderilmesiyle gerçeklesir. Bu
sayede hem yem proteinlerinde daha iyi faydalanilir hem de metabolik
artiklar azaltilarak daha az siviyla bu artiklarin atimi saglanmis olur.

Hörgüçte depolanan yaglarda meydana gelen biyolojik oksidasyon sonucu günde yaklasik 1-3 litre su açiga çikar.
Yüksek
oranda su tutma kabiliyetine sahip albuminlerin globuline oraninin
devede yüksek olmasi canli agirliklarinin ¼'ü kadar sivi kaybetmesi
halinde bile develerin zarar görmemesini saglar.

Develerde
eritrositler yüksek ozmotik rezistansa sahip oldugundan uzun süre susuz
kaldiktan sonra fazla su içilmesi sonucu kanda sulanma olsa bile
eritrositler bundan zarar görmezler.

Develerde kan disindaki dokularda, susuzluk durumunda kanin yerine kapsadiklari suyun %40'ini zarar görmeden kaybedebilir.
Susuz kalan bir deve 10 dk. içinde vücut agirliginin 1/3'ü oraninda suyu içebilir.
8. PSIKOLOJIK ÖZELLIKLERI

Develer
çok özel psikolojik özelliklere sahip oldukça ilginç hayvanlardir ve
sahip olduklari çok önemli özelligi 4 madde halinde siralarsak bunlar;

Sadakat: Insanlara sadakatlari, köpek ve atin sadakatinden daha fazla oldugu yetistiriciler tarafindan özellikle belirtilmektedir.
Kin: Belki
de devenin en meshur özelligidir. Kendisine yapilan kötülügü yillarca
unutmaz, mutlaka intikamini almaya çalisir ve intikami çok korkunç olur.

Sabir: Mükemmel
vücut özelliklerinin de sayesinde çok zor iklim ve cografi sartlara
karsi hiçbir hayvanla kiyaslanmayacak ölçüde sabirlidir. Sürü halinde
yasadiklarinda sürüden ayrilarak kaybolan bir deve sürünün su içtigi
yere gelerek gerekirse aylarca kaybettigi sürüyü burada bekler.

Inat: Sirtina
yük yüklenmesi için çökerek insana yardimci olacak kadar uysal bir
hayvan olan deve bazen de öyle inatçi olur ki ne yapilirsa yapilsin
istemedigi bir seyi yaptirmak mümkün olmaz.

9. ÖSTRUS – ÇIFTLESME – GEBELIK

Develerde
ilk kizginlik (Puberta) çagi genellikle erkeklerde 4-5 disilerde ise
5-6 yaslarindadir. Disiler puberta'nin görülmesiyle birlikte
yetistirmede kullanilabildigi halde erkekler genellikle 6-8 yasina
kadar sifatta tam olarak kullanilmazlar.

Erkeklerde
kizginlik belirtileri çok açik ve kuvvetlidir. Kuyruklarini kamçi gibi
saklatarak cinsel organlarina vururlar. Anadolu'da güres için
yetistirilen tülüler (Tüylü) kizginlik esnasinda dislerini gösterirler
ve agizlarindan beyaz bir köpük çikarirlar. Kizgin erkeklerin
agizlarinda balon seklinde mukoz keseleri olusur.

Kizginlik
döneminde erkeklerin is gücünden yararlanmak çok zordur. Bu dönemde
istah iyice azalmistir, anormal davranislar sekillenir ve bazen ishal
görülür.

Bir
sürüde birden fazla erkek deve bulunuyorsa bunlardan sadece en güçlü
olani kizginlik gelistirir. Eger bundan baska bir deve kizginlik
gösterirse cinsel arzulari baskilanana dek kavga ederler. Bir sürüde
erkeklerin disilere orani 1/7 ile 1/50 arasinda degisebilir ve yetiskin
bir erkek devenin günde 3 disiyi asmasina izin verilir.

Erkek
develerin aksine disilerde kizginlik belirtileri çok zayiftir. Bunlarda
bu dönemde sakinlik dikkat çekicidir. Disilerde kizginlik dogumu
müteakip 3. günde de görülebilir ancak bu durumda asim yapilmasina izin
vermezler. Birinci sifattan sonra disi develerin gebe kalip
kalmadiklarini anlamak için 15 gün sonra tekrar erkege gösterilirler.
Eger gebelik varsa kuyrugunu havaya kaldirip çökmeyen disi deve erkegin
asimina izin vermez.

Develerde
kizginlik dönemi mevsimsel olarak yagislarla birlikte baslar ve 3-5 ay
devam eder (Genellikle Kasim-Mart aylarinda). Ancak özellikle yasli
develerde yil boyunca kizginlik görülebilir.

Kizginlik
döneminde erkeklerde istah azalmakla birlikte bu dönemde bunlara
genellikle hamur seklinde verilen kesif yem verilmemelidir. Sadece
biraz arpa ve su yeterlidir. Gebelik ortalama 1 yil sürer istisna
olarak 13-14 ay olabilir. Gebelik süresince hayvani çalistirmamak
gerekir. Develerde ancak gebeligin 2/3'ü tamamlandiktan sonra disaridan
belli olacak sekilde hayvanlarin karni siser ve bu dönemde fötus'u sag
açlik çukurlugu hizasinda hissetmek mümkündür. Dogumdan bir ay önce o
güne kadar gevsek olan memeler sismeye baslar. Dogumdan hemen önce
sacrum'un iki tarafindaki kaslarin gevsedigi fark edilebilir. Dogum
yavas fakat genellikle kolay olur ve 1 saat sonrada yavru zarlari
disari atilir. Dogum agirligi 28-47 kg arasinda degisir. Yavrularin 3
aylik agirligi dromeder 79,6 kg, bactrian 98,6 kg, F, Melezleri 104 kg
dir. Develer dogumdan sonra yavrularini yalamazlar bu yüzden dogan
yavruyu hemen kurulamak gerekir. Dogan yavrular yarim saat içinde ayaga
kalkar, annelerini emmeye baslarlar. 6 ay süreyle emmeye devam ederler.
Ancak emme süresinin 9 ay olmasi daha uygundur.

10. VERIM ÖZELLIKLERI

10.1. Süt Verimleri

Develerin
laktasyon süresi 510 güne kadar çikabildigi halde ortalama olarak 12 ay
kadardir. Genellikle sagim günde 2 kez yapilir. Sagim sayisi 3 veya 4'e
çikarilirsa süt verimi %10-14 artar. Süt verimi ve laktasyon süresi
bakim, mevsim, sicaklik, yem gibi çevresel faktörlerden etkilendigi
için degisiklik gösterebilir. 2 yilda bir yavrulama hedeflenerek, iyi
besleme programi uygulandiginda laktasyon süresi artar. Laktasyon süt
verimi ortalama 2-3 bin litre arasindadir.


TABLO 2. Degisik türlerde sütün kompozisyonu
Tür
Su (%)
Toplam Kati Maddeler (%)
Yag (%)
Protein (%)
Laktoz (%)
Kül (%)
Deve

87,2
12,8
4,2
3,7
4,1
0,8
Inek
86,2
13,8
4,4
3,8
4,9
0,7
At
90,1
9,9
1,0
2,6
6,9
0,4
Keçi
87,0
13,0
4,1
3,7
4,2
0,8
Koyun
82,0
18,0
6,4
5,6
4,7
0,9
Domuz
82,8
17,2
5,1
7,1
3,7
1,1
Insan
88,0
12,0
3,8
1,2
7,0
0,2
10.2. Et Verimi

18
aylik yavru develerin ortalama agirligi 170 kg dir. 2,5-6,5 yasari
arasinda yillik ortalama 25 kg canli agirlik artisi saglarlar. Bu
nedenle eti için üretildigi taktirde 2,5 yasinda kesilmelidir.

Karkas
yapilari üzerinde Iran'da yapilan bir çalisma neticesinde karkas
agirligi ortalama erkeklerde 231 kg, disilerde 196 kg olarak tespit
edilmistir. Ayni çalismada erkeklerde karkas randimani %51,4 disilerde
ise %47,4 olarak saptanmistir. Hayvan yaslandikça et kalitesi
düsmektedir. Et kalitesi yönünden de en uygun kesim dönemi 2,5 yastir.

TABLO
3. Dünyadaki çesitli türden çiftlik hayvanlarindan üretilen ürün (et)
miktarlarinin 1970-1998 yillari arasindaki degisimi (milyon ton).

Et Üretimi
1970

Sira

1980

Sira

1990

Sira

1998

Sira
Sigr
38,35

1

45,49

2

52,95

2

53,70

2
Manda
1,23

6

1,54

6

2,19

6

2,96

6
Koyun
5,53

4

5,65

4

7,03

4

7,52

4
Keçi
1,29

5

1,71

5

2,66

5

3,68

5
Domuz
35,79

2

52,67

1

69,90

1

84,19

1
Deve
0,16

7

0,18

7

0,24

7

0,26

7
Tavuk
13,14

3

22,96

3

35,36

3

21,23

3
Toplam
100,34

136,39

179,10

216,20
Hörgücün
tamami ve karkasin %1,9'u yagdan ibarettir. 3,5 yasindaki genç
develerde bu oran %5,19'dur. Karkas yag orani 20 yasli bir hayvanda
%20,5'e kadar çikabilir.

10.3. Is Gücü Verimi

Üzerindeki
binicisi ve 50-55 kg yükle bir deve saatte 10 km, günde 48 km mesafeyi
zorlanmadan alabilir. Üzerinde yük olmadiginda ise saatte 15-20 km hiz
yaparak günde 80 km yol alabilir.

Kisa
mesafelerde 500 kg a kadar yük tasiyabilen bir deve 150-300 kg yükle
günde 24 km yol alabilir. Ancak 6 yasindan önce develere tam yük
yüklememek gerekir.

10.4. Deve Tüyü

Çok hafif, dayanikli ve düsük geçirgenlikteki tüylerinden iyi kalitede battaniye, yatak ve giyim esyasi yapilir.
Devenin
yünü karisik bir yündür. Uzun kaba üst killarla, ince ve kisa alt
killardan olusur. Uzun killar 10-15 cm uzunlukta 75 mikron kalinlikta
kaba killardir. Bunlarin altindaki ince killar 14-28 mikron
kalinliktadir ve esas deve tüyü diye bilinen killar bu ince alt
killardir. Ilkbaharda develer bu iki kil tabakasini birlikte attigindan
ince ve kaba killar taranarak birbirinden ayrilir. Ince killardan
olusan deve yünü kahverengi ya da sari renklidir, çuha yapiminda
kullanilir. Kaba uzun killar daha koyu renklidir, keçe ve kaba kumas
yapiminda kullanilir.

11. DEVE HASTALIKLARI

Kuyrugun
kisa olusu ve sirttaki yüzlek kaslarin zayifligi nedeniyle sinekleri
kovamamasindan dolayi sokucu sineklerce tasinan Trypanomiasis'e
duyarliliklarindan daha önce bahsedilmisti.

Reading
Üniversitesi (Ingiltere) arastirmacilarinin Eritre'de yaptigi
arastirmalar sonucu develerin en çok etkilendigi hastaliklar, etkilenme
oranina göre asagidaki gibi siralanmistir:

Uyuz
, Helminthiasis, Yara ve abse, Halkali solucan, Gece körlügü, Kronik
öksürük ve pnömoni, Boyun agrisi, Mastitis, Bulasici deri nekrozu, Ayak
hastaliklari

12. DEVE IRKLARI

Asya'da
2 hörgüçlü bactrian, Afrika'da tek hörgüçlü dromeder develerinin yaygin
oldugu daha öncede belirtilmisti. Bunlarin muhtelif melezleri
mevcuttur. Bactrian (Erkek) x Dromeder (Disi) melezlemelerinde F1'lerin
tüm özellikleri ebeveynlerinden iyi, tersi melezlemede ise (Bactrian
(disi) x Dromeder (erkek)) F1'lerin verim özellikleri ebeveynlerinden
kötüdür.

MISIR'da : Saidi (koyu esmer), Sami (beyaz, esmer, siyah) ve Magribi (esmer) adli 3 önemli irk vardir.
SURIYE'de: Aneze develeri ünlüdür. Melezleme için Anadolu'ya getirilen dromederler bunlardir.
ARABISTAN'da: Hecin develeri saf olarak yetistirilir ve çok kiymetlidir.
Anadolu Develeri

1. Tüylü Deve (Tülü): Aneze (Disi) x Bactrian (Erkek)
2. Tavsi: Tüylü deve disisinin (Maya'nin) Buhurla çaprazlanmasi yani geriye melezlenmesiyle elde edilir.
3. Teke: Bactrian x Dromeder kusak melezinin erkegi ile Dromeder disisinin geriye melezlemesinin sonucudur.
4. Kerteles: Teke disisinin Buhur ile yapilan geriye melezlemesinin sonucudur.
5. Yegen: Maya (Tüylü disisi) ile dromederin geriye melezlenmesiyle elde edilir.
6. Kükürdi Deve: Erkek ve disi tüylü develerin kendi aralarinda birlestirilmelerinden elde edilir.
13. BAKIM – BESLEME

Yeni
dogan yavrulara 10-15 gün ahirlarda bakilir, bu süre içinde gözleri
açik olmasina ragmen henüz görme yetenegini yoktur. 15 günün sonunda
annesi ile meraya çikmaya baslar. Ancak boynu kisa oldugu için henüz
otlayamaz. 6 ay sonunda yavrular Anadolu'da sütten kesilerek yavas
yavas hamura alistirilir.

Çalismadiklari
zamanlarda mevsim müsait ise sadece merada otlamalari yeterlidir. Ilave
yem gerekmez. Disleri çignemeye uygun olmadigi için tane yemden ziyade
arpa unundan yapilan hamur verilir. Hamur bugday unundan yapilirsa
hazimsizliga sebep olabilir. Soguk havalarda hamura burçak kirmasi veya
diger bakliyat (özellikle bakla) kirmasi ilavesi yapilabilir.

Hamur Anadolu'da develere 3-4 kg günde 1 sefer ve genellikle aksamüzeri verilir.
Günlük
beslenmede tuz önemli bir yer tutar. Günde 112 g tuza ihtiyaç duyarlar.
Beslenmede tuz eksikligi gebelerde abortus'a sebep olabilir. Merada
beslenen bir deve için yilda 4-6 hektarlik bir alan gereklidir, develer
otlarken flora'ya zarar verdigi için o yil kullanilan mera takip eden
yil otlatmaya kapatilmalidir. Yavrusu için bu alanin 1/3'ü yeterlidir.

Merada
beslenen devenin her gün 28-38 kg otlayabilmesi için 6-9 saat
otlamalari gerekir. Çayir Üçgül'ü, yonca ve hurma develer için en uygun
mera bitkileridir.

Teorik enerji ihtiyaci
Dinlenmede : 21 – 22 Mcals/gün
Çalismada : 30 – 46 Mcals/gün
14. BARINAKLAR

Diger
hayvan barinaklarinin yapiminda dikkat edilmesi gereken hususlar göz
önünde bulundurularak yapilmasi gereken deve ahirlarinin en önemli
özelligi daha yüksek tavanli ve daha genis olmasinin gerekmesidir.
Tavanlarin yüksekligi 8-10 metredir. Kapilar da 6-7 m genisliginde ve 5
m yüksekliginde olmalidir.

15. SONUÇ

Deve
yetistiriciliginin günümüzde yogun olarak yapildigi yerler genellikle
teknolojik gelismelerden istifade edilmeyen Afrika ve Asya'nin geri
kalmis bölgeleridir. 2 yilda 1 yavru vermesi, süt veriminin sütçü
kültür sigir irklariyla kiyaslandiginda düsük olmasi, adaptasyon ve
bakim sorunlari olmamasina ragmen çok genis meralara ihtiyaç duyulmasi
gerek ülkemizde gerekse de gelismis diger ülkelerde yetistirilmesini
imkansiz kilmaktadir. Ülkemizde deve güresleri için meraklilarinca
yetistirilen develerin sayilarinin arttirilmasi pek mümkün
görünmemektedir. Bu konuda üniversitelerin veya Tarim Bakanliginin
Enstitü düzeyinde çalisma yapmasi ve belki de Deve Güreslerinin bir
federasyon çatisi altinda yapilmasi gelecekte deve yetistiriciliginin
ülkemizde tamamen yok olmasini engelleyebilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://guvercin-forum2009.yetkinforum.com
 
Deve Irklari
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Güvercin forum 2009 :: ::::::::Büyük Baş Hayvanlar:::::::: :: Büyük Baş Hayvanlar-
Buraya geçin: