Güvercin forum 2009

Güverin forum 2009,miski,arap,ayna kuyruk,baska,miro,sabuni,mavi,beyaz,bango,pigeon
 
AnaSayfa  AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Koyun Irkları Ve Koyun Tipleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
admin
Arapcı
avatar

Cinsiyet : Erkek

Mesaj Sayısı : 1328

Mesaj Puan : 19665
Rep Puanı : 17
Kayıt tarihi : 05/10/09 Yaş : 34

Nerden : ist
Lakap : Arapcı

MesajKonu: Koyun Irkları Ve Koyun Tipleri   Perş. Ara. 17, 2009 12:08 am

Koyun ırkları ve koyun tipleri
7.1. Yapağı tipi koyun ırkları (Merinoslar)
7.1.1. Çuha yapağısı veren merinoslar
7.1.1.1. Elektoral
7.1.1.2. Negre
7.1.2. Tarak yapağısı veren Merinostur
7.1.2.1. Rambouıllet
7.1.2.2. Yapağı-et Merinosları
7.1.2.3. Würtemberg Koyunu
7.1.2.4. Corriedale
7.1.2.5. Columbia
7.1.2.6. Targhee
7.2. Et tipi koyun ırkları
7.2.1. Britanya etçi koyunlar
7.2.1.1. Kısa yapağılı ve siyah başlı Britanya koyunlar
7.2.1.1.1. Southdown
7.2.1.1.2. Hampshire
7.2.1.1.3. Shrophire
7.2.1.1.4. Suffolk
7.2.1.1.5. Oxford
7.2.1.1.6. Dorset
7.2.1.2. Uzun yapağılı ve beyaz başlı Britanya Etçi koyunları
7.2.1.2.1. Leicester
7.2.1.2.2 Border Leicester
7.2.1.2.3. Lincoln
7.2.1.2.4. Cotswold
7.2.1.2.5. Romney Marş (Kent)
7.2.1.3. Britanya Dağ Koyunları
7.2.1.3.1. Cheviot
7.2.2. Diğer et koyunları
7.2.2.1. Texel
7.2.2.2. Siyah Başlı Alman Et Koyunu
7.2.2.3. Beyaz Başlı Alınan Et Koyunu
7.2.2.4. Ile de France
7.2.2.5. Charollais
7.2.2.6. Mavi Başlı Et Koyunu
7.3. Süt tipi koyun ırkları
7.3.1. Doğu Friz
7.3.2. Romanov
7.3.3. Langhe
7.3.4. Lacaune
7.3.5. Larzac
7.3.6. İvesi
7.3.7. Sakız
7.3.8. Skopelos
7.3.9. Midilli
7.3.10. İmroz
7.4. Kürk koyunları
7.4.1. Karagül
7.5. Kombine verimli yerli koyunlar
7.5.1. Yabancı ülkelerde yetiştirilen kombine verim yönlü yerli koyunlar
7.5.2. Kombine verim yönlü Türkiye yerli koyunları
7.5.2.1. Yağlı kuyruklu yerli koyunlar
7.5.2.1.1. Karaman
7.5.2.1.2. Akkaraman
7.5.2.1.3. Morkaraman
7.5.2.1.4. Güney Karamanı
7.5.2.1.5. Dağlıç
7.5.2.1.6. İvesi
7.5.2.1.7. Herik (Yöresel yağlı kuyruklu koyun ırkları)
7.5.2.1.8. Tuj (Yöresel yağlı kuyruklu koyun ırkları)
7.5.2.1.9. Hemşin (Yöresel yağlı kuyruklu koyun ırkları)
7.5.2.1.10. Ödemiş (Yöresel yağlı kuyruklu koyun ırkları)
7.5.2.2. Yağsız ince uzun kuyruklu yerli koyunlar
7.5.2.2.1. Kıvırcık
7.5.2.2.2. Karayaka
7.6. Türkiye melez yeni koyun tipleri
7.6.1. Yapağı verim yönü tipler (Merinos tipleri)
7.6.1.1. Karacabey Merinosu
7.6.1.2. Malya Koyunu
7.6.1.3. Anadolu Merinosu
7.6.1.4. Konya Merinosu (Orta Anadolu Merinosu)
7.6.2. Et-yapağı verim yönlü tipler
7.6.2.1. Ramlıç (Çifteler)
7.6.2.2. Menemen koyunu
7.6.3. Süt ve döl verim yönlü tipler
7.6.3.1. Tahirova koyunu
7.6.3.2. Sönmez koyunu
7.6.3.3. Acıpayam koyunu
7.6.3.4. Türkgeldi koyunu
7.6.3.5. Asaf koyunu

7.1. Yapağı tipi koyun ırkları (Merinoslar)
[Konu Başlığı] [Sonraki Konu]

İnce, bir örnek ve yumuşak hakiki yapağı veren koyun ırkları SOZ konusu
olduğunda akla gelen ve tüm dünyaca tanınan koyun Merinostur. Merinos.
herşeyden önce, ince yapağılı koyun ırklarının temsilcisi olarak
tanınır. Otel adları olası ve dünyanın çeşitli bölgelerinde
yetiştirilen birçok ince yapağılı koyun ırkı. esaslı bir ayırım
yapılmadığı takdirde hepsi merinos diye adlandırılır. Bu durum. biraz
da merinosun çok yaygın olması, yeni koyun ırklarının meydana
getirilişinde rol oynaması ve onlara kan vermiş bulunmasından ileri
gelmektedir. Eski bir tarihi olan merinos koyunu. hem kendisi bir çok
dönemler geçirmiş ve hem de her yeni koyun ırkının meydana
getirilişinde uzak yakın bir rol oynamıştır. Dünya koyunculuğunun
geliştirilmesinde merinos kadar geniş ölçüde katkıda bulunmuş başka bir
ırk daha gösterilemez. Merinos, ince birörnek yapağı veren, sürü
halinde yetiştirilme içgüdüsüne sahip ve çobana tüm sürüyü gözetme
olanağını veren değerli bir ırktır.

Merinos geçmiş yıllarda. her dönemin gelenek ve isteklerine uyarak
farklı tipler göstermiş ve çalışmalara verilen yönlere göre bu tiplerde
sürekli değişiklikler görülmüştür. Ayrıca çeşitli ülkelerde meydana
getirilen merinos tipleri arasında da az çok farklar görülmüştür. Bu
bakımdan. yapa tipi koyun ırkları ya da kısaca merinos diye
adlandırılan grup içinde çeşitli koyun ırkları toplanmış bulunmaktadır.
Her ülke geçmiş yıllarda yetiştirdiği merinosa kendi adını vermeyi
ihmal etmemiştir.

Merinos koyunlarının tarihi çok eskidir. Her ne kadar merinos
İspanya’da meydana getirilmiş ise de. Batı Anadolu’da Frikya’da
milattan 800 yıl önce yetiştirilen ince iyi kalite yün veren koyunlarla
İspanya Merinosunun ilişkileri olduğu tarihçiler tarafından kabul
edilmektedir. 0 devirde Millet şehrinin yünlü kumaş dokumacılığı ile
meşhur olduğu tarihi belgelerden anlaşılmaktadır. Daha sonraki
devirlerde bu ince yünlü koyunlar. Batı Anadolu’dan Yunanistan’a.
İtalya’ya ve diğer Akdeniz memleketlerine götürülmüş ve özellikle
İtalya’da çeşitli tipler halinde yetiştirilmiştir. Roma imparatorluğu
devrinde bu koyunlar fethedilen birçok ülkelere ve bu arada İspanya’ya
götürülmüştür. Roma imparatorluğunun çöküşü ile beraber koyunculuk
çalışmaları da durmuş ve ancak İspanya’ya götürülen koyunlar soylarını
devam ettirerek bunlardan merinos koyunu meydana gelmiştir.

Merinos koyunun İspanya’da meydana getirilme uzun yıllar yapılan
çalışmalar sonucu gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalarda Arapların da
büyük payı vardır, Araplar. İspanya’da çok değerli yün kumaşlar
dokunmasını önemle ele almışlar ve bunun için koyun yetiştiriciliğini
dikkatle geliştirmişlerdir. Yalnız Seville şehrinde 13’üncü yüzyılda
binlerce dokuma tezgahının varlığı kaydedilmektedir.

İspanya’da geliştirilen merinoslar arasında kimi farklı tipler dikkati
çekmekte idi. Hatta bu ülkeden alınıp başka yerlere götürülen
koyunlarda da bu farklılıklar görülmüş ve devam etmiştir. Örneğin
Eskurial, Infantado ve Negretti tiplerinde yünün inceliği uzunluğu
kemik yapısı ve canlı ağırlık bakımından önemli farklılıklar vardır.

İspanya’da yetiştirilen merinosların yetiştiriciye sağladığı büyük
kazanç, dikkatleri bu koyun üzerine çekti ve böylece merinosun başka
ülkelere yayılmaması, yarışmanın ortaya çıkmaması ve İspanya’nın
tekelinde kalması için önlemler alındı. İspanya hükümeti merinos koyunu
satışını yasakladı ve bu durum 18’inci yüzyılın yarısına kadar sürdü.
Bu tarihten sonra ve başlangıçta krallara hediye vermek suretiyle,
merinos koyunu çeşitli Avrupa ülkelerine yayıldı. İlk olarak
İngiltere’ye verildi. Bunun arkasından Hollanda, Fransa ve diğer Avrupa
memleketlerine merinos koyunu götürüldü. Ancak her götürüldüğü yerde
merinos koyunundan olumlu sonuç alınamadı. Çünkü, herşeyden önce
adaptasyon söz konusudur. Bilindiği gibi, merinos yapağısının arzulanan
kalitede olabilmesi için, yazları nispeten sıcak ve kurak, kışları
soğukça, yani yaz ve kış ısı derecesi arasında belirgin farklar
bulunan, besleyici, kuvvetli ortakları olan bölgelerde yetiştirilmesi
gerekir. Nehir ve deniz kenarı ağır, rutubetli, yağışlı ve sulak
yerlerle yüksek dağlık bölgeler yapağı kalitesi bakımından uygun bir
ortam sayılmamaktadır.

İspanya’daki merinosların değişik tipler göstermesi ve götürüldükleri
ülkelerin koşullarının da farklı olması Avrupa ülkelerinde yeni ve
birbirinden farklı merinos tiplerinin meydana gelmesine neden oldu.
Ayrıca çeşitli memleketlerdeki yerli koyunların merinoslar ile ıslah
edilmesi için yapılan çalışmalarda yeni tiplerin meydana gelmesine
neden oldu. Bugün bile merinosa dayanarak meydana getirilen koyun
tipleri hergün az yada çok bir değişme göstermektedir.

Merinosun beşiği ve geliştiği yer olan İspanya’da bugün koyun
yetiştiriciliğinde önemli yön değiştirmeleri göze çarpmaktadır. Ucuz
yapağı üreten ülkelerin dünya piyasasına egemen olmaları yüzünden
Avrupa’da. özellikle kuzey ve orta Avrupa’da merinos yetiştiriciliği
önemli derecede gerilemiştir. İspanya’da merinosların sayısı her geçen
gün biraz daha azalmaktadır.

7.1.1. Çuha yapağısı veren merinoslar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Çuha yapağısı çok ince ve yüksek kıvrımlıdır. Bu tip yapağıda bir
santimetre uzunluğa düşen kıvrım sayısı çok olduğundan. gerçek uzunluk
ile lüle Uzunluğu arasındaki fark fazla ve yapağı kısa görünüştedir.
Çok ince yukarıda belirtilen özellikte yapağı veren koyunlara “Çuha
yapağısı Merinos’u” adı verilmektedir. Çok kısa olan bu yapağı daha çok
çuha tipi dokumalara uygun düşer. Çuha yapağısı veren koyunların
başında Elektoral ve Negretti gelir.

7.1.1.1. Elektoral
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

İspanya’da yetiştirilen merinos koyunlarının hemen hepsi Elektoral
tipte idi. Almanya’da 18’inci yüzyıl sonlarına doğru İspanya’dan
getirilen koyunlardan bu tip sürüler meydana getirilmiştir. Bu
hayvanlar küçük yapıtı, ortalama 25 kg canlı ağırlığında ve zayıf
konstitüsyonlu idiler. Elektoral yapağısı çok ince, lüleli ve kıvrımlı
olmakla birlikte kırkım ağırlığı 1.5-2 kg. kadardı. Çünkü karın, baş ve
bacaklarda yapağı yoktu. O tarihlerde Avrupa sosyetesinin arzuladığı
çuha kumaşları bu tip yapağıdan dokunmakta olduğundan. çuha yapağısı
iyi fiyat etmekteydi. Ancak çok ince yapağı veren bu hayvanlar küçük
vücuttu, dar göğüslü, nispeten yüksek ayaklı olup et verimleri çok az,
sütleri ise yavrularını bile beslemeyecek kadar düşük düzeydedir. Bu
koyunlarda ölüm oranıda oldukça yüksektir. Değerli sayılan yapağının
kalitesi için vücut yapısı ve et verimi dikkate alınmıyordu. Ancak
zamanla hem zevkler ve hem de gereksinmeler değişti ve böylece sadece
ince yün için koyun yetiştirmenin et veriminden ve vücut yapısından
feragat etmenin kar sağlamayacağı anlaşıldı ve Elektoral tipi
terkedildi.

7.1.1.2. Negre
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Elektoral koyunlarında görülen sakınca ve noksanlıkları gidermek ve
gelişen yeni koşulları karşılamak için Negretti tipi koyunlar
yetiştirilmeye başlandı. Elektroral’a oranla daha iri olan Negretti
koyunu, nispeten kalın kemikli, kısa ayaklı, geniş sırtlı, geniş başlı
ve fazla deri kıvrımlı olup yapağı ve hem de et verimi fazladır. Bu
hayvanlarda karın, ayaklar ve baş tamamen yapağı ile örtülüdür. Ancak
buna karşılık yapağıda bir örnekler kaybolmuştur. Avusturya
İmparatorluğunda ve kısmen Almanya’da çok yapağı veren tipte merinoslar
tercih edildiğinden, yukarıda tanımlanan edilen şekilde, bol yünü ile
tanınan İspanya kökenli Negretti koyunları getirilerek yetiştirme
yapıldı. Çok yapağı, fazla deri yüzeyinde meydana geleceğinden Negretti
tipi merinos yetiştirmesinde boyunda ve bütün vücutta kıvrımların
artması yönünde seleksiyona devam edildi. Böylece çok deri kıvrımlı ve
bol yün verimli Negretti koyun tipi her tarafta şöhret yapmış oldu.
Negretti koyunlarında kırkım ağırlığı 4.5 kg kadardı. Fazla deri
kıvrımı, bol yağlıtı ve yüksek kırkım ağırlığı kemik gelişimini
önlemekte ve yemden yararlanma yeteneğini azaltmaktadır. Özellikle
alınan yetiştiricileri bu sakıncaları önlemek için bir taraftan derisi
az, kıvrımlı başka bir tip “Yeni Negrettı” tipi elde etmeye
çalışmışlar, diğer taraftan da Elektral ile Negretti’yi çiftleştirerek
Elektoral Negretti denilen tipte koyuna sahip olmaya gayret etmişlerdir.

Görülüyor ki çuha yünü veren her iki tip koyun. başlangıçta uygun ve
günün gereksinmelerine yanıt veren tip gibi gözükmekte ancak zamanla
meydana çıkan noksanlıklar nedeniyle daha başka tip koyunlara sahip
olmak gerektiği anlaşılmaktadır. Merinos yetiştirilmesinin tarihinde
birinci dönemi oluşturan çuha tipi merinostan sonra, ikinci dönem yani
tarak yünü veren merinoslar dönemi başlamıştır.

7.1.2. Tarak yapağısı veren Merinostur
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Çok ince ve kısa lüleli çuha tipi yapağı veren merinoslar terkedilmeye
başlayınca, uzun lüleli ve biraz daha kalınca, fakat rahatça taranıp
iplik yapılabilen “Tarak Yapağısı” tipine doğru yetiştirmeler başladı.
Bu tip koyunlara geçilmeden önce, bir zamanlar kumaş yapağısı koyunları
denilen tipler üzerinde durulmuştur. Çuha yapağısı ile tarak yağısı
tipi arasında bir durum gösteren kumaş yapağısı tipi koyunların verdiği
yünler hem çuha ve benzeri işlerde ve hem de uzunluğu nedeniyle tarak
yapağısı işlerine uygun geliyordu. Bugün ne böyle bir koyun tipi ve ne
de endüstride kullanılan yapağı tipi vardır ancak ve tarak yapağısı
veren koyunlar vardır.

Tarak yapağısı koyunları genelde uzun lüleli, taranabilen ve düz iplik
yapılmaya uygun bir yapağı verirler ve bunlara genel olarak Tarak
Yapağısı Merinos’ları denir. Bu tipler kumaş dokumaya uygun yapağı
vermekle birlikte, oldukça fazla olan canlı ağırlıkları ve doğurdukları
iri kuzu nedeniyle, nispeten tatminkar et verimine de sahiptirler.
Çeşitli ülkelerde az çok birbirine benzeyen ve çok kere başka adlarla
anılan tarak yapağısı tipi koyunlar yetiştirilmiştir ve bugün dahi aynı
yol üzerinde ve ayni düşüncelerle çalışmalar yürütülmektedir.

Tarak yapağısı koyunlarının elde edilmesinde, bir taraftan çuha tipi
koyunlara daha iri olan Rambouillet gibi koyunlardan kan katmak, diğer
taraftan eldeki merinosları düşünülen böyle bir yönde devamlı seçmek
yollarından hareket edilmiştir.

Tarak yapağısı, az kıvrımlı. çuha yapağısına oranla daha uzun,
dayanıklı ve esnekliği de iyi olan yapağıdır. Sağlam kıllardan meydana
gelen bu tip yapağı. hem kolay taranır, kıllar birbirine paralel hale
getirilir ve hem de tarama sırasında az zayiat verir, Bu koyunların
baş, karın altı ve ayaklarında fazla yapağı yoktur. Sortimanı 58’S
etrafındadır. Çeşitli ülkelerde yetiştirilen tarak yapağısı koyunlarını
sıra ile gözden geçirelim:

7.1.2.1. Rambouıllet
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

İspanya’dan Fransa’ya getirilen merinos koyunları kuvvetli topraklar
üzerinde iyi bir yetiştirmeye ve iri vücut yapısına doğru devamlı bir
seçmeye tabi tutuldu. Özellikle Paris yakınında Rambouıllet Devlet
Çiftliği’ind yapılan düzenli bir yetiştirme ile zamanla oldukça iri
yeni bir merinos tipi ortaya çıktı. Bu yeni koyun tipine çiftliğin
adına uyarak “Rambouıllet” koyunu denildi. Fransa’da bir taraftan koyun
elinin çok sevilmesi, diğer taraftan da dokuma endüstrisinin uzun tarak
yapağı istememesi, kısa zamanda Rambouıllet tipinin tutulmasını ve
tanınmasını sağladı.

Rambouıllet, daha önce yetiştirilen Elektoral ve Negretti’den daha iri
ve ağır vücutlu, yüksek yapılı, uzun ve geniş vücutludur. Baş büyuk ve
kısa olup, yapağı ile örtülüdür. Boyunda deri kıvrımları vardır.
Kulaklar kısa ve ince yapılıdır. Ayaklar kısa ve kuvvetlidir. Koyunlar
boynuzsuz, koçlar büyük kıvrımlı boynuzludur. Canlı ağırlık, koyunlarda
50-60 kg koçlarda 70-80 kg olup yapağı kırkım ağırlığı, koyunlarda 3-4
kg koçlarda 4-5 kg’dır. Rambouıllet yetiştirmesinde birbirinden az çok
farklı iki tip üzerinde durulmuştur. Birinci tip, ince ve kısa yapağı
veren ve İspanya’nın Negretti’sine benzer bir görünüştedir. Bu tipte
deri kıvrımlı, lüleler oldukça kapalı, karın ve ayaklar yünlü örtülü
olup “Merinos Plisse” adını taşırlar. Yapağı sortimanı 56’S (A-AA)
arasındadır. İkinci tip. ‘Merinos Non Plisse” yada Merino Prekos”
(Erken Gelişen Merinos) adı ile anılmakta ve bu tipte yapağının ince
olmasındarı çok kırkım ağırlığı üzerinde durulmakta ve seleksiyon bu
yönde yapılmaktadır. Az kıvrımlı, uzun ve açık lüleli yapağı bu tipin
en önemli özelliğidir. Bu tipte deri kıvrımı bulunmadığı gibi, baş,
karın ve ayaklarda yapağı örtüsü azalmıştır. Bu tipin elde edilmesinde
Britanya etçi koyunlarından Dişley kullanılmıştır. Böylece erken
gelişen bir merinos tipi elde edilmiş bulunmaktadır. İngiliz
etçilerinden kan katılarak meydana getirilen bu yeni merinos tipinde de
biri orta, diğeri büyük olmak üzere iki ayrı tip geliştirilmiştir.
Merinos Prekos bugün fazla yapağı ve fazla et veren bir koyun olarak
tanınmıştır. Vücut ağırlığı Rambouıllet’den fazla farklı değildir.
Almanya’da ince yapağılı merinos yetiştirmesi yaygın durumda iken,
Merinos Prekos’lar buraya getirildi, nispeten kaba ve uzun yapağılı
olan bu koyunlar önceleri yadırgandı, yetiştiriciler tarafından
tutulmadı. Ancak daha sonraları ekonomik etmenlerinin zorlaması ile bu
tip yavaş yavaş yayılmaya başladı. Son yıllarda tüm tarak yapağı
merinoslarına yapağı et merinosu adı verilmekte ve bu tipe tam
uymayanlar da bu tipe çevrilmektedir.

Rambouıllet koyunları Fransa’da geliştirilip bir örnek bir ırk haline
getirildikten sonra Almanya’dan başka birçok Avrupa ülkelerine ve deniz
aşırı ülkelere götürülmüş. hem saf yetiştirilmiş, hemde yerli koyun
ırklarının ince yapağı yönünde ıslah edilmesi için melezlemede
kullanılmıştır.

7.1.2.2. Yapağı-et Merinosları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Merinoslarla Beyaz Başlı Britanya etçi koyunları arasında yapılan
melezlemelerle yapağı-et tipi koyunlar meydana getirilmiştir. Yapağı-et
merinosları eski merinoslara oranla daha iri, etli ve dolgun yapıda
olup göğüs genişliği ve derinliği daha çok artmış ve besi kabiliyetleri
ilerlemiştir. Bu tipte et verimin gelişmesine karşılık yapağı biraz
kabalaşmıştır. Genel olarak yapağı sortimanları 56’S - 60’S (B-A)
etrafındadır.

Yapağı-et tipi merinos yetiştirmesine Avrupa’nın birçok bölgesinde
hızla devam edilmiş temelde birbirine benzeyen fakat aralarında ufak
tefek farklar bulunan koyun ırkları meydana getirilmiştir. Hatta kimi
kaynakçada yapağı-et merinoslarının iki tip gösterdiği
kaydedilmektedir. Birinci tip daha iri yapılı, geniş sırtlı ve dolgun
olup yapağıları nispeten kabadır. İkinci tip daha ince yapılı olup
yapağıları nispeten kabadır. İkinci tip daha ince yapılı olup
yapağıları daha incedir ve tarak yapağısı tipine daha fazla yakınlık
gösterir. Görülüryorki et verimine, besi kabiliyetine ve erken
gelişmeye önem verilen tipte yapağı kalitesinde kısmen fedakarlık
edilmekte öte yandan yapağı kalitesine önem verilen durumlarda ise et
verimi ve yapı nispeten ihmale uğramaktadır.

Fransa’da yapağı-et tipi merinos yetiştirmesinde Britanya Dişley et
koyunları ve diğer beyaz başlı et koyunları ile merinoslar melezlenmiş
ve seleksiyonla tipler belirlenmeye çalışılmıştır. Fransa’da elde
edilen bu yeni tip koyunlar Almanya’ya götürülmüştür. Ayrıca Almanya’da
merinoslarla Leicester ve Border Leicester koyunları çiftleştirilerek
melezleme yapılmış ve nispeten kaba yapağılı, ancak iri vücutlu, bol et
verimli yeni bir tip elde edilmiş ve buna Mele koyunu adı verilmiştir.
Bir taraftan melez koyunlar diğer taraftan Fransa’dan ithal edilen
Merinoprekoslar hem kendi aralarında ve hem de eski tip merinoslarla
çiftleştirilerek ve birçok durumlarda beyaz başlı iri yapılı Britanya
et koyunlarından da kan katılarak sayısız yetiştirme ve ıslah
çalışmaları devam ettirilmiştir. Tüm bu çalışmalar sonunda çeşitli
yapağı-et merinosu tipleri meydana getirildi. Etten çok yapağı verimi
ve kalitesine önem verilen bu tiplerde yapağıda lüle uzunluğu 8-9 cm.
olup sortimin 60’S- 62’S (A-AA) arasındadır. Diğer tiplerde yapağı
biraz daha kabalaşmakta, buna karşılık et verimi artmaktadır. Yapağı
kalitesi 58’S (AB)’den 50’S (B BC)’e kadar değişiklik göstermektedir.
Bu gün Almanların Yapağı-et merinosu adı ile tanınan koyun tipleri
gerek Türkiye’de ve gerekse daha başka ülkelerde haklı bir ün yapmış ve
birçok yerli koyunlarınn ıslahında önemli rol oynamıştır. Ancak
Almanya’da son yıllarda koyunculuğun yavaş yavaş gerilemesi nedeniyle
Alman Et Merinosu günden güne azalmaktadır. Buna karşılık Siyah Başlı
Alman koyunu daha çok ilgi çekmektedir. Bu tipte et verimi ve kalitesi
üstünlük göstermektedir.

7.1.2.3. Würtemberg Koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Würtemberg koyunu Almanya’nın güneyinde ve orta kısımlarında
yetiştirilen kaba yapağılı yerli bir koyun tipidir. Saf merinos koçları
ile Würtemberg koyunları arasında yapılan melezleme çalışmaları sonunda
Alman Yerli Merinosu (Merino-Landschaft) meydana getirilmiştir. Kaba
yapağılı yerli Würtemberg koyununun önce yapağı ıslahı için merinos
ırkından faydalanılmış ve daha sonra ağırlığı arttırmak, et verimini
geliştirmek için Britanya et koyunlarından kan katılmıştır. Böylece hem
vücut yapısına hem de yapağı kalitesine önem vermek suretiyle yapılan
devamlı seleksiyon sonunda ıslah edilmiş bir Würtemberg koyunu meydana
getirilmiştir. Bir bakıma buna geçit ırkı adı da verebiliriz. Bugün
Güney Almanya’da Beden Würtemberg ve Hohenzollern bölgesinde sadece
bahsedilen bu Alman yerli merinosu yetiştirilmektedir. Bavyera’daki
koyunların da büyük çoğunluğu bu ırktandır. Bu ırkın en önemli
özellikleri iyi bir et verimi 56’S - 60’S orta tip yapağı, iyi bir
yürüyüş kabiliyeti, nispeten yetersiz bakım ve besleme koşullarına
dayanıklıdır. Almanya’da bu ırkın yetişme bölgesinde göçer koyunculuk
egemen durumda olup, yıl içinde birkaç kere otlak değiştirilir. Böylece
koyun sürüleri çok uzun mesafelere yürümek zorunda kalırlar. Yaz, güz
ve kış otlağı olmak üzere çoğunlukla üç ayrı otlak sıra ile dolaşılır.
Son yıllarda Alman Yerli Merinoslarından bir miktar hayvan yurdumuza
getirilmiş ve yerli koyunlarımızın melezlenmelerinde kullanılmıştır.

7.1.2.4. Corriedale
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yeni Zelanda’da Merinos koyunlarının Lincoln ve Leicester gibi Britanya
etçi koyunlarının koçları ile melezlenmesi yolu ile bu ırk meydana
getirilmiştir. (Merinos x Lincoln yada Leicester ). Yapılan ilk
melezlemelerle arzu edilen tipler görülmeye başlandıktan sonra bu
tipleri belli özellikle ırklar haline getirmek için akrabalı yetiştirme
ve devamlı seleksiyon yapılmış ve bunun sonucunda Corriedale koyunu
meydana getirilmiştir. Bu koyunların yapağısı,dünya piyasalarında
Crossbred yapağı adı ile tanınan 50’S - 56’S (B-C) tipinde birörnek ve
iyi kaliteli sayılır, iyi fiyat ederler. Hatta çok kere bu tip
yapağılar merinos yapağısı gibi yüksek fiyatla satılırlar. Corriedale
koyunlarının besi kabiliyeti iyi olup etleri de yüksek fiyatla satılır.
Geniş yuvarlak ve derin vücutlu olan bu ırkta, koyunlar 60-70 kg;
koçlar 90-100 kg gelirler. Corriedale koyunları, Birleşik Amerika ve
özellikle Arjantin gibi uzak ülkelere götürülmüş ve kolay adapte olarak
yayılmıştır. Deniz aşırı koyun eti ticaretinde bu ırkın önemli bir yeri
vardır. Corriedale ırkı verim kapasitesi bakımından rakipsiz olup,
birim kilogram vücut ağırlığına karşılık, diğer mera tipi koyun
ırklarına nazaran, en yüksek kuzu ve yapağı verimi üretirler.

Bu ırkta, yüz, kulaklar ve ayaklar beyaz kıllarla örtülüdür. Bazen
siyah lekeler bulunabilir ve kahverengi lekeler kusur olarak kabul
edilir. Her iki cinsiyet de boynuzsuzdur. Bazen koçlarda boynuz
yumruları görülebilir. Ana koyunlar döl verimi ve süt verimi bakımından
iyi kabul edilirler. Sürü halinde güdülmeye uygundurlar. Birleşik
Amerika’da koyun yetiştiriciliği tarımın önemli bir koludur. Eskiden
merinos yetiştiriciliğine fazla değer verildiği halde son yıllarda
merinoslar tek taraflı verimlerinden dolayı yavaş yavaş gözden
düşmekte. bunların yerine yapağı-et tipi koyun yetiştirmeye önem
verilmektedir. Bu yolda yapıları çalışmalar sonunda Birleşik Amerika’da
Columbia ve Targhee ırkları meydana getirilmiştir. Amerika’da süt tipi
koyunculuk yoktur. Son yıllarda Birleşik Amerika’da koyun sayısında
önemli azalma olmaktadır. Bu durum tarımın yapısında meydana gelen
değişmeye ve koyun ürünlerinin fiyatlarına bağlanabilir.

7.1.2.5. Columbia
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yapağı tipi koyunlardan söz ederken zevklerin, gereksinmelerin ve
ekonomik görüşlerin değişmesiyle, ince yapağılı ırkların yavaş yavaş
terkedildiğini açıklamıştık. Son yıllarda dünyanın kimi bölgelerinde
ince yapağı veren merinos yetiştirmesi devam ettirilmekle birlikte,
birçok ülkede melez yapağı ırkları (crossbred woold breeds)
geliştirilmiştir. Bunların meydana getirilmesinde uzun yapağılı koyun
ırkları ile ince yapağılı ırklar arasında bir melezleme yapılmış ve
elde edilen ırklarda yapağı orta kalınlıktadır. Uzun yapağılı deyince
iri yapılı Britanya koyunları, ince yapağılı deyince de merinos ırkı
akla gelmektedir. Bu iki grupta biri ana, diğeri baba olacak şekilde
çeşitli melezlemeler yapılmış ve elde edilen yeni ırklar başka başka
isimler almışlardır. Bu tip koyun ırkları geniş mera koyunculuğuna çok
iyi uymakta ve Rambouıllet’lerden daha iyi kasaplık kuzu ve daha fazla
yapağı vermektedirler Her ne kadar yapağıda bir örneklik kısmen
kaybolmakta ve kabalaşma görülmekte ise de et verimi ve özellikle kuzu
verimi bu zararı kolayca karşılamaktadır İşte bu sözü edilen yeni tip
koyunlardan biri olan Corriedale ırkını yukarıda açıklamıştık. Ayrı
grup içinde yer alan ve Birleşik Amerika’da geliştirilen Columbia koyun
ırkı bugünün gereksinmelerine karşılık veren değer ve özellikler
taşımaktadır.

Columbia koyunu Amerika’da geliştirilen ilk koyun ırkı olarak da ayrı
bir anlam taşımaktadır. Bu ırkın meydana getirilmesi için çalışmalar
1912 yılında Wyoming eyaletinin Laramie şehrinde Kral Çiftliğinde (King
Ranch) başlamıştır. Sonradan bu çalışmalar İdaho’da Dubois Koyun Islah
İstasyonuna nakledildi ve devam ettirildi.

Columbia ırkının meydana gelişi Rambouıllet koyunlarına Lincoln koçu
vermek (Rambouıllet + Lincoln ) suretiyle yürütülen bir melezleme ve
devamlı seçmeye dayanmaktadır. Oldukça iri yapılı olan Columbia ırkında
koyunlar 60-85 kg koçlar 100-125 kg gelirler. Yapağı sortiman 52’S -
56’S (1/4-3/8 kan veya B - C) olup bir yıllık büyümede kırkım ağırlığı
5 - 6 kg’dır. Koyunlarda dol verimi ve süt verimi oldukça yüksek olup
kuzuları kasaplık bakımından değerli ve kar sağlayıcı kabul edilir.
Deneyimli ve iyi koyuncular, koyunların kısa ayaklı olmasını tercih
ederler. Ancak mera koyunculuğu için yeter derecede bir ayak uzunluğuna
gerek vardır. Bununla birlikte Columbia nispeten yeni bir ırk sayılır
ve ileride yapılacak seleksiyonlarla bu hatalar giderilebilir.

Columbia, yün körlüğüne hiç eğilimi olmayan yüzü yapağısız bir ırktır.
Yüz ve ayaklar tamamen beyaz kıllarla örtülüdür. Hem koyun ve hem de
koçlar boynuzsuzdur Sürü halinde güdülmeye alışkın değerli bir koyun
ırkıdır. Kayıt tutan koyunculuk dernekleri içinde, deftere kaydetmeden
önce koyunlara değer biçilmesini şart koşan tek dernek Columbia
derneğidir. Yapağı-et Yönünde yapılan ıslah çalışmalarında bu ırktan
geniş ölçüde faydanılmaktadır

7.1.2.6. Targhee
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

İdaho’dan Dubois Koyun Yetiştirme ve Islah İstasyonunda 1926 yılından
beri yürütülen çalışmalar sonunda Targhee adında yeni bir koyun ırkı
meydana getirilmiştir. Yöntem olarak, yakın akrabalı yetiştirme
uygulamak suretiyle değişik melezleme kombinasyonlarına başvurulmuştur.
Rambouıllet koçları. Lincoln x Rambouıllet ve Lincoln x Rambouıllet x
Corriedale melez koyunlarına verilmek suretiyle bu koyun elde
edilmiştir. Başlıca Rambouıllet ürünü olan ve seleksiyonla elde edilen
bu tipte baş ve vücut beyaz olup cüsse orta büyüklüktedir. Koyun ve
koçları boynuzsuz olup, cansız ağırlık. koyunlarda 60 - 70 kg koçlarda
80 - 90 kg. ‘dır.

Targhee, deri kıvrımı olmayan, yüzü yünsüz ve - 62’S (A-AA) yapağı
veren bir ırktır. Yıllık kırkım ağırlığı 5 kg kadardır. Boynuz ve
boynuz yumruları, butta ve kuyruk etrafında çok kaba yapağının varlığı
bu ırkın kusurları arasında sayılabilir. Mera koyunculuğu için ümitli
bir ırk olarak kabul edilmektedir.

Romeldale koyun ırkı ise yeni bir tip olmakla birlikte yetiştirildiği
yerlerde değer kazanmaktadır. Bu koyun Birleşik Amerikada Kaliforniya
eyaletinde meydana getirilmiş melez ırklardan biridir. Rambouıllet
koyunlarına Avustralya ve Yeni Zelanda Romney Marş koçu vermek
suretiyle elde edilmiştir. Bu ilk melezlemede sonra kendi aralarında
yetiştirme ve sıkı bir seleksiyonla ırk karakterini kazanması sağlandı.
Romeldale, rutubetli ve çamurlu araziye uyum sağlayan. yonca ve diğer
ağır otlu meralardan iyi yararlanan ve yılda iki kere kırkılan, kısmen
Corriedale’ye ve kısmen de Columbia’ya benzerlik gösteren bir koyun
ırkıdır.

Panama koyun ırkı da Birleşik Amerika’da meydana getirilmiş melez
ırklardan biridir. Panama, birçok özellikleri bakımından Columbia’ya
benzer. Çünkü melezleme çalışmalarında aynı koyun ırkları
kullanılmıştır. Ancak Columbia’da; Rambouıllet koyunlarına Lincoln koçu
verildiği halde. Panama ırkının meydana getirilişinde Lincoln
koyunlarına Rambouıllet koçları verilmiştir. Bu ırkta et verimine
birinci planda yer verilmiştir.

7.2. Et tipi koyun ırkları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Britanya yetiştiricisi, diğer birçok hayvancılık alanlarında olduğu
gibi et tipi koyun ırklarının geliştirilmesinde de birinci derecede rol
oynamıştır. Britanya piyasasında koyun elinin sevilmesi, tutulması ve
çok para etmesi bu konuda ilk etmen olarak göze çarpmaktadır. Pazar
isteğinin bu durumda olmasına paralel olarak, Britanya’nın iklim ve
doğa koşulları, bol otlu otlakları et tipi koyun yetiştiriciliğine
uygun bir ortam yaratmıştır. Ucuz tarla ürünleri ve yem bitkileri
koyunlara yedirilerek koyun eti elde edilince yetiştirici daha çok para
kazanmaktadır. Bu koşulların varlığı ve Britanya yetiştiricilerinin
hayvan ıslah ve yeni ırklar meydana getirmedeki beceri ve yetenekleri
birçok etçi koyun ırkının meydana gelmesine neden oldu.

Etçi koyun ırkları söz konusu olduğundan, ilk akla Britanya etçi
koyunları akla gelir. Çünkü bunların ilk elde edildiği yer
Britanya’dır. Nitekim bu koyun ırkları adlarını Britanya’nın çeşitli
bölgelerinden almışlardır. Daha sonraları bu koyunlar dünyanın ,çeşitli
bölgelerine götürülmüş, hem saf olarak üretilmiş ve hem de yeni
ırkların meydana getirilmesine yada yerli ırkların etçilik yönünde
ıslahında kullanılmıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://guvercin-forum2009.yetkinforum.com
admin
Arapcı
avatar

Cinsiyet : Erkek

Mesaj Sayısı : 1328

Mesaj Puan : 19665
Rep Puanı : 17
Kayıt tarihi : 05/10/09 Yaş : 34

Nerden : ist
Lakap : Arapcı

MesajKonu: Geri: Koyun Irkları Ve Koyun Tipleri   Perş. Ara. 17, 2009 12:08 am

7.2.1. Britanya etçi koyunlar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Genel olarak Britanya etçi koyunları,

Kısa yapağılı ve siyah başlı.
Uzun yapağılı ve beyaz başlı.
Dağ koyunları olmak üzere üç gruba ayrılırlar.
7.2.1.1. Kısa yapağılı ve siyah başlı Britanya koyunlar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Bu gruba giren önemli ırklar Southdown, Shropshire, Hampshire, Suffolk
ve Oxfordshire ile kısa yünlü fakat beyaz başlı Dorset’den ibarettir.

7.2.1.1.1. Southdown
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Orta kalite yapağı veren koyunların en eskisi olması bakımından, diğer
Down ırklarının meydana getirilmesinde başlıca materyal olarak
kullanılmıştır. Bu ırk adını Güney Doğu İngiltere’de Sussex Countyde
Southdown denilen tepelerden almıştır. Çok eski zamandan beri bu
bölgenin yerli koyunları üstün et kaliteleri ile tanınmıştır. Bu
bölgenin yetiştiricileri. yerli hayvanların en iyilerini seçerek
Southdown adı ile tanınan ırkı meydana getirmişlerdir. Gerek ilk
meydana getirildiği bölgede ve gerekse dünya yüzünde yayıldığı diğer
ülkelerde el kalitesi ve erken besi yeteneği yönünde uzun yıllar
seleksiyona tabi tutulmuş olmakla Southdown bir ırktan beklenen bir
örneklik bakımından üstün ve rekabet edilmez bir düzeye ulaşmıştır.

Southdown toplu ve dolgun bir vücut yapısına sahiptir. Çok derin ve
geniş vücutlu ve kısa ayaklı olan bu ırkta et kalitesi hiçbir ırkın
erişemeyeceği bir düzeydedir. Küçük vücut yapılı olan Southdown
koyunlarında ergin koçlar 80- 90 kg.. ergin koyunlar 55-65 kg.
gelirler. Yapağı kısa, seyrek ve ince olup. kırkım ağırlığı 2-5.5
kg.dır. Alın, yüz ve boyun kısa yapağı ile örtülü olması tercih
edilmekle birlikte, pek at hayvanda yün körlüğü görülür.

Koçlarda boynuz yumrusu bulunmasına karşın bu ırk genel olarak
boynuzsuzdur. Koyunlarda döl verimi yüksek sayılmaz. süt verimleri de
orta derecededir. Erken pazara gönderilecek turfanda kuzu yetiştirme
Southdown ırkı rakipsizdir. Erken gelişen besi kuzusu elde etme
bakımından bu ırk ile melezleme geniş ölçüde uygulanmaktadır.

7.2.1.1.2. Hampshire
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Özellikle besi kuzusu elde etmek amacıyla geniş ölçüde melezlemede
kullanılan bu etçi koyun ırkı. Orta-Güney İngitere’de Hampshire
kontluğunda meydana getirilmiş ve adını buradan almıştır. Bu bölgenin
yerli koyunları kaba yapılı, orta kalite et veren, zayıf yapağı
örtüsüne sahiptirler. Bu yerli koyunlarla Southdown ve Cotswold
koyunlarının melezlenmesi ve döllerin devamlı seleksiyona tabi
tutulması sonunda Hampshire koyun ırkı meydana getirildi.

Hampshire koyunlarının, yüz. kulak ve ayakları siyaha kaçan koyu esmer
renklidir. Ancak birçok kimseler bu rengin sadece siyah olduğunu kabul
ederler. Koçlarda bazen boynuz yumrusu görülürse de koç ve koyunları
boynuzsuzdur. Hampshire, orta kalite yün veren koyun ırklarının en iri
yapılı olanlarından biridir. Ağırlık bakımından Suffolk’a benzer.
Sadece Oxford ırkı bundan daha ağırdır. İyi kondisyonda ergin Hampshire
koyunları 70 — 80 kg koçları ise 100 — 130 kg gelirler. Baş büyük olup,
iskeletin diğer kısımları ile uyum teşkil eder. Koçlarda burun üstü dış
bükeydir.

Hampshire koyunu üstün bir et tipidir. Yapağı kırkım ağırlığı 3.5 - 4.0
olup orta kalite 48’S - 50’S (CD) sortimandadır ve çok kere gömlek
içinde siyah kıllar vardır. Kuzular erken gelişir. İyi bakım ve uygun
koşullarda kuzular doğumdan satışa kadar günde ortalama 0.5 kg canlı
ağırlık artışı gösterirler. Koyunlarda döl ve süt verimi iyidir.

7.2.1.1.3. Shrophire
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Shropshire konu Merkez-Batı İngiltere’de Shropshire ve Stafford
bölgesinde meydana getirilmiştir. Bu bölgenin yerli koyunlarına
Southdown, Leicester ve Cotswold koyunlarından kan katılarak yapılan
ıslah çalışmalarında sıkı bir seleksiyon uygulanarak devam edilmiş ve
bu koyun ırkı oluşturulmuştur.

Shropshire koyunları et ve yapağı özelliklerini yeterli düzeyde aynı
hayvan üzerinde toplayan bir ırk olarak kabul edilir. Ergin koyunlarda
canlı ağırlık ortalama 55 - 80 kg koçlarda ise 80 - 115 kg. ‘dır. İyi
önekleri dolgun vücutlu ve bol etlidir. Bununla birlikte Southdown
kadar tipik etçi sayılmaz ve onun kadar erken gelişmez.

Yapağı kırkım ağırlığı 4 - 4.5 kg. olup, orta incelikte iyi kalite
yapağı sayılır. Genel olarak 50’S - 56’S (B-C) sortimanında yapağı
verirler. Yüz ve ayaklar aşırı derecede yapağı ile örtülüdür. Uzak
ülkelere götürülmüş ve çoğunlukla melezleme amacıyla kullanılmıştır.

7.2.1.1.4. Suffolk
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Bu koyun ırkı Suffolk, Essex ve Norfolk eyaletlerinde geliştirilmiş
olmasına karşın adını Suffolk bölgesinden almıştır. Boynuzlu Norfolk
yerli koyunlarıyla siyah başlı Southdown koçlarının çiftleştirilmesi
suretiyle yürütülen bir melezleme ile meydana getirilmiştir. Norfalk
koyunu yarı vahşi, çevik, dayanıklı, siyah başlı, boynuzlu, az yapağılı
ve bozuk vücut yapılı bir ırk olarak tanınmakta, süt ve döl verimi iyi
kabul edilmektedir. Bu koyunda eksik olan taraflar southdown ile
düzeltilmeye çalışılmıştır.

Suffolk’un en tipik özelliği, çok siyah yüz, kulak ve ayaklara sahip
oluşudur. Baş ve kulaklar tamamen çıplaktır ve siyah kıllar kulakların
arkasında bir noktaya kadar devam eder. Ayaklarda, diz ve dirsekten
aşağıda yapağı örtüsü yoktur. Bu koyun ırkı çeviklik ve hareket
kabiliyeti ile şöhret kazanmıştır. Koçlarda boynuz yumrusuna
rastlanırsa da koç ve koyunları boynuzsuzdur.

Suffolk ırkında yapı Hampshire’e yaklaşır. İyi kondisyonda koyunlar 75
- 90 kg koçlar 100 - 130 kg gelirler. Karın altında ve ayakların alt
kısımlarında yapağı örtüsü bulunmadığı için Suffolk koyunları yüksek
ayaklı gibi görünürler. İyi yapılı Suffolk koyunlarında vücut
özellikleri diğer etçi ırklara yaklaşır. Hampshire ile
karşılaştırılırsa daha küçük ve kuru bir baş dikkati çeker.

Suffolk koyununun başlıca kusuru, çoğunlukla siyah kıllarla karışık
kırkını ağırlığı az olan yapağısıdır. Kırkını ağırlığı 2.5 — 3.0 kg
kadardır. Dayanıklı ve çevik bir hayvan oluşu bu ırkın değerini
arttırmaktadır. Suffolk koyunları döl verimli ve bol sütlüdür.

7.2.1.1.5. Oxford
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Orta Güney İngiltere’de Oxford bölgesinde çiftçiler Cotswold
koyunlarına Hampshire koçu vermek ve biraz da Southdown kanı katarak
yeni bir ırk meydana getirmeye çalıştılar ve Oxford koyununu elde
ettiler. Ana-baba ırkların karışıklığı nedeniyle Oxford ırkında bugün
bile tam bir Örnek görülmez.

Oxford’un en Önemli Özelliği büyük yapılı oluşudur. Ergin koyunlar 80
100 kg koçlar 120 - 150 kg gelir. Yüz, kulak ve ayakların rengi
Hampshire’den daha açık olmak üzere kurşuniden esmere kadar renkler
gösterir. Koç ve koyunlar boynuzsuzdur. Koçlarda bazen boynuz yumrusu
görülür. Açık ve seyrek bir yün gömleği vardır. Kırkım ağırlığı 5-6 kg.
‘dır. Alın kısmında bir hotozun bulunması karakteristiktir. Döl ve süt
verimleri iyidir. Kuzuları nispeten çabuk gelişirlerse de Hampshireler
kadar çabuk satış çağına erişmezler. Geniş otlak koyunculuğundan daha
çok. çeşitli tarım yapan çiftlik yetiştirmelerine uygun gelmekte ve
daha çok bu koşullarda melezlemede kullanılmaktadırlar.

7.2.1.1.6. Dorset
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Dorset ırkı, koyun ve koçlarının boynuzlu olması ile orta kalite yapağı
ve ren ırklar içinde sayılmakladır. Ancak süt verimi ve yüksek döl
verimi ile tanınmıştır. Yılda iki kere doğurmaları olasıdır. Boynuzlu
Dorset adı ile tanınan bu ırkın kökeni tam olarak bilinmiyorsa da.
geniş ölçüde seleksiyon yolu ile meydana getirildiği kabul
edilmektedir. Başka ırklarla melezlemeye uğradığına dair bilgi elimizde
yoktur.

Bu ırkın baş yüz ve kulakları beyaz renklidir. Koyun ve koçlar
boynuzsuzdur. Orta yapılı olan Dorset’lerde koyunlar 70 - 80 kg koçlar
90 - 120 kg gelir. Fazla kuzu verimleri ve bol sütlü olmaları nedeniyle
birçok birleştirme melezlemelerinde önemle ele alınıp kullanılmaktadır.
Özellikle turfanda besi kuzusu yetiştirmede bu ırkın önemi büyüktür.

7.2.1.2. Uzun yapağılı ve beyaz başlı Britanya Etçi koyunları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

7.2.1.2.1. Leicester
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Leicester ırkının ana vatanı Orta İngiltere’de bir tarım bölgesi olan
leicester eyaletidir. Bu eyalette çok eskiden beri kötü vücut yapılı,
geç gelişen. kaba yapağılı ve düşük et kaliteli koyunlar
yetiştirilmekte idi. Ancak bu koyunlar sonradan Bakewell’ın çalışmaları
ile dolgun, simetrik yapılı. orta yapılı ve erken gelişen besi
kabiliyeti iyi olan bir ırk haline çevrildi. Bakewell’in koyunlar
üzerindeki çalışmaları 1760 sıralarında başladı. Islah yöntemi,
kafasında tasarladığı tip için sıkı bir seleksiyon ve bu karakteri
oluşturmak için yakın akrabalı yetiştirmeden ibaretti.

Ergin Leicester koyunları 80-90 kg. gelirler. Baş ve vücut beyaz renkli
olup vücuda oranla baş küçüktür. Yapağıları Lincoln ve Cotswold’dan
daha incedir ve lüleler halinde vücuttan aşağıya asılır. Alında çok
küçük bir yün püskülü bulunur. Yüz ve ayakların alt kısmı beyaz
kıllarla kaplı olup bazen mavimsi ya da siyah lekeler görülür. Dudaklar
ve meme siyahtır. Koyun ve koçları boynuzsuzdur. Hassas ve iyi bakım
isteyen bir ırk olup, fazla soğuk iklime dayanamazlar.

Leicester ırkında yapağı kaba ve uzundur. Tamamen beyaz renkli olup
yapağıda uzunluk 25-30 cm kadardır. 48’S - 50’S (C-D) sortim anında 5-6
kg yapağı verirler. Uzun yünlü ve beyaz başlı koyun ırklarının
yetiştirilmesinde ve ıslahında bu koyunda ırkından geniş ölçüde
yararlanılmıştır. Merinos Prekos ve et yapağı Merinosu yetiştirmesine
Leicester koyunları geniş ölçüde kullanılmıştır. Bu koyuna kimi
kaynakçada İngiliz Leicester’i adı da verilmektedir.

7.2.1.2.2 Border Leicester
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Border Leicester, İngiliz Leicester’inden biraz daha küçük fakat daha
çevik bir hayvandır. Border tipi, kuzeni olan diğer tipten başın hiç
bir kısmında yapağı olmamakla ayırt edilir. Keza kulakları daha dik ve
hareketlidir. Yüz daha temiz ve pürüzsüzdür. Yapağı daha kısa, sık ve
lüleler daha kıvrımlıdır. Border Leicester’in daha bol sütlü ve yüksek
döl verimli olduğu kabul edilir. Bu koyun ırkı, Leicester ile Kuzey
İngiltere’de İskoçya sınırlarındaki yerli koyunların
çiftleştirilmesinden elde edilmiştir.

7.2.1.2.3. Lincoln
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Lincoln koyun, dünya koyunculuğunun gelişmesine büyük ölçüde katkıda
bulunmuştur. Özellikle et verimini arttırmak ve yapıyı büyütmek için
daima Lincoln ile melezlemeye baş vurulur. Lincoln koyunu,
İngiltere’nin Doğu sahillerinde, Kuzey Denizi’ne yakın bölgelerde
verimli topraklı bir yer olan Lincolnshire’de meydana getirilmiştir. Bu
bölgede hala en çok yararlanılan bir ırk olarak yaşamaktadır. Lincoln,
büyük, kaba, yavaş gelişen ve çok yapağı veren eski bir ırktır. Bu ırk
Lincolnshire’de uzun yıllar yetiştirilmiştir. Kayıtlara gore l863’te
Leicester kanı katılarak ve sıkı bir seleksiyon yapılarak ırkın
ıslahına çalışılmıştır.

Lincoln’in en önemli özelliği vücut yapısıdır. Dünyada varolan en iri
koyun ırkı olarak kabul edilir. Ergin koyunlar 100— 125 kg koçlar ise
130- 160 kg gelirler. Vücut yapısı tipik olarak uzun yapağılı koyunlara
benzer. En iri koyun ırkı olmasına ek olarak etçi koyunlar içinde en
yüksek kırkım ağırlığına sahip olmasıdır. Az. yağlıtılı ve çok kaba
olan yapağısı açık bir gömlek teşkil eder. Lüle uzun 25-35 cm ve kırkım
ağırlığı 5 kg’dır. Yüzü, kulakları ve bacakları beyaz kıllarla
kaplıdır. Alın kısmında yapağı örtüsü görülür. Her iki cinsiyet de
boynuzsuzdur. Yavaş gelişen, döl ve süt verimi orta düzeyde, el verimi
yüksek bir ırktır.

7.2.1.2.4. Cotswold
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

En eski elçi ırklardan biridir. Yapı ve özellikleri bakımından Lincoln
ve Leicester’lere benzer. Bu koyunlara ıslah amacıyla Leicester kanı
katılmıştır.

Yapağısı çok kaba. 44’S - 46’S (E) sortimanında olup kırkım ağırlığı
4-6 kg.’dır. Canlı ağırlık koyunlarda 80-100 kg koçlarda 120 - 135 kg
kadardır. Derisi kıvrımlıdır ve bu kıvrımlar üzerinde yün vardır. Yüz
kısmında kahkül şeklinde yapağı bulunur. Her tarafı beyaz renklidir.
Koyun ve koçları boynuzsuzdur.

7.2.1.2.5. Romney Marş (Kent)
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

İngiltere’de Romney Marş bölgesinin yerli koyunlarından olup yavaş
gelişir. Kaba yapağılı fakat sağlam yapılıdır. 19. yüzyılın
başlangıcında bunlara Leicester kanı katılarak ve yavrularında dikkatli
bir seleksiyon uygulanarak ıslah edilmelerine çalışılmıştır. Diğer uzun
yapağılı et koyunlarına oranla daha kısa ayakla ve küçük yapılıdır.
Ergin koyunlar 70-80 kg koçlar 90-100 kg gelirler. Besi kabiliyetleri
iyi olup yılda 4-5 kg kaba yapağı verirler.

7.2.1.3. Britanya Dağ Koyunları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

7.2.1.3.1. Cheviot
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Britanya dağ koyunları içinde en önemlisi Cheviot ırkıdır. Cheviot,
küçük cüsseli ve çevik bir ırktır. Et kalitesi son derece iyidir.
Kökeni ve anavatanı İngiltere ile Iskoçya arasında Cheviot tepecikler
bölgesidir. Bu ırk üzerindeki ıslah çalışmaları İskoçya’da yapıldığı
için İskoç ırk olarak kabul edilir.

Cheviot bölgesinde sert bir iklim hüküm sürer. Kışlar soğuk ve çok
karlıdır. Bundan dolayı bu koyunların kendi besin ihtiyaçlarını
kendilerinin sağlamak zorunda kalması, elden az yem verilmesi,
dayanıklı ve çevik hayvanlar durumuna gelmesini sağlamıştır.
Cheviot’ları ıslah için Southown. Lincoln ve başka elçi ırklardan
faydalanılmıştır. Ayrıca kasaplık kuzu elde etmek için Cheviot’larla
Leicester ve Oxfordshire’ler arasında melezleme yapılmaktadır.

Cheviot çok güzel ve gösterişli bir ırktır. Canlı mizaçlı, hareketli ve
kısa ayaklı olan Cheviot koyunlarının yüz ve ayakları yapağısı, olup
kısa ve be yaz kıllarla örtülüdür. Yüzde ve ayaklarda siyah lekeler
bulunabilir. Küçük cüsseli olan bu ırkın koyunları 60 - 70 kg koçları
80 - 90 kg gelirler. Koç ve koyunları boynuzsuzdur. Yapağısı beyaz. sık
ve az yağlıtılıdır. Kırkım ağırlığı 2-3 kg.’dır. Bu ırk geniş otlak
koyunculuğunda fazla rağbet görmemiştir. Çünkü sürü halinde yönetimi
kolay değildir.

7.2.2. Diğer et koyunları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

7.2.2.1. Texel
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Etçi koyun ırkları arasında kabul edilen Texel koyunu Hollanda’nın
yerli hayvanıdır. Texel adası yerli koyunları, Leicester gibi Britanya
etçi koyunları ile melezlendikten sonra uygulanan sıkı bir seleksiyonla
Texel ırkı meydana getirildi. Bugünkü Texel koyunu dünyanın çeşitli
ülkelerine götürülerek birçok koyun ırklarının et ve kuzu verimi
yönünde ıslahında kullanılmıştır.

Saf olarak yetiştirilmesinde birçok güçlüklerle karşılaşılmış ve
özellikle sıcak iklimli bölgelerde olum oranları yüksek olmuştur. Buna
karşın erken gelişme. yemden yararlanma, et kalitesi ve döl verimi
yönünden taşıdığı değerli özellikler dikkate alınarak melezlemeler
sürdürülmüş ve melez döllere dayanılarak yeni tipleri geliştirilmiştir.
Türkiye’de Batı Bölgelerimizde Texel melezlemeleri yapılmıştır.
Kıvırcık ve Merinos ile Texel arasında uygulanan melezlemeler başarılı
sonuç vermemiştir. Bu yüzden 1955-1966 yıllarında ithal edilen Texel
damızlıkları elden çıkarılmış ve bu konu şimdilik terkedilmiştir.

7.2.2.2. Siyah Başlı Alman Et Koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Almanya’da daha çok Kuzey-Ren-Wesfalen Hessen ve Niedersachsen ve
Schleswig-Hostein eyaletlerinde yetiştirilmektedir. Bu ülkedeki koyun
varlığının % 2 oluşturur. Yapağı inceliği C - CD arasında değişir. Ana
koyunlara canlı ağırlık 65 - 75 kg.’dır. ilk damızlıkta kullanma yaşı
genelde 1- 1.5 yaş olmasına karşın iyi gelişme gösterenler 9 aylık iken
de koça verilebilirler. Döl verimi % 180’dir. Et verim ve kalitesi ile
yemden yararlanma özelliklerinin üstünlüğü bu ırka olan ilgiyi
arttırmaktadır. Gerek adaptasyon yeteneği gerekse iyi yürüme özelliği
sürü koyunculuğuna uygunluğunun en önemli göstergesidir. Uzun bir
kızgınlık dönemine sahip olmaları kuzulama zamanının ayarlanması için
iyi bir avantajdır.

7.2.2.3. Beyaz Başlı Alınan Et Koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yayılma bölgesi Kuzey Almanya’nın kıyı kesimidir. Mer’a koyunculuğuna
uygun, orta büyüklükte, yürüme yeteneği iyi, erken gelişen, uzun
yapağılı, yüzü kısmen çıplak bir et ırkıdır. Süt verimi diğer et
ırkları içerisinde en yüksek olanıdır. Yapağı sortimanı D - DE’dir. Çok
sert havalarda dahi merada kalabilir. birçok üreticinin kapalı bir
ağılı olmamasına karşın bu ırk başarı ile yetiştirilebilmektedir.
Sonbaharın sonlarına kadar otlak besisinde tutulan 6 aylık kasaplık
kuzular 45-50 kg’a ulaştıkları halde otlaktan daha da yararlanma için
kesilmezler. Döl verimi iki ve daha yıkan yaşlı anaçlarda %210—230
kadar çıkabilmektedir. Ortalama döl verimi 158’dir. Aynı yaştaki Texel
kuzularında karkas daha yağlıdır. Kaliteli karkas üretmek için Texel
koçlarından yararlanılır.

7.2.2.4. Ile de France
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Fransa’nın en yaygın ırkıdır. İri yapılı hayvanlar olup, koçları 130
kg, anaç koyunlar 65-75 kg arasındadır. Geniş ve derin formunu iyi bir
kaslanma tamamlar. Özellikle buttaki kaslanma dikkati çeker. Irk, ağıl
koyunculuğuna uygundur, vücut beyaz renkli olup, anaçlarda kırkım
ağırlığı 4-5 kg’dır. Bu miktar yapağı et tipleri için idealdir. Yapağı
randımanı % 45-50 olması yanında inceliği B-B/C, 58-60 S ve iyi bir
kıvrım özelliği gösterir. Lüle Uzunluğu 7 - 8 cm.’dir. Deride kıvrım
yoktur.

Erken gelişme özelliğinden dolayı, ilk defa 10-12 aylık iken damızlıkta
kullanılırlar. Kasaplık kuzular 100 günde % 55 - 60 randımanla 17 - 20
kg. karkas verirler.

Döl verimi sonbahar kuzulamasında % 125 – 140, ilkbahar kuzulamasında
%150’dir. Son yıllarda Türkiye, İsviçre, Polonya, Maracistan,
Bulgaristan, İtalya, Yugoslavya, Kuzey Afrika, Güney Amerika dahil
olmak üzere 20’nin üzerinde ülkeye ihraç edilmiştir. Fransa’da Paris
çevresinde, Brie, Beauce, Soissonnais ve Gatinais bölgelerinde
yetiştirilmektedir.

7.2.2.5. Charollais
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Fransa’nın yeni bir et koyun ırkıdır. Orta Fransa’da daha çok
charollais Morvan Nivernais bölgelerinde yaygındır. 1825 yılında
İngiltere’den getirtilen Leicester koçları ile yerli Barrois ve Auxois
koyunlarının melezlenmesi ile elde edilmiştir. 1. Dünya Savaşından
sonra Charolles bölgesine İngiliz Soutdown ırkı girmesine rağmen
Charollais yetiştiricileri koyun tiplerini saf olarak elde tutmuşlar ve
diğer ırklarla melezlenmesine engel olmuşlardır.

Charollais ırkının özellikleri şöyle sıralanabilir:

Yapağı kısa ve ince,
Vücut uzun, sırt yassı, göğüs uzun ve derin vücuda iyi bitişen kol, geniş ve derin but,
Baş: Geniş koç başlılık, kulak dar hassas ve hareketli rengi başın renginde,
Ağırlık: Koçlarda 100-130kg.. anaçlarda 70 -90 kg. en iyi örnekleri ortalamanın % 20 üzerinde,
Döl verimi: 6 yaşlılarda % 187, ortalama ise % 181 Aşım zamamı Eylül - Ekim, sadece ilkbahar kuzulaması vardır,
7.2.2.6. Mavi Başlı Et Koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

İri yapılı, boynuzsuz, mavi baş ve kulak rengine sahip, koçları 110-120
kg anaç koyunlar 80-90 kg ağırlığında, Fransız et koyunlarındandır.
Kuzulama ocak ayından ilkbahara kadar ayarlanabilir. Poliöstrik bir
ırktır. Orta lama döl verimi %185’dir. Mayıs doğumlarında bu oranı %
215’e yükselir. Kuzularda doğum ağırlığı biraz düşük olduğundan
doğumlar çok kolay gerçekleşmektedir. 1970’lerden sonra Almanya’da
yetiştirilmeye başlanmıştır. Yüksek döl verimi, erken gelişme özelliği,
iyi karkas kalitesi ve kolay doğum bu ırkın Almanya’da hızla
yayılmasını sağlamıştır. İlk verim denetimlerinin üstünlüğü Kuzey Ren
Westfalya ve Schleswig Holstein eyaleti koyun yetiştiricileri birliği
bu ırkı Mavi Başlı Et Koyunu olarak kabul ederek sürü defteri tutmaya
başlamışlardır. Verim denetimlerinde ilk yıl ağırlığı ortalama 75 kg
yapağı kırkım ağırlığı 4.5 kg beside günlük canlığı ağırlık artışı

.355 g yemden yararlanma 1 kg canlı ağırlık artışı için 2021 N.B.
bulunmuştur. Mavi Başlı Et koyunlarında lüle oldukça uzun incelik
sortimanı C - CD’dir. Karın altının da yapağı ile örtülü olması kış
aylarında meradan yararlanmayı artırır ve pahalı ağır besleme
giderlerini bu şekilde azaltır.

Mavi rengin (Dwd) kalıtımı heterozigottur. Renk açısından heterozigot
bir ırktır. İki mavi başlı hayvanların çiftleştirilmesinden Mendel
Kanunlarına göre 1/4 beyaz, 1/4 siyah ve 2/4 heterozigot mavi başlı
hayvanlar elde edilir. Yetiştirmede Siyah ve Beyaz hayvanlar damızlık
dışı bırakılır.

7.3. Süt tipi koyun ırkları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Tarımı geri kalmış ülkelerde ve özellikle orta ve küçük tarım
işletmelerinde yüksek süt verimli ineklerden çok koyun, keçi ve manda
sütleri önem kazanır. Asya ve Afrika ülkelerinde, özellikle kurak iklim
ve zayıf otlaklı bölgelerde koyun yetiştiriciliği birinci planda gelir
ve süt üretimi bakımından da aynı önemi taşır. Bu genel durumun
dışında, kimi Avrupa ülkelerinde ve özellikle Akdeniz havzasında koyun
sütü önemli kimi peynirlerin ham maddesi olarak büyük değer kazanır ve
yüksek fiyatla satılır. Bu nedenledir ki, bu bölgelerde tipik süt
koyunları meydana getirilmiştir.

Fakir tarım işletmelerinde süt ineğinin yerini alması ve peynir
yapımında değerli ham madde olan sütü vermesi bakımından sütçü koyunlar
dünyanın birçok yerlerinde ilgi toplamaktadır. Türkiye’de peynirden
başka, çok sevilen koyun yoğurdu ve birçok bölgelerde tereyağı
üretimide dikkate alınırsa koyun sütünün ekonomik önemi daha iyi
anlaşılır. Yurdumuzda tüm koyunlar sağılır, fakat elde edilen süt çok
azdır. Yabancı ülkelerde sütçü koyun yetiştirmesi üzerinde uzun
yıllardan beri durulmaktadır. Son yıllarda bu çalışmalara daha geniş
ölçüde yer verildiğini görmekteyiz.

Yabancı ülkelerde yetiştirilen ve dünyaca tanınmış değerli süt
koyunları daha çok Avrupa’da göze çarpmaktadır. Akdeniz havzasında ise
süt koyunlarına özel bir önem verildiğini görmekteyiz. Birleşik
Amerika’da ve Kuzey Avrupa ülkelerinde bu konu üzerinde
durulmamaktadır. Bu bakımdan daha çok Avrupa’da özellikle Akdeniz
çevresinde koyunculuğun durumu ve süt koyunculuğuna verilmek istenen
yön üzerinde duracağız. Bu arada Balkan ülkelerinde ve Rusya’da süt
koyunlarına büyük önem verildiğine işaret etmek isteriz. Her ne kadar
koyunun süt hayvanı olup olmayacağı üzerinde tartışmalar yapılmakta ise
de Türkiye’de (de süt tipi koyunculuk daha uzun yıllar ilgi ile
karşılanacaktır görüşündeyiz.

Akdeniz havzası genel olarak çok çeşitli bağ-bahçe ürünlerinin
yetişmesine uygun bir iklime sahip ve daha çok düşük aile
işletmelerinin çoğunlukta olduğu bir bölgedir. Fazla işgücü ve masrafla
belli bir araziden üzüm, tütün, pamuk, narenciye, incir ve zeytin
yetiştirme yolu ile yüksek bir gelir sağlanmaya çalışılır. Bu çevrede
geniş koyun otlakları kıt olduğu için büyük sürü koyuncululuğuna ender
rastlanır. Ancak Fransa gibi kimi ülkelerde hafif arızalı, kireçli ve
verimsiz tarlalar geniş ölçüde koyunculuğa ayrılmaktadır. Hatta
Fransa’da kimi yetkili kişilerin ifadesine göre, bu tipi topraklar
ancak koyunculuk sayesinde vatan toprağı olabilmekte, aksi durumda
terkedilmesi gerekmektedir.

Akdeniz çevresinde süt koyuluculuğu çoğunlukla 3 - 5 başlık ev
koyunculuğu şeklinde yürütülmekte ve kimi önemli peynircilik
bölgelerinde küçük işletmelerde 40-50 başlık sürülere rastlanmaktadır.
Uygun koşullara sahip kimi yetiştiricilerin birkaç yüz koyunluk sürüler
beslediği de görülür. Aslında entansif tarım yapılan, yüksek değerli
tarla ürünleri ve endüstri bitkileri yetiştirilen bölgelerde koyunculuk
yavaş yavaş azalır ve dar bir alana yakışır. Bu ürünler hem daha
kazançlı olmakta ve hem de kısa bir dönem içinde yetiştiricinin cebine
para olarak girmektedir. Koyunculuk az insan gücü ve az masrafla
yürütülebilen bir tarımsal üretim dalı olmakla birlikte genel olarak
kurak iklimlerde zayıf toprakların değerlendirilmesi için yapılmaktadır.

Akdeniz. Bölgesinde koyunculuğun durumu ve koyunculukta belirlenen
yetiştirme yönleri üzerinde düzenlenen bir sempozyumda İsrail Tarım
Bakanlığı Koyun ve Keçi Yetiştirme Seleksiyonu Başkanı Dr. M. Finci
konu üzerinde şu açıklamaları yapmaktadır. İsrail koyunculuğun
gelişmesi, tarımdaki özel koşulların ekstansif bir yetiştirme olan
koyun yetiştiriciliğini nasıl entansif bir hayvancılık kolu haline
getirdiği güzel bir örnektir. Bu konuda yetiştirilen kooperatif
çalışmaları, yani ayni amaçlar peşinde koşan insanların bir
organizasyon içinde toplanarak birbirleriyle yardımlaşmaları en önemli
rolü oynamış ve böylece koyunların verimleri arıtırılarak bu yetiştirme
kolunun ekonomik gelişmesi sağlanmıştır. Aynı değişikliği İtalya’da
görmek olasıdır. Bu ülkede de koyunculukta verim yönü ve işletme
bakımından belirli bir değişiklik göze çarpmaktadır. Özellikle
koyunları otlatacak otlak ve çayırların azalması, mevsimlere göre yer
değiştiren büyük sürü koyunculuğunun (göçer koyunculuk) belirli
bölgelere çekilmesine neden olmuş, buna karşılık küçük ve orta
işletmelerdeki koyunculukta aile işletmelerinde yürütülen koyunculuğun
gelişmesini sağlamıştır.

Yabancı ülkelerde yetiştirilen ve dünyaca tanınmış süt koyunları, Doğu
Friz, Romanov, Langhe, Lacaune, Larzak, İvesı ve Sakız ırklarıdır.
Bunlardan İvesi ve Sakız ırkları yurdumuzda yetiştirilir. Ayrıca bizim
ince yağsız kuyruklu yerli koyunlarımızdan biri olan kıvırcık koyunu da
gerek Türkiye’de ve gerekse Balkan memleketlerinde süt verimi önde
gelen bır ırk olarak kabul edilmektedir. Ayrıca İspanya’da yetiştirilen
kimi değerli sütçü koyun ırkları da vardır.

7.3.1. Doğu Friz
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Bu koyun ırkına Marş koyunu adı da verilir. Almanya’nın kuzey
kısımlarında Marş adı verilen kuvvetli toprak ve bol otlu kıyı
bölgelerinde yetiştirilir ve bu bakımdan nemli serin deniz iklimine
uymuş bir ırk olarak kabul edilir. Kurak ve Soğuk yayla iklimine karşı
belirli derecede duyarlı olduklarından, arzu edildiği halde, yayılma
alanları pek fazla genişliyememiştir.

Doğu Friz koyunu, kısa kuyruklu koyunlar grubuna girer. En önemli ırk
özellikleri bol süt vermesi ve bir batında fazla kuzu doğurmasıdır.
Geniş sürü hayvanı değildir. Çoğunlukla 3-5 ve bazen de 8 - 10 başlık
ev sürüleri halinde beslenirler. Et verimi ve et kalitesi iyidir.
Yapağısı orta kalite ve kuvvetli yapağı sayılır.

Doğu Friz koyunlarının vücudu ve başı beyaz renklidir. Bazen başta
siyah ve kahverengi lekeler bulunur. Baş profili koçbaştır. Kulakları
uzunca ve yatay durumdadır. Yüksek bacaklı, nispeten ince kemik yapılı
olan Doğu Friz, koyunlarında karın iyi gelişmiş, göğüs yeter
uzunluktadır. Kas gelişimi etçi ırklarda olduğu gibi iyi değildir.
Konstitüsyonu süt tipine uygundur. Kuyruk kısa ve üzeri sert kıllarla
örtülüdür. Oldukça iri hayvanlardır. Canlı ağırlık. koyunlarda 80 - 90
kg. koçlarda 100-120 kg.’dır.

Doğu Friz koyunu nispeten erken gelişir ve döl verme kabiliyeti
yüksektir. İkiz kuzulama olağandır ve oranı çok yüksektir. Üçüz, dördüz
ve beşiz doğuranlar da vardır. Süt verimleri, bakım ve besleme,
yetiştirmenin teknik düzeyine göre değişmekle birlikle ortalama 500
kg.’dır. Kimi rekortmen koyunlarda 1000-1400 kg süt verimi görülmüştür.
Elden yoğun yemleme yapıldığında bir çeşit süt ineği gibi
yetiştirilmektedir. Ayrıca bütün yıl otlakça dolaştırılırlar. Yapağı
verimleri ortalama 3-5 kg. kadar olup, sortiman 48’S (D) kabul edilir.

Doğu Friz koyunları son yıllarda kimi Akdeniz. ülkelerine götürülmüş ve üzerinde adaptasyon denemeleri yürütülmeye başlanmıştır.

Türkiye’ye başlangıçta küçük partiler halinde bir miktar Doğu Friz
koyunu getirilmiş, ancak bunların saf yetiştirilmesinde başarı
sağlanamamıştır. Daha sonra bu ırktan ıslah amacıyla yararlanılması
düşünülmüş ve Tahirova Tarım lşletmesi’nde Kıvırcıklarla bir melezleme
çalışmasına başlanılmıştır. Ege Universitesi Ziraat Fakültesi’nce
yürütülen ilk çalışmada elde edilen sonuçlara göre Doğu Friz ile
Kıvırcık arasında melezlemede tam bir uyum vardır ve birinci geriye
melez aşamasında döllerin kendi aralarında çiftleştirilmeleri ve
seleksiyonuyla elde edilen tiplerin Güney Marmara koşullarında yaşayıp
çoğalabileceği görülmüştür. Tahirova adı verilen bu tip, koyun
yetiştiricileri arasında büyük ilgi görmüştür, dahası başka yeni koyun
tiplerin oluşturulmasında da rol oynamaktadır.

7.3.2. Romanov
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Romanov koyunlarının ilk örneklerinin anaçları 18 - 20 kg iken bugün 50
kg’dır. Rusya’nın önemli koyun ırkıdır. Döl verimi ve post kalitesine
göre kaba yapağılı Kuzey Rusya koyunlarmdan seleksiyonla elde
edilmiştir. Bugün Rusya’nın 30 ayrı bölgesinde yetiştirilmektedir.
Romanov koyunları, Kuzey Rusya’nın iklim ve besleme koşullarına iyi
uymuşlardır. Soğuğa ve sıcaklık değişikliklerine dayanıklıdır. Uzun
bacaklı olmalarına karşılık küçük yapılı ve ince uzun kuyrukludur.
Koçlarda canlı ağırlık 55 - 80 kg koyunlarda 45 – 50 kg En önemli verim
özelliği, döl verimi ile kaliteli post üretimidir. Dö1 verimi
%200-250’dir. İyi sürülerde 100 ana koyundan 350 yavru
alınabilmektedir. Yıl içinde uzun süre kızgınlık isteği
gösterdiklerinden yılda iki kuzulama elde edilebilir. Çok kalite sıcak
ve hafif bir post üretirler. Beyaz ikin il kıllar, siyah birincil
kıllardan uzun olduğundan post maviye yakın bir renk gösterir. Süt
verimi de yüksektir. 100 günlük laktasyon döneminde 140-150 kg’dır.
Yılda iki kuzulama post üretimi amacı ile uygulanmaktadır. Laktasyon bu
yüzden kısa tutulmakta, fakat koyunlar sağılmaktadır. Rekor
hayvanlardan 200 - 250 kg süt elde edilebilmektedir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://guvercin-forum2009.yetkinforum.com
admin
Arapcı
avatar

Cinsiyet : Erkek

Mesaj Sayısı : 1328

Mesaj Puan : 19665
Rep Puanı : 17
Kayıt tarihi : 05/10/09 Yaş : 34

Nerden : ist
Lakap : Arapcı

MesajKonu: Geri: Koyun Irkları Ve Koyun Tipleri   Perş. Ara. 17, 2009 12:09 am

Günümüzde, Avrupa’nın birçok ülkesinde melezleme yolu ile Romanov
koyunlarından yararlanılmaktadır. Bu şekilde kimi ırkların döl
verimlerinin arttırılmasına çalışılmaktadır.

7.3.3. Langhe
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Akdeniz çevresinde yetiştirilen yüz milyondan fazla koyunda yetiştirme
amacı ve başlıca verim yönü süttür. Yapağı ve et daima ikinci planda
gelir. Süt verimi, yetiştirmenin başlıca amacı olmasına karşın,
içlerinde hakiki süt koyunu olarak geliştirilmiş olanları sayılacak
kadar azdır. Süt verim denetimleri ve süt yönünde ciddi damızlık seçimi
sınırlı bir iki ırkta uygulanmakta, diğerleri üçlü verim amacı ile
(triple purpose) yetiştirilmektedir. Sütçü tipler içinde en önemli
olarak Langhe ve Sardunya koyunların sayabiliriz. Bunlar dan Langhe
koyunu üzerinde daha fazla ıslah çalışmaları yapılmıştır.

Langhe ya da Lange adı Kuzey İtalya’da Piedmont’un Cuneo bölgesinin
doğu kısımlarındaki arızalı bölgeye verilir. Bu bölgede yetiştirilen
koyun da Langhe adını almıştır. İtalya’nın bu kısmında, koyun
yetiştiriciliğin en önemli olduğu yerlerde, tepelerin çoğunluğu 500 -
700 metre yüksekliktedir. İklim değişiktir, kışın vadiler ılıman ancak
tepeler soğuktur. Yazın tepeler serin ve rüzgarlıdır. Yağmur az toprak
kısmen çorak ve özellikle yazın su kıtlığı çekilmesi bölgenin
karakteristik özellikleridir.

Bu bölgede endüstri yoktur. Halkın başlıca uğraşı tarımdır. İşletmeler
çoğunlukla küçük aile işletmeleridir ve başlıca üretimleri bağ-bahçe
ürünleridir. Yem üretimi az olduğundan hayvan sayısı sınırlıdır. Arazi
çalılık ve taşlık olduğundan sığır yetiştiriciliğinden daha çok
koyunculuğa elverişlidir. Bu nedenle bölge halkının başlıca gelir
kaynağını koyunculuk oluşturmaktadır.

Langhe ırkı Masson’un Alp ırkları diye tanımlanan sarkık kulaklı grup
içine girer. Genel olarak kaba yapağılı İspanya ve Güney Fransa
koyunlarına benzer. Oldukça iri yapılı olan bu ırkta cidago yüksekliği
ortalama 74 cm.’dir. İnce kemikli ve süt tipine uygun konstitüsyonlu
Langhe koyunlarında profil koç başlı olup boynuz yoktur. Vücudu beyaz
yapağısı kaba ve uzundur.

Langhe ırkı Italya’nın en iyi süt koyunudur. Bir laktasyonda % 6.5
yağlı ve % 5.5 proteinli ortalama 200 - 300 kg süt verirler. İtalya’da
koyun sütü yüksek ekonomik kıymeti olan bir üründür ve peynir
endüstrisinin en önemli maddesidir. Bu sütlerden Rabiola denilen 400 -
600 g ‘lık yumuşak bir peynir yapılır ve 10 - 15 gün sonra taze olarak
tüketilir. Bu peynir yalnız Piedmont da değil, bütün İtalyan ve Fransız
Rivierası’nda meşhurdur. Ayrıca İtalya’da koyun sütünde fermantasyonlu
diğer peynirler de yapılır ve yüksek fiyatla satılır.

Langhe ırkının körpe iken kesilen süt kuzuları meşhurdur. Yapağı verimi
en az önemli olan verimidir. Kırkım ağırlığı 2 kg kadardır. Yapağı
ancak yatak yorgan yapılır.

Langhe koyunları, aile işletmelerinde yetiştirilen ve genel olarak 3 -
5 baş beslenen bir ev koyunudur. Bir işletmedeki koyun sayısı nadiren
l5’e kadar çıkar. Mevsimlik göç Langhe koyunculuğunda yoktur.
Yetiştirme işleri Tarım Bakanlığının kontrol ettiği Çekirdek (Nukleus)
denilen ünitelere bağlanmıştır. Yetiştiriciler koç katım zamanı
koyunlarını koç besleyicisi denilen ve elinde yüksek değerli damızlık
koçlar bulunduran şahıslara verir ve ücret karşılığında aşım
yaptırırlar. Kadınlar ve çocuklar bahçe kenarlarında. yol boylarında ve
çalılıklar arasında az sayıdaki koyunları otlatmaya çalışırlar. Mevcut
çayırlara. hasattan sonra anızlara ve bağ arasına da koyun sokulur. Kış
aylarında koyunlar kapalı yerlerde barındırılarak bağ artıkları ot ve
saman ile beslenirler. Biraz daha düzenli yetiştiriciler ayrıca kesif
yem de verirler.

Langhe koyunlarında döl verimi oldukça yüksektir. Genel olarak ikizlik
çok görülür. Bir doğumda verdikleri en yüksek kuzu sayısı 3’tür. Sürü
ortalaması olarak kuzu yetimleri % 156 olarak hesaplanmıştır. Akdeniz
Bölgesinde iklim koşullarına uymuş bu koyun ırkı üzerinde dünyanın
başka ülkelerine götürülerek yetiştirme denemeleri geniş ölçüde
yapılmamıştır.

7.3.4. Lacaune
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Fransız koyun ırkları içinde birkaç tanesi tipik sütçü koyundur ve
bunlar üzerinde ıslah çalışmaları çok dikkatli bir şekilde
yürütülmektedir. Fransız süt koyunları içinde eskiden beri kaynakçaya
geçmiş olan Larzac ile son yıllarda büyük ilgi toplayan Lacaune
koyunları en önemli olanlarıdır.

Lacaune koyun ırkı, Fransa’daki yerli koyunlarla Kuzey Afrika kökenli
Barbarin koyununun melezlenmesinden elde edilmiştir. Yüksek yapılı ve
hafif koçbaşlıdır. Canlı ağırlık 45-55 kg.’dır. Beyaz vücutlu fakat
kimi yerlerinde siyah lekeler de bulunan bu koyunların yapağıları düşük
kalitelidir. Seleksiyon yolu ile vücudun yapağı ile örtülme derecesi
arttırılabilmektedir. Yapağı kırkım ağırlığı 1 - 1.5 kg.’dır. Kuvvetli
otlakların bulunduğu Aveyron bölgesinde geniş ölçüde Lacaune koyunu
yetiştirilir ve bu bölge peynirciliği ile meşhurdur. Körpe kuzular 5 -
6 haftalık iken canlı ağırlıkları ancak 8 - 10 kg.’a ulaşır ve büyük
bir kısmı bu çağda kasaba gönderilir. Bu süt kuzuları Akdeniz
çevresinde çok makbul tutulur ve yüksek fiyatla satılır. Kuzuları
böylece uzaklaştırılan ana koyunlardan elde edilen süt peynirhanelere
satılır ve yetiştiriciye önemli gelir sağlar. Bugün Fransa’da koyun
sütünden 200 çeşit peynir üretilmektedir. Bu üretilen peynirlerin satış
fiyatı oldukça yüksek olduğundan süt koyunu yetiştiren çiftçiler
geçimlerini rahatça sağlayabilmektedir.

7.3.5. Larzac
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Fransa’da yetiştirilen bu süt koyununa daha çok Aveyron ve Larzac
bölgelerinde rastlanır. Yalnız miktarları pek az olduğu için fazla
önemli sayılmaz. Küçük yapılı, canlı ağırlığı 35 kg olan bu ırkın
yapağı kırkım ağırlığı 1 kg kadardır. Kuzular sütten kesildikten sonra
sağımla elde edilen süt verimi 70 - 90 kg kadardır. Yaklaşık 800 - 1000
m yükseklikte zayıf topraklı yaylalarda yaşayan orta halli ve fakir
aileler Larzac koyunu beslemekle geçimlerini sağlarlar. Bu koyunların
sütlerinden değerli peynirler yaparlar.

7.3.6. İvesi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Asıl anavatanı ve yayılma sahası Fırat ve Dicle nehirlerinin dolaştığı
Mezopotamya bölgesi olan İvesi koyunları yurdumuzda Urfa, Gaziantep ve
Hatay illerinde, daha çok Suriye sınırı boyunca alçak ve çöl karakteri
gösteren kurak ovalarda yetiştirilir. Yabancı kaynakçada Awassi adı ile
geçen bu koyun ırkı Akdeniz çevresinde İsrail ve ona komşu Arap
ülkeleri ile Kuzey Afrikada yetiştirilmekte ve her yıl biraz daha
yayılıp yetiştirme alanını genişletmektedir.

Yurdumuzda İvesi koyunları yerli koyun olarak asırlardan beri halk
elinde yetiştirilmektedir. İsrail gibi kimi ülkeler zaman zaman kendi
sürülerinde kan tazelemek için bizden İvesi koyunu satın almaktadırlar.
Yalnız üzülerek kaydetmek gerekir ki, 1950 yılına kadar bu değerli
koyun ırkı üzerinde hiçbir çalışma yapılmamıştır. Halkın gelenek ve
göreneği ne ise onunla yetiştirmeye devam edilmiştir. İlk olarak 1950 -
1951 yıllarında Ceylanpınar Tarım İşletmesi’nde İvesiler üzerinde bir
araştırma başlamıştır. Bu çalışma ile beraber Ceylanpınar Tarım
İşletmesi’nde İvesi sürüsü büyütülmüş ve verim denetimine dayanan bir
seleksiyonu ilk adımları atılmıştır. Bunu takip eden yıllarda Çukurova
Harası, Mersin Alata Teknik Bahçıvanlık Okulu’nda birer İvesi sürüsü
kurulmuştur. Daha sonra 1956 - 1957 yıllarında Ege ve Ankara Ziraat
Fakülteleri Zootekni Bölümlerinde kurulan sürüler üzerinde Ankara ve
İzmir koşullarında çalışmalara başlanmıştır.

Bugüne kadar çeşitli bölgelerde yürütülen çalışmaların sonucu
göstermiştir ki, İvesi koyunları sıcak ve kurak iklimin hayvanı olmakla
birlikte değişik çevre koşullarına uyabilmekte, Ankara gibi nispeten
soğuk kara iklimine sahip çevrelerde bile başarı ile
yetiştirilebilmektedir. Farklı çevre koşullarına uyabilme bakımından
İvesi’lerin gösterdiği kabiliyet diğer sütçü koyunlarda bulunmayan
değerli bir özelliktir. Çünkü Doğu Friz ve Sakız koyunlarında görüldüğü
gibi, süt tipi koyunların çoğu alışkın oldukları çevreden alınıp
değişik çevreye götürülünce süt ve döl verimlerini büyük ölçüde
kaybetmekte ve hatta bazen hastalanarak ölmektedirler. İvesi koyunları
üzerinde yapılan çalışmalar bu koyunların yurdumuzda daha geniş bir
bölgeye yayılabileceğini ve süt koyunu olarak çeşitli tarım
işletmelerinde başarı ile yetiştirilebileceğini göstermiştir. Ancak;
ince kuyruklu kuzuya alışkın Batı bölgelerimizde et kalitesi yönünden
İvesilerin fazla tutulmadığı bir gerçektir. Yağlı kuyruklu Dağlıç ve
Karaman gibi koyun ırklarının ıslahında İvesi’lerden yararlanılabilir.

İvesi koyunları beyaz vücutlu kahverengi, kirli sarı ya da siyah başlı
ve yağlı kuyrukludurlar. Kuyrukları tek parçalı, yuvarlakça, uç kısmı
yukarıya doğru kıvrılarak çıplak bir oyukluk (mizabe) meydana getirir
ve oyukluğun bittiği yerde yağsız bir kuyruk ucu görülür. Yapağıları
kaba karışık tipte olup, kırkım ağırlığı 1.5 - 2. kg kadardır. Bu tip
yapağı hali, kilim ve yatak yapımına uygun gelir. Canlı ağırlık
koyunlarda 35 - 40 kg. koçlarda 50 - 55 kg. kadardır. Etleri çok iyi
kaliteli sayılmaz. Özellikle çok yaşlı ve uzun süre sağılmış ana
koyunlarda et lifleri kaba ve uzundur. Et lifleri arasında yağ
toplanması azdır.

İvesi koyunları köy koşullarında bile kuzunun emdiği hariç 70 - 80 kg
süt vermektedirler. İyi bakılan ve bir süre seleksiyona tabi tutulan
sürülerde verim oldukça yüksektir. Ankara Ziraat Fakültesi’nde İvesi
sürüsünde 150 - 200 kg, Ege Ziraat Fakültesi sürüsünde ve Ceylanpınar
Çiftliği sürüsünde 250 - 300 kg süt veren birçok İvesi koyunu vardır.
Islah çalışmaları bu şekilde düzenli yürütülürse süt verimi yakın
gelecekte daha da yükselecektir. Ceylanpınar Çiftliği 1990 yılında ana
koyun sayısı 25.000 civarında yükselmiş ve rekor verim olarak 500 kg.
ulaşılmıştır.

İsrail’de büyük dikkat ve titizlikle yürütülen ivesi koyunu ıslah
çalışmalarında çok başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Sürü ortalaması
olarak 350 - 400 kg.’ı bulan süt verimi rekortmen hayvanlarda 750 - 800
kg.’a ulaşmaktadır. Bu ırkta döl verimi çok yüksek değildir.

İvesi koyunlarında laktasyon dönemi diğer yerli koyunlarımızda çok
uzundur. Ankara koşullarında bir özel yetiştirici İvesi koyunlarını
Eylül ayına kadar sağabilmiştir. Yaz sonuna kadar sağılabilen bu tip
süt koyunları bilhassa yoğurt yapımı bakımından değer kazanmaktadır.
Uzun laktasyonlu süt koyunları yoğurt imalatı için büyük önem taşır.

Diğer süt tipi koyunların daha çok küçük ev sürüleri tipinde
yetiştirilmesine karşılık İvesi ırkı sürü koyunculuğuna adapte
olmuştur. Dayanıklı, kanaatkar ve çevik hayvanlardır. Türkiye’nin
gelecekte en değerli süt koyunu olmaya adaydır. Ancak, yağlı kuyruklu
olan bu ırkta et kalitesinin geri oluşunu dikkate alarak bu yönde bir
melezleme üzerinde durarak yeni tiplerin geliştirilmesi de
düşünülmektedir. Nitekim Ege Ziraat Fakültesi’nde bu maksatla İvesi x
Doğu Friz melezleme çalışması yapılmaktadır. Bu çalışmadan elde edilen
hafif yağlı kuyruklu koçlar Dağlıç koyunlarının ıslahı için yürütülen
başka bir çalışmada kullanılmaktadır.

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi İvesi koyun sürüsünde iyi bakım ve
besleme koşulları altında 4 yaşını tamamlamış ortalama süt verimi 208
kg. olarak saptamıştır. Aynı hayvanlarda en düşük verim 158 kg. ve en
yüksek verim 274 kg. olarak hesaplanmıştır. Üç dört generasyon yapılan
bir seleksiyonı ve amaçlı çiftleştirme ile varılan bu sonuç 1963 yılı
laktasyon döneminde daha da yüz güldürücü olmuş ve 350 kg. civarında
süt veren İvesi koyunları görülmüştür.

7.3.7. Sakız
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Kökeni Sakız adası olan ve halen Çeşme, İzmir, İstanbul çevrelerinde ve
güneyde Antalya ve Mersin’de az sayıda yetiştirilen bu koyun ırkı, ince
ve uzun kuyrukludur. Vücudu beyaz olup, başta ve ayaklarda siyah
nişaneleri vardır. Yapağısı kaba-karışık, düşük kalitelidir. İnce kemik
yapılı, yüksek ayaklı ve nispeten zayıf konstitüsyonlu olan Sakız
koyunlarında süt ve döl verimi belirli derecede yüksektir ve ayni
zamanda uzun müddet sağılır. Bir doğumda 3-4 ve hatta kuzu veren Sakız
koyunlarında ortalama döl verimi %l98’ dir.

Sakız koyunlarında bağ-bahçe kenarlarında 3-4 başlık küçük ev sürüleri
halinde beslenirler. Bunun nedeni arazi ve tarım işletmesi durumunun bu
şekle uygun olmasıdır. Uygun koşullara sahip olan kimi yetiştiriciler
15-20 koyunluk küçük sürüler bulundururlar. Bu koyun ırkı. ılık deniz
iklimine alışkın olduğundan sert kara ikliminin egemen olduğu yerlerde
ırk özelliklerini büyük ölçüde kaybetmekte ve döl veriminde belirli bir
gerileme görülmektedir. Örneğin Ankara ve Eskişehir’de yetiştirilmek
istenen Sakız koyunlarından normal döl alınamamıştır. Halbuki esas
kökeni olan Sakız adası ve Çeşme’de normal olarak bu koyun fazla döl
verir. Döl veriminde gerileme olduğu gibi süt veriminde de azalma
olduğundan uzak ve sert iklimli bölgelere götürülen Sakız koyunları yok
olup gitmiş ve bu yüzden fazla yayılamamıştır. Yakın zamanlara değin
her yıl Çeşme’de düzenlenen Sakız koyunu sergisinden birçok meraklı
koyun yetiştiriciler satın aldıkları Sakız koyunlarını yurdun birçok
bölgesine götürmektedir. Antalya ve çevresi, yani güneyde kıyı
şeridinde de Sakız koyunu yetiştirmek isteyenler başarıya ulaşmakta ve
önemli bir güçlükle karşılaşmamaktadırlar.

Sakız koyunları yağsız uzun kuyrukludur. Fakat kimi hayvanlarda
kuyruğun dip kısmında biraz yağ toplanır, ondan sonra uzun kuyruk ucu
görülür. Kuyrukta yağ toplanması arttıkça hayvanın saf olmadığı
düşünülür. Sakız ve Kıvırcık gibi ince kuyruklu koyun ırkları yağlı
kuyruklu koyunlarla melezlemeye uğrarsa kuyruk dibinde bu tip yağ
toplanması görülür. Böyle melez tiplerde Sakız koyununa has olan renk
ve nişaneler de tanı olarak görülmez, nişaneler gelişi güzel bir hal
alır.

Meme yapısı bol süt verimine uygun, geniş, sarkık ve çoğunlukla meme
uçları kalındır. Genel olarak bezel karakterde memeye sahiptirler.
Sütle dolu olunca şişkin, sağımdan sonra boş, pörsümüş bir durum
gösterirler. Denemeler siyah ve ak başlı memelilerin beyaz memelilere
oranla daha dayanıklı ve sütlü olduğunu göstermiştir. Genel olarak,
etli meme olmamak koşulu ile memenin büyüklüğü ile süt verimi arasında
yakın bir bağlılık vardır.

Sakız koyunlarında süt ve döl verimi bakım ve besleme durumuna göre çok
değişir. İyi bakılan hayvanlarda iklim koşulları da uygun olmak
kaydıyle 3 - 4 yavru verenler çok görülür. Laktasyon 6 - 7 ay kadar
sürer ve kuzular sütten kesildikten sonra 150 - 200 kg. süt alınabilir.
Günlük süt verimi 2 - 2.5 kg. kadar olabilir. Ancak bir ortalama vermek
zordur. Her yetiştiricinin koşullarına göre bu verimlerde büyük
farklılık görülür. Fazla kuzu veren bir koyun bütün kuzularını
besleyecek kadar süt veremez.

Sakız koyunlarının etleri de oldukça lezzetlidir. Et lifleri arasında
yağ toplanır ve et nispeten yumuşak olur. Süt kuzularının etleri
sevilir ve aranır. Osmanlı İmparatorluğu devrinde en değerli
kurbanlıklar Sakız koyunlarından yapılırdı. Canlı ağırlık koyunlarda
35-40 kg.. koçlarda 50-60 kg. kadardır.

Türkiye saf Sakız koyunlarının miktarı 3 - 4 bin kadar tahmin
edilebilir. Her iklime uymadıklarından çoğalma ve yayılma şansları
azdır. Süt ve döl verimini iyileştirmek için başka yerli koyunların
ıslahında Sakız ırkından yararlanmak olasıdır. Tahirova koyunları ile
Sakızlar arasında yapılan melezleme ile, entansif koyunculuğa uygun.
yüksek verimli yeni bir tipin yetiştirilmesi üzerinde durulmaktadır.

7.3.8. Skopelos
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Ege Denizinde Skopelos adasında sadece belli bir bölgede yetiştirilen
değerli sütçü bir koyun tipidir. Yunanistan’a ait bu adanın Glassa
köyünde ve bu köyün çevresinde ılık iklimli küçük bir bölgede
yetiştirilen Skopelos koyunu genel olarak beyaz renkli olup, göz ve
ağız etrafında ve ayaklarda kırmızı lekeler bulunur. Yüz ve ayaklarda
baş orta kulaklar uzun ve burun dış bükeydir. İnce kemik yapısına
sahiptirler. Genel olarak koçları boynuzlu koyunları boynuzsuzdur. Meme
iyi gelişmiş ve elastiki olup meme başları büyüktür. Yapağı orta kalın
ve nispeten bir örnektir. Çabuk gelişen ve iyi süt emen kuzular 3 ayda
25 kg’a ulaşır. Etleri gevrek çok lezzetli ve yağlıdır, nispeten iri
cüsseli olup, et verimleri iyidir.

Skopelos adası koyunları, hakim ve beslemeye bağlı olarak 400 - 450 kg.
süt verebilmektedirler. Erken kuzulama olur ve kuzular sütten
kesildikten sonra 5-6 ay sağım yapılır. Laktasyonun başında günde 2.5 -
3.0 kg. süt veren koyunlar pek çoktur. Bu koyunun diğer bir özelliği de
bir doğuruşta 3 -4 ve bazen 5 kuzu meydana getirmesidir. Bir doğumda
6-7 yavru veren koyunlara da rastlanmıştır. Ancak 4 yavrudan itibaren
besleme güçlüğü başlar. Bu değerli koyun değişik çevre koşullarına
karşı çok duyarlı olduğundan nereye götürülmüşse başarısızlığa
uğramıştır. Hatta adanın kuzey kıyısında bile aynı sonucu vermemektedir.

7.3.9. Midilli
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Midilli koyunu adını yetiştirilmekte olduğu Mıdilli (Lesbos) adasından
almaktadır. Yerel olarak geliştirilmiş İzmir ili çevresinde
yetiştirilen Kama Kuyruk (Dağlıç x Kıvırcık) koyunlarının bir benzeri
olduğu ileri sürülmektedir.

Canlı ağırlık Koçlar 60 kg.. koyunlar 40 kg.
Renk Genellikle beyaz. Burun ve ayaklarda siyah koyu kırmızı lekeli.
Yapağı Kaba - karışık
Boynuzlar Koçlar küçük boynuzlu, koyunlar boynuzlu ve boynuzsuz.
Kuyruk Çok uzun ve ince (36-39 cm.)
Yapağı ağırlığı Koçlarda 1.5 - 2. Kg, koyunlarda 0.75 - 1.25 kg.
Et verimi 30 günlük kuzularda 8 - 10 kg karkas, Koçlarda 25 - 35 kg ve koyunlarda 18 - 20 kg karkas vardır.

7.3.10. İmroz
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

İmroz (Gökçeada) adası ve kısmen Çanakkale çevresinde yetiştirilen
İmroz koyunu beyaz yapağılı, ince uzun kuyruklu, küçük cüsseli bir
ırktır. Baş ve bacaklar siyah lekelerle örtülüdür. Gökçeada koşullarına
uymuş bu ırk daha çok süt verimi yönünden dikkati çekmektedir. Bu
nedenle, bu koyunun ıslahına yönelik çalışmalarda süt ve döl veriminin
geliştirilmesi amaç edinilmektedir. İmroz koyunun ıslahı ilk defa 1954
yılında Tarım Bakanlığı tarafından ele alınmış ve bu amaçla Gökçeada 65
başlık bir sürü Kumkale Tarım İşletmesi’ne getirilmiştir. Daha
sonraları bu sürü kadrosu arttırılarak çalışmalar aralıksız
sürdürülmüştür. Ayrıca Gökçeada’da da bir koç deposu kurulmuştur.
Gökçeada Tarım işletmesi kurulduktan sonra Ege Üniversitesi Ziraat
Fakültesi Zootekni Bölümü, çiftlik bünyesindeki İmroz koyun
sürülerinden küçük bir grup oluşturulmuş ve bunlarla Tahirova
melezlemelerine başlanmıştır. Bu çalışmanın amacı, İmroz koyunları bir
taraftan saf yetiştirme ve seleksiyonla diğer taraftan da Tahirova ile
melezleyerek süt ve döl verimi yüksek sütçü bir tip halinde ıslah
etmektir. Gökçeada koyunu adı verilen bu yeni tip üzerindeki çalışmalar
sürdürülmektedir.

Bu koyun üzerinde yapılan bir araştırmaya göre İmroz koyununda tek
doğumlar çoğunluğu oluşturur. İkizlik oranı ise % 20 düzeyinde
gerçekleşmektedir. Kuzular doğumda 3.7 kg , 3. ayda 21.1 kg canlı
ağırlık göstermektedirler. Ergin yaş canlı ağırlığı ise 33 - 52 kg
arasında değişmek üzere ortalama 40 kg’dır.

Aynı araştırmada 215 kayıta dayanarak hesaplanan laktasyon süt verimi,
27- 103 kg arasında değişmek üzere 53.6 kg.’dır. Değişim sınıfları 60 -
200 gün arasında olmak üzere ortalama laktasyon süresi 122.5 gündür.
Süt yönünden tanınmış yerli koyunlar içinde cüssesine oranla en çok süt
veren koyun ırklarından birisidir. Araştırmada İmrozlarda 1.41
düzeyinde nispi süt verimi hesaplamıştır.

Bir batına düşen kuzu sayısı üzerinde hesaplanan döl verimi 1. 19’dur.
İlk 4 ay içinde dişi kuzuların yaşama güçleri % 81.36 olarak
saptanmıştır.

İlk kırkımda yapağı verimi ortalaması 1.35 kg ergin yaşta ise 1.89
kg.’dır. Yerli ırk koyunlarımız içinde en uzun yapağıya sahip olan
İmrozlarda yapağı 36’S – 40’ S arasında bulunmakta ve kaba-karışıktır.

7.4. Kürk koyunları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Kimi koyun ırklarının körpe kuzularında yün örtüsü kıvrımlı, bükleli ve
kürk yapımına elverişli olur. Örneğin Güney Anadolu’da ve özellikle
Toros bölgesinde yetiştirilen ve Güney Karamanı denilen koyunların genç
kuzularından bukleli post elde edilir ve bunlardan iç kürk yapılabilir.
İvesi koyunlarının kuzularında da bir ölçüde bukleli ve iç kürk
yapımına uygun post elde edilebilmektedir. Bunlar iyi kaliteli
sayılmayan ve daha çok bölgesel gereksinmeleri karşılamaya yarıyan
küçük örneklerdir. Çok eski yıllardan beri Anadolu bu tip kürkler ve
eskiden kullanılan kalpaklar yapılmıştır. Asıl kürk koyunları denince
akla gelen ve dış kürk yapımı bakımından dünyanın her tarafında tanınan
Karagül koyunudur ve bu yönden Karagül rakipsiz bir hayvandır.

7.4.1. Karagül
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Karagül koyunları başlıca kuzularından kürk için post elde etmek
amacıyla yetiştirilir. Yağlı kuyruklu koyunlar grubuna giren bu ırkın
asıl yayılma alanı Güney Rusya, Türkistan, Özbekistan, Afganistan,
Pakistan ve İran’dır. En yüksek kaliteli Karagül postu Buhara’da elde
edilmektedir. Karagül koyunu bu bölgeden doğum ve Buhara’nın yerli
koyunudur. Yukarıda sayılan ülkelerden başka, Romanya, Macaristan,
Avusturya, Almanya, Fransa, İtalya, Güney Afrika, ırak ve Türkiye’de
Karagül koyunu yetiştirilmektedir.

Karagül adı, Karagül anlamına gelmek üzere Kara Kul köyünden
gelmektedir. Buhara, denizden 2500 metre yüksekte ve kurak bir iklime
sahiptir. Bitki örtüsü çok kuvvetli değildir. Bu koşullar altında ancak
çok dayanıklı koyun ırkları yaşayabilmektedir.

Kürk ticaretinde ençok rastlanan siyah renkli Karagül postlarıdır.
Arabi denilen siyah Karagül’lerin derisi koyun renklidir ve ayrıca
ağız, burun ve tırnaklarda da siyah lekeler görülür. Karagül’ün ikinci
tipi Kanberi denilen ve kahverengi post veren hayvanlardır. Gerek siyah
ve gerekse kahverengi Karagül koyunları uzun müddet elde tutulur ve
yaşlı koyun haline gelirlerse renk ağarır, daha çok kül rengine döner
ve kısmen beyazlaşır. Fakat bu duruma gelen analar doğurduklarında gene
eskisi gibi koyu renkli kuzu meydana getirirler. Üçüncü tip Karagül
mavimsi kül renklidir ve bunlara Şirazi denir. Bunların kuzularında
post kül renkli, kulak ve ayaklar mavimsidir. Kül renginin meydana
gelmesi, renkli ve renksiz kılların yan yana gelmesi ile olur. Renkli
kılların sayısına göre açık ya da koyu renk teşekkül eder.

Karagül koyunlarının yeni doğmuş körpe kuzuları güzel şekilli ve
desenli posta sahiptirler. Bu bukleler ve şekiller kuzu büyüdükçe
bozulur ve ilk günlerdeki gösterişini kaybederler. Bu bakımdan
bayanların rağbet ettikleri en iyi kalite kürkler 1 - 2 günlük iken
kesilen kuzulardan elde edilir. küçük kuzunun post kalitesi iyi olmakla
birlikte genişliği fazla değildir. Kuzu büyüdükçe daha geniş post
verir, ancak kalite düşer. Yeni doğan kuzuda kalın kıllar bir takım
şekillerin iskeletini oluşturur ve bu iskelet etrafına bir miktar ince
kıl sarılmıştır. Böylece çeşitli şekiller meydana gelir. Post üzerinde
çeşitli isimler alan, değerli ya da az değerli sayılan şekiller
görülür. Bu şekillerin bozulmaması için olası olduğu kadar kuzunun
erken kesilmesi gerekir. Ayrıca kesimden sonra şekillerin sürekli hale
gelmesi için postların özel usullerle terbiye edilmesi gerekir. Bu
işlerin usulüne göre yapılması ve postların en iyi şekilde
değerlendirilmesi için birçok ülkelerde büyük endüstri kolları
kurulmuştur.

Karagül koyunlarından doğan kuzuların iyi kalite post verip vermeyeceği
doğumu izleyen ilk günlerde yapılan muayene ile anlaşılır. İleride
damızlık olacak koç ve koyunların da muayeneleri ve seçimleri kuzu
devresinde yapılır. İlk 2-3 gün içinde yapılan muayene ile postların
değeri anlaşılır ve kartlara bunlar hakkında notlar yazılır. Kuzular
muayene edilirken, renk, bukle şekli ve büyüklüğü ile postun bukleler
bakımından bir örnekliliği incelenir. Ayrıca buklelerin parlaklığı
kıvrılma dereceleri ve şekilleri ile bunları meydana getiren kılların
tipleri incelenir. Bukleler, silindir, fasulye, bakla, gül ve tirbişon
gibi çeşitli şekiller gösterir. Tirbuşon şeklindeki bukleler değersiz
sayılır. Kıllar ne kadar sık ve bukleler de ne kadar bir örnek ve
parlak gözükür. Kürkün parlak olması da yine bu duruma bağlıdır. Bunun
aksi olursa, yani kılların uçları görülürse post mal renkli olur.

Karagül koyunları yağlı kuyrukludur. Koçlar boynuzlu. koyunlar ise
boynuzsuzdur. Vücut tipik karışık yapağı ile örtülüdür. Yapağı içinde
çok kalın, orta kalın ve ince kıllar bulunmaktadır. Kırkım ağırlığı 2-3
kg.’dır. Bu tip yapağının dokuma endüstrisinde fazla bir önemi yoktur.
Canlı ağırlık koçlarda 50-60 kg, koyunlarda 40-50 kg.’dır. Eti nispeten
lezzetli sayılır.

Karagül koyunlarının süt verimleri fazla değildir. Kuzuları erken
kesilen koyunlar 3 - 4 ay sağılır ve 35 - 40 kg. süt verirler.
Kuzularının hangi çağda kesildiği elde edilecek post tipine ve
kalitesine bağlıdır. Bu bakımdan çeşitli ülkelerde farklı yöntemler
uygulanmakta ve elde edilen postlar da yine çeşitli şekillerde
sınıflandırılarak değerlendirilmektedir. Postlar ne kadar küçük olursa,
bir kürk yapımı için o kadar fazla sayıda posta gerek duyulur ve böyle
kürkler kıymetli sayılır.

Türkiye’de küçük ölçüde Karagül yetiştiriciliği ****** Orman
Çiftliği’nde ****** zamanında başlamıştır. Bugün Kazova Tarım
İşletmesi’nde orta büyüklükte bir Karagül sürüsü vardır. Bu yetiştirme
kolu bizde henüz gelişmemiştir. Kimi yerli koyunlarımızla Karagül
arasında melezleme yaparak orta kalite kürk elde edilmesi için son
yıllarda çalışmalar yapılmıştır.

7.5. Kombine verimli yerli koyunlar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Islah edilmemiş yerli koyun ırkları, genel olarak tarımı iyi gelişmemiş
ülkelerde, kötü bakım ve besleme koşullarında yetiştirilebilirler.
Bunlar üzerinde sürekli bir ıslah çalışması yapılmadığından hem
cüsseleri küçük ve hem de verimleri azdır. Kimi ülkelerde bu
koyunlardan tüm koyun verimleri elde edilmek istenir. Süt, et ve
yapağıdan aynı zamanda yararlanılır. Bu neden de bu gibi koyunlar
kombine verim yönlü olarak kabul edilir. Yabancı ülkelerde yetiştirilen
kombine verimli yerli koyunlar ile Türkiye’de koyunculuğun bel kemiğini
oluşturan yerli koyunları ayrı bölümler halinde inceleyeceğiz.

7.5.1. Yabancı ülkelerde yetiştirilen kombine verim yönlü yerli koyunlar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Hemen her ülkenin kendine özgü yerli koyun tipleri vardır. Bu yerli
koyunlar tarımı ileri gitmiş ülkelerde çeşitli amaçlarla ele alınarak
ıslah edilmiş ve az çok değerlendirilmişlerdir. Avrupa’yı dikkate
alarak diyebiliriz ki Manş denizinden Marmara denizine bir hat çekecek
olursak, bu hattın kuzeyinde kalan ülkelerde yerli koyunlar yapağı et
yönünde ıslah edilmiş ve edilmektedir. Aynı hattın güneyinde kalan
ülkelerde ise yerli koyunlar süt verimi başta olmak üzere kombine yönlü
yada tipik süt koyunu olarak ıslah edilmeye çalışılmıştır. Bu ifade ile
açıkça şu noktayı ortaya koymuş oluruz; Kuzey Avrupa ülkelerinde yerli
koyunların ıslahında yapağı-et yönü başta gelmektedir. Ancak burada söz
konusu yapağı, merinos tipi ince yapağı değildir. Güneyde ve özellikle
Akdeniz havzasında ise süt yönü birinci planda dikkate alınmaktadır.
Nitekim koyun sütünden peynir yapımı Akdeniz ülkelerinde önemli bir
ekonomik konudur.

Asya ve Afrika gibi tarımın İyi gelişmediği ülkelerde yerli koyun
ırklarının hemen hemen doğaya terkedilmiş gibi geri bir sistem içinde
yetiştirildiğini görmekteyiz. Et. süt ve yapağı verimini aynı derecede
önemli sayan fakir çiftçi ailelerinde ve bazen de olanakları nispeten
iyi olan geniş sürülerde herhangi bir verim denetimi ve seleksiyon
yapmadan yürütülen bu koyunculuk şekli Türkiye’nin etrafında birçok
komşu ülkelerde görüldüğü gibi, kimi Güney Amerika, Afrika ve Asya
ülkelerinde de görülmektedir. Kaba-karışık yapağı, küçük yapı ve düşük
süt ve yapağı verimi bu yerli koyunların başlıca özelliğidir. Kimi
tiplerde lezzetli ve gevrek ete rastlanır. Bu tip yerli koyunlar çok az
masrafla yetiştirilmekte olduğundan az verimli olmalarına karşın yine
fakir aile işletmelerinin en büyük ekonomik dayanağı olmaktadır. Başka
bir deyişle o koşullarda çiftçinin gelir sağlayabildiği tek üretim
koludur. Hemen her ülkede gelişen tarıma koşut olarak bu tip
koyunculuğun da yavaş yavaş yönü değiştirilmeye çalışılmaktadır. Bu
bahsedilen kombine verim yerli koyunlar bugünkü dünya koyunculuğu
bakımından fazla bir değer taşımazlar. Ancak o ülkelerin köylü
işletmeleri bakımından yaşamsal bir değer taşıdıkları açıktır.

7.5.2. Kombine verim yönlü Türkiye yerli koyunları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Türkiye’de çok fazla koyun yetiştirilmesi ve koyunlarımızdan her türlü
verimin aynı zamanda elde edilmesi bizim için övünülecek bir durum
değildir. Kurak iklim, verimsiz toprak ve zayıf otlakların ortaya
koyduğu tarım koşulları başka herhangi bir üretim koluna uygun
düşmediği için böyle yerlerde koyunculuk yapılmaktadır. Bu koyunculuk.
halı-kilim tipi kaba yapağı ile hayvan başına çok düşük et ve süt
verimi için yapılmaktadır. Yurdumuzun her tarafından durum aynı
olmamakla birlikte, genel görünüm böyledir.

Türkiye yerli koyunlarının kombine verim yönlü olması, asırlardan beri
süregelen ihmalin sonucu olarak, doğa ne verirse onunla yetinmenin bir
sonucudur. Yerli koyunlarımızı, Yağlı Kuyruklular, İnce ve Yağsız
Kuyruklular olmak üzere iki grupta toplayabiliriz.

7.5.2.1. Yağlı kuyruklu yerli koyunlar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yağlı kuyruklu koyunlarımız içinde en önemlileri, Karaman, Dağlıç ve
İvesi’dir. Daha az önemli, yöresel tipler olarak da Hedik, Tuğ, Hemdin
ve Ödemiş’i sayabiliriz.

7.5.2.1.1. Karaman
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yerli koyunlarımız arasında. yayılış alanı ve sayı bakımından. Karaman
koyunları başta gelir. Bütün Orta ve Doğu Anadolu bölgesine yayılmış
bulunan bu ırk, tipik kara ikliminin hüküm sürdüğü bölgelerde yetişir
ve uzun asırlardan beri bu koşulları uymuşlardır. Batıda Sakarya
Havzası, Eskişehir ve Kütahya ile doğu sınırlarımıza kadar her yerde
yetiştirilen Karaman koyunları yayla hayvanı olarak tanınmış olup, kıyı
şeritlerinde görülmezler. Kurak iklimi, seyrek otlu fakir Anadolu
otlaklardaki koşullara uymuştur. Bu yerli koyun ırkı açlığa ve kötü
koşullara karşı dayanıklıdır. Kuyrukta toplanan yağ bir yedek besin
deposu görevini üstlenir ve açlık döneminde hayvanlar gereksinme
duydukları enerjiyi sağlamak için bu yağı kullanırlar.

İlkbahar aylarında yeşillenen Anadolu otlakları yaz içinde çok çabuk
sararır ve kurur. Bu koşullarda Karaman koyunları olabilirse yaylalara
çıkartılır ya da otlakta kurumuş otlarla anızlardan yararlandırılmaya
çalışılır. Kış ay düzenli bir yemleme ender görülür. Genel olarak karlı
otlaklardan otlamaya çalışan koyunlara iki üç aylık sert kış döneminde
biraz dane yem ile saman ve ender olarak ot verilir. Bu yüzden yaza
çıkarken koyunlar zayıf düşerler. Sert kışlarda açlık yüzünden büyük
kayıp verilir. Et, süt ve yapağı verimleri ile, yurdumuzda çoğunluğu
oluşturan fakir aile işletmelerine büyük destek olan Karaman koyunları
geri tarım koşullarının temsilcisidir. Bu koyunların ıslahı ya da
yerlerine daha iri yapılı etçi ırkların konması ileri sürülürken
herşeyden önce yukarıda açıklanan çevre koşullarının iyileştirilmesi
gerekir.

Düzenli ağıl ve barınaklardan yoksun olan Karaman koyunları ıslah
edilmemiş ilkel yerli ırkların en tipik örneğidir. Kaba-karışık
yapağılı, yağlı kuyruklu olan bu ırkta et kalitesi çok iyi sayılmaz.
Yağ kuyrukta toplandığından et lifleri arasında nadiren yağ çizgilerine
rastlanır. Etleri kuru ve sert olup, lifleri kabacadır. Genç ve iyi
besili hayvanlarda et nispeten daha iyi kalitelidir. Canlı ağırlık
koyunlarda 35 - 40 kg koçlarda 40-50 kg kadardır. Kuyruk iki parçalı ve
yandan bakınca alt kısmı yani üçüncü parçası S harfi şeklinde
kıvrılmıştır. Genel olarak koyunlar boynuzsuz, koçlar boynuzludur.

Karaman ırkının yapağısı tipik kaba-karışık yapağıdır. Kırkım ağırlığı
1.5- 2.0 kg kadardır. Yün içinde üst kaba kıllardan başka ölü kıllar ve
kemp karakterinde kıllar görülür. Böylece yapağıda birörneklik çok
kötüdür. Yapağı. halı-kilim tipi yapağı olarak kabul edilir. Malya ve
Ulaş Tarım İşletmeleri’nde yapılan seleksiyon çalışmaları sonunda
Karamanlarda nispeten bir örnek 50’S (C) sortimanda yapağı elde
edilmiştir. Seleksiyonla kaba kıllar ve öz kanalı içeren ölü kıllar
hızla azaltılabilmektedir.

Karaman koyunları 3-4 aylık bir laktasyon devresinde kuzunun emdiği
hariç, 25-30 kg süt verirler. Kimi bölgelerde ve iyi bakım-besleme
koşullarında süt verimi biraz daha yüksek olur. Renk bakımından iki
önemli varyete görülür. Bunlar Akkaraman ve Morkaraman’dır. Sayı
itibariyle yurdumuzda 20 - 25 milyon Akkaraman ve 8 - 10 milyon
Morkaraman koyunu bulunduğu tahmin edilmektedir.

7.5.2.1.2. Akkaraman
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Batıda Eskişehir’den ve Kütahya’dan başlayarak Doğuda Sivas’a kadar,
sahillere inmemek kaydıyla. bütün Orta Anadolu’da yetiştirilir. Vücut
beyaz olup, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarda siyah lekelere
rastlanır. Bu siyah lekeler vücuda sıçramaz ve vücut beyaz renkli
yapağı ile örtülüdür. Pek az koyunda vücutta siyah lekelere rastlanır.

Akkaraman koyunlarının yapağılarını inceltmek ve birörneklik bakımından
ıslah etmek için girişilen Merinos melezlemesi çalışmalarında
karşılaşılan en önemli sorun melezlerde görülen alacalık durumudur.
Belli vücut kısımlarına toplanan siyah renk melezlerde bütün vücuda
dağıtarak siyah-beyaz ve kahve rengi-beyaz alaca hayvanlar meydana
gelmektedir. Pek az oranda beyaz renkli bireyler de meydana
gelmektedir. Seleksiyon yolu ile alacalığın ortadan kaldırılması ya da
azaltılması önemli bir sorun oluşturmaz.

Akkaramanlar küçük başlı, nispeten yüksek bacaklı, düşük sağrılı ve dar
göğüslü olup, cidago yüksekliği ve vücut uzunluğu birbirine yakındır.
Canlı ağırlık bölgeye ve hayvanın yaşına göre değişmek üzere koyunlarda
35 - 50 kg arasında değişir. Süt verimi de sürüden sürüye farklılık
gösterir. Genel olarak 25 - 30 kg süt verdikleri kabul edilirse de kimi
bölgelerde ve iyi sürülerde ortalama süt verimi 50 - 60 kg’a çıkabilir.
Kuyruk orta büyüklükte ve 5 - 6 kg ağırlığındadır.

Güney Doğu Anadolu’nun kimi bölgelerinde Karakaş ismi ile tanınan
koyunlar da Akkaraman’ın başka bir tipidir. Bunların vücutları beyaz.
burun, yanak, göz etrafı ve tırnakları siyah olup, bazen vücuda
siyahlık sıçramıştır. Ayrıca kuyruğun üçüncü parçası, birinci parçadan
uzun olup, aşağıya doğru sarkmış durumdadır.

Orta Anadolu’da Akkaraman’ların daha fazla süt vermelerini sağlamak
için Gözlü Tarım İşletmesi’nde Akkaraman x İvesi melezlemesi
yapılmıştır. İkisi de yağlı kuyruklu olduğundan, melezlemeden ortaya
çıkan bu tip yine yağlı kuyruklu olmuştur.

Akkaramanlardan 3 - 4 kat daha fazla süt veren bu melez tipe Gözlü
Koyunu adı verilmiştir. Çevrede birçok yetiştirici süt verimi yüksek
olan bu tipe ilgi göstermektedir. Bu da gösteriyor ki, Orta Anadolu’nun
kurak koşullarında bile koyunda süt verimi üzerinde durmak
gerekmektedir.

7.5.2.1.3. Morkaraman
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Genel olarak doğu illerimizde kısmen kuzey doğu ve güney doğu
bölgelerimizde Mor yada Kızıl Karaman denen karaman varyetesi
yetiştirilir. Renkleri kızıldan mora kadar değişmekle birlikte göz,
ağız ve burun etrafı daha açık baş ve ayaklar vücuda nazaran daha koyu
renklidir. Kuzular doğumda, mordan siyaha kadar değişik renk
gösterirler ve bazen de daha açık renkli doğarlar. Erkek ve dişilerde
boynuzlu ve boynuzsuz olanlara rastlanır. Dişiler küçük boynuzlu,
koçlar büyük helezoni boynuzlu olurlar. Canlı ağırlık ve cüsse
bakımından Akkaramanlardan daha büyüktür.

Morkaramanlar buyük yağlı kuyruklu olup kuyruk omurları 12 - 17
arasında değişir ve çoğunlukla l3’tür. Kuyruğun şekli ve topladığı yağ
miktarı bölgeye ve bakım-besleme durumuna göre değişir. Kuyruğun vücuda
birleştiği yerden ya da onun biraz önünden kuyruk yağı başlar. Kuyruk
üç parçadan ibarettir. Birinci kısım yuvarlakça, uzunluk ve genişliği
değişebilen bir yağ kitlesidir. İkinci kısım daha küçük olup, kalp ya
da koni şeklindedir. Büyüklüğü besleme durumuna göre değişir. Üçüncü
kısım kuyruk ucudur. Kuyruk ucu genel olarak aşağıya düşüktür. Kuyruk
omurları iki defa bükülme yaptığından yatık S şekli meydana
gelmektedir, Bükülmelerin kaçıncı omurlar üzerinde görüldüğü üzerinde
bir takım incelemeler yapılmıştır, bükülmeler çoğunlukla 3. ve 8.
omurlarda görülmektedir. Bu bakımdan Ak ve Morkaramanlar arasında bazı
ufak farklar vardır. Kuyruk ağırlığı Akkaramanlardan biraz daha fazla
olup, ortalama 6-7 kg kadardır. Fakat bazen Morkaramanlarda 15 - 20 kg.
ağırlığında kuyruğa rastlanır.

Canlı ağırlık da Akkaramanlardan fazladır ve koyunlarda ortalama 45 -
50 kg, koçlarda ise 50- 60 kg ve kimi sürülerde 70 kg kadardır. Süt
verimleri 25 - 30 kg’dır. Bazan daha yüksek süt veren sürülere de
rastlanır. Yapağı kaba-karışık yapağıdır. Yapağı sıklığı ve yumuşaklığı
Akkaramanlardan daha iyidir.

7.5.2.1.4. Güney Karamanı
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Güney ve Güney Batı illerinde ve özellikle Toros bölgesinde
yetiştirilen ve Karagüle daha çok benzeyen bu tip Karaman’ın bir
varyetesi olarak kabul edilir. Siyahtan kül rengıne kadar renk nüansı
gösterirler. Ergin hayvanlar kül renklidir, Genç kuzularda nispeten
güzel bukleli postlar görülür. Karagül ve benzeri kürk yönünde
yetiştirme bakımından ve melezleme maksadıyla bu varyeteden yararlanma
söz konusudur. Kuyruk nispeten küçüktür. Yapağı ve süt verimleri diğer
Karamanlar gibidir.

7.5.2.1.5. Dağlıç
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Dağlıç koyunları Batı Anadolu Eskişehir, Kütahya, Afyon, Aydın, Muğla
ve kısmen Isparta, Burdur ve Antalya illerinde yetiştirilmektedir.
Kıvırcık ve Karaman koyunlarıyla meydana gelen melezlemeler sonucu
Dağlıç’tan farklı başka tipler de meydana gelmiştir. Kıvırcık x Dağlıç
melezlerine Kama Kuyruk, Dağlıç x Karaman melezlerine de yöresel olarak
Çandır ve Kesbir adları verilmektedir.

Dağlıç’ta vücut beyaz olup. ağız, burun ve göz etrafında siyah ve
kahverengi lekeler görülür. Genel olarak koyunlar boynuzsuz, koçlar
büyük helezoni boynuzludur. Alaca ve siyah renkli Dağlıç koyunları da
vardır. Yetiştiriciler, kara gözlüleri, kulaklarının yarısı ve
ağız-burun kısmı siyah olanları tercih ederler. Siyah alaca vücutlu
olanların siyah lekeleri yaş ilerledikçe ağarır ve kırçıl renge döner.

Kuyruk tek parça, oval ve kısmın uzunca olup, uca doğru nispeten
daralıp sivrilme görülür. Kuyruğun orta kısmında bir oyuk (mizahe)
görülür ve kuyruğu iki kısma böler. Yağsız kuyruk ucu, şekil ve yön
itibariyle çok değişiklik gösterir.

Canlı ağırlık. otlak koşullarında 30-40 kg besili olanlarda 45-50 kg.
kadardır. Et kalitesi Kıvırcık ve Karayakalardan sonra gelmek üzere iyi
sayılır. Yapağı kaba-karışık tipte 46’S – 50’S (C-E) sortimanında olup,
kırkım ağırlığı 2 kg kadardır. Oldukça sağlam ve kuvvetli olan dağlıç
yapağısı iyi bir hali yapağısı sayılır. Halıcılığın iyi geliştiği
Isparta ve Göller Bölgesinde Dağlıç koyunu yetiştirilir. Dağlıç
sürülerinde nispeten ince yapağılılar planlı bir seleksiyonla ayrılıp
bunlar üzerinde yetiştirme yapılırsa spor kumaş için uygun tipte yapağı
elde edilebilir. Canlı ağırlık ve et verimi de geliştirildiği takdirde
değerli bir ırk olabilir. Süt verimleri 25 - 30 kg.’dır. Yurdumuzda 6-7
milyon kadar Dağlıç koyunu vardır.

Dağlıç ırkının ıslahı konusunda E.U. Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü
Acıpayam Tarım İşletmesi’nde bir çalışma yürütmektedir. Kuyruğu
küçültmek süt ve döl verimini arttırmak suretiyle yürütülen bir
çalışmada İvesi ve Doğu Friz ırklarından yararlanılarak üçlü melez
Acıpayam Koyunu geliştirilmiştir.

7.5.2.1.6. İvesi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yurdumuzun Güney Doğu Bölgesine has bir yerli koyun olan İvesiler süt
veriminde gösterdikleri üstünlük nedeniyle mümkün olan her bölgede
yetiştirilmekte ve hızla yapılmaktadırlar. Süt tipi koyunlar bahsinde
de bu konuda açıklama yapılmıştır. Ceylanpınar Tarım İşletmesi’nde bir
İvesi sürüsü kurulmuştur. Diğer yerli koyunlarımız gibi kötü koşullarda
yetiştirilen İvesi koyunlarını süt yönünden geliştirmek için ayrı bir
dikkate ve önemle ele almak zorundayız. Ayrıca İvesi ile yapılacak
melezlemelerden yeni tiplerin elde edilmesi de izlenmesi gereken ayrı
bir konudur.

7.5.2.1.7. Herik (Yöresel yağlı kuyruklu koyun ırkları)
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Amasya, Sivas, Çorum ve kısmen Samsun, Trabzon ve Rize bölgelerinde
yetiştirilen bu koyun kuyruk yapısı bakımından Dağlıç’ı andırır ve
fazla önemli olmayan bir bölgesel tiptir. Kimi kaynakçada bu koyuna
Amasya Heriği de denilmektedir. Kimi bölgelerde halk arasında yanlış
olarak, kuyruk yapısı nedeniyle. Dağlıç olması gereken koyunlara da
Herik denmektedir. Halbuki bunların kuyruğu Dağlıç’tan farklıdır.
Dağlıç’ta kuyruğun esas yağlı kısmı, arkadan bakılınca uzun ve oval
şekle yakın ve yassıdır. Kuyruğun aşağıdaki uç kısmı ise yağsızdır ve
kuyruk ortasında oyukluk (mizabe) vardır. Herik koyunlarında ise
kuyruğun yağı yukarıda geniştir ve aşağıya doğru indikçe daralır.
Kuyruk ucunda birden bire yağsızlaşan sivri kısım yoktur, yağ kitlesi
kuyruk ucuna doğru olarak daralmaya devam eder.

7.5.2.1.8. Tuj (Yöresel yağlı kuyruklu koyun ırkları)
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yağlı kuyruklu olan bu koyunda, kuyruk çok kısa ve kuyruk omurları orta
kısımda yukarıya doğru bükülmüş ve yağsız uç kısmı aşağıya doğru
yönelmiştir. Doğu Bölgelerimizde Kars, Ardahan ve Iğdır çevrelerinde az
sayıda yetiştirilen bu koyunlar beyaz renklidir. Yapağıları
kaba-karışık yapağıdır.

7.5.2.1.9. Hemşin (Yöresel yağlı kuyruklu koyun ırkları)
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Karadeniz kıyıları ile Kuzey Doğu Bölgelerimizde ve özellikle Artvin
havalesinde yetiştirilen bölgesel bir koyun tipidir. Kuyruk dibi yağlı
olup aşağıya doğru uzayan yağsız bir uç kısmı vardır. Renk çoğunlukla
kahverengi olur. Ancak siyah ve açık renkler de görülebilir. Yapağıları
kaba-karışık cüsseleri karaman gibi, etleri orta ve süt verimleri de
azdır.

7.5.2.1.10. Ödemiş (Yöresel yağlı kuyruklu koyun ırkları)
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Batı Anadolu’da Ödemiş çevresinde yetiştirilen büyük yağlı kuyruklu bir
koyun tipi vardı. Üzerinde esaslı bir inceleme yapılmamış olmakla
beraber bunun da diğer ırklardan farklı bir mahalli tip olduğu kabul
edilebilir.

Verimleri:

Et : Et kalitesi düşüktür. Canlı ağırlık koyunlarda 40 - 50 kg, koçlarda 50 - 60 kg’dır.
Süt : Toplam sağdan süt 150 kg’a çıkabilmektedir.
Yapağı : Kısa yapağılı olup, yapağı verimi 1-1.5 kg’dır.
Dış yapı özellikleri:

Beyaz yapağı örtüsü içinde tek tek bazen küçük kümeler halinde siyah ve kahverengi kıllara rastlanmaktadır.
Baş, kulak ve ayaklarında kahverengi lekeler vardır. Lekeleri siyah ve morumsu olanlar da vardır.
Genel olarak koçlar boynuzlu, koyunlar içinde boynuzlu ve boynuzsuz olanlar görülmektedir.
Uzun yağlı kuyrukludur.
Genellikle bol süt verdiklerinden gelişmiş bir memeye sahiptirler.
Memeler fazla sarkık olmayıp, meme uçları kalın, hafifçe yana dönüktür.

7.5.2.2. Yağsız ince uzun kuyruklu yerli koyunlar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://guvercin-forum2009.yetkinforum.com
admin
Arapcı
avatar

Cinsiyet : Erkek

Mesaj Sayısı : 1328

Mesaj Puan : 19665
Rep Puanı : 17
Kayıt tarihi : 05/10/09 Yaş : 34

Nerden : ist
Lakap : Arapcı

MesajKonu: Geri: Koyun Irkları Ve Koyun Tipleri   Perş. Ara. 17, 2009 12:09 am

Yağsız ince uzun kuyruklu koyun ırklarımızı içinde en önemli olanlar
Kıvırcık ve Karayaka koyunlarıdır. Bir de süt tipi koyunlar bölümünde
açıklanan ve yurdumuzda az sayıda varolan Sakız koyunları vardır.

7.5.2.2.1. Kıvırcık
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yurdumuzun batı bölgesinde ve özellikle saf olarak en çok Trakya’da
yetiştirilen Kıvırcık koyunları, Balkan Ülkelerinde ve Güney Rusya’da
yetiştirilen Çigaya koyunları ile akraba kabul edilir. Çünkü her ikisi
de yağsız ince uzun kuyruklu olup et, süt ve yapağı verimleri diğer ırk
özellikleri bakımından aralarında büyük benzerlik vardır.

Kıvırcık koyunun benzeri ve akrabası olan Çigaya koyunu Balkanların en
değerli koyun ırklarından biri olup, özellikle Yugoslavya ve Romanya’da
üzerinde önemle durulmaktadır. Uzun yıllardan beri yapılan çalışmalar
sonun da süt, et ve yapağı yönünde yeni kombine verimli yüksek değerli
Çigaya koyun sürüleri elde edilmiştir.

Türkiye’de Kıvırcık koyunu en Yoğun olarak Trakya’da yetiştirilir.
Ayrıca Ege ve Marmara Bölgelerinde de yaygındır. Sayıları 6-7 milyon
tahmin edilebilir. Bu bölgede geniş peynir ve yoğurt endüstrisi
Kıvırcık koyunlarından elde edilen süte dayanır. Bundan dolayı
Trakya’da en önemli koyun verimi süttür ve genel olarak inek sütünün
iki katı fiyatla satılır.

Kıvırcıklar diğer yerli koyunlarımıza oranla belirli derecede fazla süt
verirler. Sürü ortalaması olarak kuzunun emdiği hariç, 45 - 50 kg olan
süt verimi biraz seçilmiş ve iyi yetiştirilmiş sürülerde 60 - 70 kg’a
kadar süt verimi görülür.

Trakya’da Kıvırcıklar üzerinde geniş bir ıslah çalışması yapılmamıştır.
Yalnız Lüleburgaz’da Türkgeldi Tarım lşletmesi’nde 1954 yılından beri
E.U Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü tarafından yürütülen çalışmalar bu
ırkta kombine verim yönüne doğru başarı elde etmenin mümkün olduğunu
göstermiştir. Bu çiftlikte yapılan araştırmada iki tip Kıvırcık koyunu
elde edilmeye çalışılmıştır. Bunlardan biri Süt Tipi Kıvırcık ve
ikincisi de Yapağı Et Tipi Kıvırcık’tır. Esasen tabii durumda halk
sürülerinde bile bu iki tip eskiden beri dikkati çekmektedir. Et tipine
uyanlar daha dolgun butlu, yuvarlakça ve alçak yapılı, süt tipine
uyanlar ince kemikli, uzun vücutlu ve yüksek ayaklıdır. Verim denetimi
ve kayıt sistemine dayanan seleksiyon çalışmaları ile bu tipler
saptanmaya ve bu iki yönde ıslah edilmiş kıvırcık tipleri ortaya
konmaya çalışılmıştır. Süt tipi kıvırcığın Batı Anadolu Bölgesinde
yayılması ve tutulması ve yapağı-et tipinin de uygun bölgelerde
yetiştirilmesi düşünülmüştür. Yapağı-et tipi saf kıvırcık son yıllarda
artık belirli bir tip olarak meydana gelmiş bulunmaktadır. Süt Tipi
Kıvırcık koyununun sadece seleksiyon yolu ile meydana getirilmesi çok
yavaş ilerleme sağladığından az miktarda Doğu Friz kanı katılması
üzerinde durulmuştur. Son çalışmalarda, kıvırcıkta iki tipin
oluşturulması bir kenara bırakılmış, sadece sütlü, doğurgan tek tip
ıslah edilmiş kıvırcık üzerinde durmanın doğru olacağı düşünülmüştür.
Süt yönünde çalışmalar ise Tahirova x Kıvırcık melezlemesi yapılarak
yeni Türkgeldi tipini meydana getirme yönüne çevrilmiştir.

Kıvırcık koyunları sürü halinde yetiştirilmeye alışmış hayvanlardır.
Süt koyunu olarak bu önemli ve değerli bir özellik sayılır. Diğer yerli
koyunlarımızda görülen dayanıklılık ve çeviklik kıvırcıklarda da
vardır. Et ve yapağı bakımından da değerli özelliklere sahip olduğundan
diğer koyunlarda farklı olarak kombine verim yönlü bir koyun olarak
kabul edilmesi gerekir. Kıvırcık koyununun eti Türkiye koyunları içinde
lezzet ve kalite bakımından birinci sırayı alır. İstanbul piyasasında
kıvırcık eti en fazla tutulan ettir. Hatta fiyatı bile diğer koyun
etlerinden yüksektir. Batı Anadolu Bölgesinde kıvırcık ya da bunun
melez tipleri ve değişik varyeteleri geniş ölçüde piyasada görülür ve
Karaman koyunu etinden here zaman farklı tutulur.

Kıvırcık koyunları beyaz vücutlu, beyaz başlı, ender olarak siyah
lekeli ve hatta alacalara da rastlanır. Siyahlara Karnabat kıvırcığı
denir ve miktarı azdır. Türkiye’de en çok yayılmış olan tip beyaz
kıvırcıklardır. Yapağıları Türkiye yerli koyunları içinde nispeten
ince, bir örnek, yumuşak ve kıvrımlı olmakla ayrı bir üstünlük
kazanmıştır. Biraz dikkatli bir seleksiyonla 3-4 generasyon da
Kıvırcıklardan 56’S (B) kalitesinde 2.5 - 3 kg yapağı elde etmek
mümkündür.

Türkgeldi Tarım İşletmesinde yapılan çalışmalardan elde edilen sonuçlar
çok umut vericidir. Yukarıda söylenenleri doğrular niteliktedir.
Kıvırcık yapağılarında kaba kıl ve kemp nisbeti azdır ve seleksiyonda
yapağıda bir Örneklik bir kaç generasyonda belirli derecede
arttırılabilmektedir.

Kıvırcık ırkında koyunlarda canlı ağırlık 35-40 kg koçlarda 45-50 kg
kadardır. Kuyrukta yağ toplanmaz, yağ et lifleri arasında dağılır ve
böylece etin lezzeti artar ve yumuşak olur. Özellikle süt kuzusu ve
biraz daha iri besi kuzusu olarak Kıvırcık yetiştirilmesi önemli gelir
sağlar.

Kıvırcık koyunları boynuzsuz, koçları boynuzludur. Bu ırkta döl verimi
çok yüksek değildir. İkiz doğuranlara rastlanır. İyi bakım ve besleme
koşullarında ikizlik oranı yüksektir.

Türkiye’de merinoslaştırma çalışmaları daha çok melezleme şeklinde
yürütülmüştür ve ilk melezleme kıvırcıklarda yapılmıştır. Özellikle
kıvırcığın beyaz renkli olması ve melezlerde herhangi bir renk
sorununun ortaya çıkmaması önemli bir üstünlük oluşturur. Ancak,
kıvırcık bölgesinin önemli bir koyun sütü ve peynir bölgesi olması bu
çalışmaların hızla yayılmasına engel olmuştur. Böylece Trakya
Bölgesinde kıvırcıkların merinosla melezlenmesi durdurulmuştur. Böyle
bir melezlemeye yeniden başlanmaması üzerinde titizlikle durulmalıdır.

7.5.2.2.2. Karayaka
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yağsız, ince uzun kuyruklu koyun ırklarından ikincisi olan Karayakalar,
Sinop’tan Trabzon’a kadar Karadeniz Kıyı Bölgesi ile Tokat, Amasya ve
Niksar çevresinde yetiştirilirler. Sayıları çok fazla değildir. 2-3
milyon kadar tahmin edilebilir. Vücutları beyaz olup, baş, kulak ve
bacaklarda siyah lekeler vardır, ince uzun yağsız kuyruklu ve çok kaba
ve uzun yapağılıdır. Et kalitesi hemen kıvırcıkların arkasından gelmek
üzere çok iyidir. Bunlarda da kıvırcıklarda olduğu gibi et lifleri
arasında yağ toplanır.

Karayakalar et süt ve yapağı olmak üzere kombine verim yönlüdür. Süt
verimleri azdır. Kuzunun emdiği hariç ortalama 25-30 kg süt verirler.
Çoğunlukla kıyı şeridindeki Çarşamba ve Bafra ovalarında geçirir, yazın
da çeşitli yaylalara çıkarılır. En tanınmış yaylalar Giresun’un Karagöl
ve Ordu’nun Perşembe yaylalarıdır.

Karayaka’lar içinde Karagöz ve Çakrak olmak üzere iki tip vardır.
Karagözde vücut beyaz. Ağız, burun ve göz etrafında siyah lekeler
vardır. Çakrak denilen tip ise daha çok Giresun’un Keşap ilçesınde
bulunur. Bu tipde de vücut beyaz, baş ve kulaklar siyah renkli, ayaklar
da ya tamamen siyah ya da lekelidir. Çakraklar, Karagöllerden daha
alçak yapılıdır. Her iki tipte de başta hotoz vardır.

Karayaka yapağısı çok kabadır. Türkiye yerli koyunları içinde en kaba
yapağı bu ırkta görülür. Kırkım ağırlığı 1.5-2 kg kadardır. Yapağı
sortimanı 40’S-46’S (E-F) kabul edilir. Bu ırkta yapağıdan çok et
verimi önde gelir ve et yönünden ıslah edilmesi en uygun yol olur.
Canlı ağırlık 45-50 kg olup, Karamanlar gibi kabul edilir. Fakat kimi
örneklerde canlı ağırlık 60 kg’a kadar çıkar. Koçlar içinde 75 kg
gelenler vardır. Canlı ağırlık, bakım-besleme ve cinsiyete göre çok
değişiklik gösterir. İstanbul piyasasında karayakalar kıvırcığın yerine
geçebilmektedir.

7.6. Türkiye melez yeni koyun tipleri
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

7.6.1. Yapağı verim yönü tipler (Merinos tipleri)
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Türkiye dokuma endüstrisinin gereksinme duyduğu nitelikli yapağı
gereksinmesini karşılamak üzere uygulana gelen merinoslaştırma
çalışmaları sonucunda elde edilmişlerdir. Bu tiplerin başlıcaları;
Karacabey Merinosu, Malya koyunu, Anadolu Merinosu ve Konya Merinosudur.

Genel özellikleri:

Yapağı verim yönlüdürler, yapağıları gerek nicelik gerekse nitelik açısından yerli koyunlardan üstündür.
Vücut, baş ve ayaklar beyazdır. Kuyruklar, Malya dışında ince ve uzundur.
Yerli ırklara göre daha hızlı gelişirler canlı ağırlıklar da yerlilerden yüksektir.
Malya dışında yağlı kuyruklu yerli ırklar doğal olarak aşma yeteneğine sahip değillerdir.
Tiplerde merinos genotipi düzeyine bağlı olarak özellikle Orta Anadolu koşullarında uyum zorlukları gözlenir.
7.6.1.1. Karacabey Merinosu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

Alman-Et Merinosları ile Kıvırcık koyunlarının çevirme melezlemesi
yöntemiyle çiftleştirilmesi sonucu elde edilmişlerdir. Yaklaşık % 90-95
merinos genotipi taşırlar.

Dış yapı özellikleri

Vücut, baş ve bacaklar beyazdır. Kuyruklar ince ve uzundur. Koyunlar
boynuzsuzdur. Koçlar boynuzlu olabilir. Kıvırcığa göre boyun kuvvetli
ve geniş, sırt düzgün ve geniş sağrı geniş ve az düşük, butlar dolgun
ve derindir. Yapağı bir örnek ve incedir. Canlı ağırlık ortalama 50-55
kg’dır.

Verim özellikleri

İkizlik oranı % l Kuzulama gelişme hızı kıvırcığın üzerindedir.
Laktasyon süt verimi 3-3.5 kg’dır. Sortimanı S.’dir. Lüle uzunluğu 6.5-
7.0 cm’dir.

Yayıldığı bölge

Karacabey Tarım İşletmesi’nde geliştirilmiştir. Güney Marmarada yayılmıştır.

7.6.1.2. Malya Koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

Alman-Et Merinoslarının Akkaraman koyunlarıyla birleştirme
(kombinasyon) melezlemesi yöntemiyle çiftleştirme oluşturulmuşlardır.
Bu amaçla önce Merinos x Akkaraman birinci geriye melez döller (G1)
elde edilmiştir. Bu G1 ‘lerin dişileri vücut yapıları oldukça iri,
yapağı ve döl verimi üstün Akkaraman koçlarına verilerek % 35-40
düzeyinde merinos genotipi taşıyan yarım yağlı kuyruklu Malya tipleri
oluşturulmuştur.

Dış yapı özellikleri

Vücut beyazdır, baş ve bacaklarda siyah lekeler bulunabilir. Kuyruk
yarım yağlı kuyruk yapısındadır. Yapağı verim özellikleri bakımından
Akkaramandan üstündur. Vücudu daha incedir. Canlı ağırlık ortalama
45—50 kg’dır.

Verim özellikleri

Doğumda kuzu sayısı 1.1O’dur. Gelişme hızı Akkaraman üstündedir. Kirli
yapağı verimi 2.4—2.8 kg arasında değişir. Yapağı inceliği 26—28
mikrondur.

Yayıldığı bölge

Orta Anadolu ‘da Malıya Tarım İşletmesi ‘nde elde edilmiştir. Bu bölgede Akkaramanların ıslahında kullanılmaktadır.

7.6.1.3. Anadolu Merinosu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

Alman Et Merinosları ile Akkaramanların melezlemesiyle elde edilmişlerdir. Bu merinos tipi %75-80 merinos genotipi taşır.

Dış yapı özellikleri

Vücut, baş ve bacaklar beyazdır. Lekelilik istenmez. Yapağı uzun, sık
ve bir örnektir. Koyunlar boynuzsuzdur. Koçlar boynuzlu olabilir. İri,
derin ve geniş yapılı bir vücuda sahiptir. Kuyruk ince ve kısadır.
Canlı ağırlık ortalaması 55-60 kg’dır.

Verim özellikleri

Doğumda kuzu sayısı yaklaşık 1.20’dir. Doğum ağırlığı 4.5-4.7 kg ve
sütten kesim ağırlığı 19.3-19.6 kg arasında değişir. Laktasyon süresi
120 gün civarındadır. Laktasyon süt verimi ise ortalama 70 kg’dır ve bu
miktar 30-100 kg arasında değişir. Kirli yapağı verimi 3-3.5 kg
düzeyindedir. Yapağı inceliği 22 mikrondur.

Yayıldığı bölge

Orta Anadoluda Gözlü Tarım İşletmesi’nde oluşturulmuştur.
Akkaramanların ıslahında kullanılmaktadır. Ayrıca saf yetiştiriciliği
de yapılır.

7.6.1.4. Konya Merinosu (Orta Anadolu Merinosu)
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

Konya Merinosu, G2 ve G3 düzeyindeki Alman Et Merinosu Akkaraman melezi
koyun ve koçların kendi aralarında çiftleştirilmesiyle elde
edilmişlerdir. Bu tiplerde merinos genotipi % 85’in üstündedir.

Dış yapı özellikleri

Vücut baş ve Bacaklar beyazdır. Kuyrukları ince ve uzundur. Koyunlar ve
koçlar boynuzsuzdur. Yapağı örtüsü bir örnek ve incedir. Akkaramanda
göre iri, derin ve geniş yapılı bir vücuda sahiptirler. Canlı ağırlık
ortalaması 55-60 kg’dır.

Verim özellikleri

Doğumda kuzu sayısı 1.45’dir. Kuzularda doğum ağırlığı 4.5-5.0 kg
arasında değişir. Laktasyon süt verimi 40-50 kg laktasyon uzunluğu
140-150 gündür. Kirli yapağı verimi ortalaması 3.7 kg’dır. Lüle
uzunluğu 7-9 cm’dir. Sortimanı 60-64’S’dir.

Yayıldığı bölge

Konya Tarım İşletmesi’nde geliştirilmiştir. Akkaramanların ıslahında ve saf yetiştirme amacıyla kullanılmaktadır.

7.6.2. Et-yapağı verim yönlü tipler
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yerli koyun ırklarının et-yapağı verimi yönünde ıslahı amacıyla
yararlanılan başlıca ırklar Rambouıllet, ile de France ve Texel
olmuştur. Bu ırkların kimilerinden yararlanılarak Ramlıç (Çifteler) ve
Menemen gibi koyun tipleri oluşturulmuştur. Son olarak 1987 yılında
Border Leicester, Hampshire, Dorset Down, Lıncoln ve Alman Siyah Başlı
Elçi koyunu gibi etçi kimi kültür ırkları yurdumuza getirilmiştir.

Genel özellikleri:

Bu tipler et verim yönlüdürler. Büyüme hızı ve karkas kalitesi gibi özellikler açısından üstün özelliklere sahiptirler.
Yapağı verim özellikleri orta-kalite (semi-fine)’dir.
Vücut, baş ve bacaklar beyazdır. Kuyrukları incedir.
Genel olarak kasaplık kuzu üretiminde baba soy olarak kullanılmak üzere oluşturulmaktadırlar.
7.6.2.1. Ramlıç (Çifteler)
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

Dağlıçın varolan koşullardaki yüksek yaşama gücü ile Rambouıllet
ırkının iyi olan et ve yapağı verim özelliklerini birleştiren bir koyun
tipidir. Ramlıç koyunu, % 65-70 Rambouillet + % 30-35 Dağlıç genotipi
taşımaktadır.

Dış yapı özellikleri

Vücut, baş ve bacaklar beyazdır. Kuyruk ince ve uzundur. Koyunlar
boynuzsuzdur. Koçların ise yaklaşık % 50’si boynuzludur. Vücut Dağlıça
göre oldukça iyi ve etçi koyun görünümündedir. Yapağı örtüsü ince ve
bir örnektir. Canlı ağırlık ortalaması 50 kg ‘dır.

Verim özellikleri

İkizlik % 10 düzeyindedir. Kuzu doğum ağırlığı 4.0-4.5 kg’dır. Dördüncü
ay ağırlığı ortalama 30 kg’a erişir. Laktasyon süt verimi 70 kg
civarındadır. Kirli yapağı verimi 3.0 kg’dır. Sortimanı 60-64’S’dır.
Lüle uzunluğu 7.0 cm.’dir.

Yayıldığı bölge

Çifteler Tarım İşletmesi oluşturulmuştur.

7.6.2.2. Menemen koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

İle de France koçları ile Tahirova koyunlarının melezlenmesiyle
oluşturulmaktadır. Bu tipde hızlı gelişme özelliği ile de France’dan
süt ve döl verimi düzeyi ve et kalitesi Tahirova’dan sağlanmaktadır.
Menemen tipi ortalama olarak %75’lerde France + %25 Tahirova genotipi
içermektedir.

(Amaçlanan) Dış yapı özellikleri

Vücut, baş ve bacaklar beyazdır. Yağsız ince kuyrukludur. Etçi koyun
görünümündedir . Bir başka deyişle iri bir baş, kısa kalın boyun, derin
göğüs, geniş sırt, kalın ve kısa bacaklılık ve dolgun bir buta
sahiptir. Koyunlar ve koçlar boynuzdur. Yapağı örtüsü bir örnek ve orta
kalitedir.

(Amaçlanan) verim özellikleri

Doğum başına kuzu sayısı 1.30-1 .50’dir. Doğum ağırlığı 50-60 kg’dır.
Dördüncü ay ağırlığı 35-40 kg’dır. Süt verimi 150 litre, laktasyon
süresi 120 gündür. Yapağı verimi 4-5 kg’dır.

Yayıldığı bölge

E.Ü. Ziraat Fakültesi Menemen Uygulama Çiftliği’nde oluşturulmaktadır.

7.6.3. Süt ve döl verim yönlü tipler
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Özellikle Batı Anadolu’da oluşturulan süt ve döl verim yönlü koyun
tiplerinin başlıcaları, Tahirova, Sönmez, Acıpayam ve Türkgeldi tipleri
ile ara kademe olarak kullanılan Asaf tipidir.

Genel özellikleri

Genelde süt ve döl (et) verim yönlü tiplerdir. Ancak aynı zamanda kuzu
eti üretimi için uygun ana ve baba soylar olma özelliğine de
sahiptirler.
Erken yaşta damızlıkta kullanılabilir.
Verim güçleri (süt, döl, yapağı) yerli ırklara göre en az 2-3 kat daha fazladır.
Oluşturuldukları bölgelerin iklim ve çevre koşullarına uyum yetenekleri yüksektir.
Kimileri örneğin Acıpayam ve Asaf tipleri yağlı kuyruklu yerli koyunlar doğal olarak aşabilir.
Sürü koyunculuğundan daha çok küçük sürü koyunculuğu ve aile tipi koyunculuğa uygun özellik gösterirler.
7.6.3.1. Tahirova koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

Tahirova, D. Friz x Kıvırcık birleştirme (Kombinasyon) melezlenmesiyle
oluşturulmuştur. Tip, %75 D. Friz + % 25 Kıvırcık genotipi içermektedir.

Dış yapı özellikleri

Vücut, beyaz ve lekesiz, ince ve uzun kemik yapılıdır, yüz çıplak boş
koçbaşı şeklindedir. Kuyruk ince ve yapağısızdır. Boy (cidago
yüksekliği) 65- 70 cm vücut uzunluğu 65-70 cm, göğüs uzunluğu 95-100 cm
dolayındadır. Koyunlar boynuzsuzdur. Koçlarda boynuzlulara rastlanır.
Meme, bezci ve geniş meme yapısındadır. Ergin yaş canlı ağırlık
koyunlarda 55-60 kg koçlarda 80-90 kg’dir.

Verim özellikleri

Doğumda kuzu sayısı 1.60-1 .80’dir. Kuzuların doğum ağırlığı 4.0-4.5
kg’dır. Üçüncü ay canlı ağırlığı 28-30 kg bulur. Laktasyon süresi
200-240 gün laktasyon süt verimi 250-300 kg’dır. Yapağı verimi 3-4
kg’dır. Yapağı inceliği 50 S’ dan yüksektir. Birörnek ve ölü kılsızdır.

Yayıldığı bölge

Tahirova Tarım İşletmesi’nde oluşturulmuştur. Tahirova tipi, Güney
Marmara, Trakya ve Ege Bölgesi’nde yerli koyunların ıslahında ve yeni
koyun tiplerinin elde edilmesinde başarıyla kullanılmaktadır. Anılan
yörelerde yaklaşık 300—500 bin arasında değişen Tahirova melezi koyun
vardır.

7.6.3.2. Sönmez koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

Sönmez tipi elde etmek üzere Sakız koç ve Tahirova koyun melezlenmekte,
elde edilen melez döller ikinci aşamada Tahirova koçlarıyla
çiftleştirilmektedir. Bu şekilde oluşturulan tip, %25 Sakız + %75
Tahirova genotipi içermektedir.

(Amaçlanan) Dış yapı özellikleri

Beyaz, lekesiz, yüksek ve sağlıklı bir vücut yapısına sahiptir.
Koyunlar boynuzsuzdur, koçlarda küçük boynuzlulara rastlanabilir. Uzun
ve geniş sırtlı dolgun ve yüksek sağrılıdır. İnce ve yağsız
kuyrukludur. İri ve bezel meme yapısı vardır. Canlı ağırlık koyunlarda
60-65 kg koçlarda 90-100 kg’dır.

(Amaçlanan) Verim özellikleri

Doğumda kuzu sayısı 170- l80’dir. Dördüncü ay canlı ağırlığı 35-40
kg’dır. Laktasyon süresi 200-240 gündür. Laktasvon süt verimi ise
350-400 kg ‘dır. Yapağı verimi 3-4 kg.’dır.

Yayıldığı bölge

E.Ü. Ziraat Fakültesi Bornova Deneme Ağılında elde edilmektedir. Sönmez
tipinin, Ege Bölgesi’nin sıcak ve kurak yaz koşullarına Tahirova
tipinden daha çok uyum göstereceği beklenmektedir. Diğer yandan bu tip,
bakım ve besleme olanakları iyi, koyun sütü ve kuzudan gelir sağlayan
işletmeler için uygun olacaktır.

7.6.3.3. Acıpayam koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

Acıpayam koyunu, D. Friz x İvesi x Dağlıç ırklarının aşamalı olarak
melezlenmesiyle elde edilmektedir. İlk aşamada İvesi koçları ile Dağlıç
dişileri çiftleştirilmiştir. Elde edilen F1 dişiler, daha sonra D. Friz
x İvesi melezi (Asaf) koçlarına verilmiştir. Bunların dölleride kendi
aralarında çiftleştirilerek % 25 D. Friz + %50 İvesi + %25 Dağlıç’tan
oluşan Acıpayam tipi oluşturulmaktadır.

(Amaçlanan) Dış yapı özellikleri

Vücut beyaz yapağılı ve lekesizdir. Baş kahverenkli yada siyah
lekelidir. İri bir vücut yapısına sahiptir. Koçlar boynuzlu olabilir,
koyunlar boynuzsuzdur. Kuyruk orta yağlıdır. Meme koltuk ve bezel meme
yapısındadır. Canlı ağırlık koyunlarda 60-70 kg koçlarda 100— 130 kg
arasında değişir.

(Amaçlanan) Verim özellikleri

Doğumda kuzu sayısı 130-140’dır. Dördüncü ay canlı ağırlığı 40-45
kg’dır. Laktasyon süresi 160-180 gün laktasyon süt verimi 180-200
kg’dır. Yapağı verimi 4-5 kg’dır.

Yayıldığı bölge

Acıpayam koyunu, Acıpayam Tarım İşletmesi’nde elde edilmektedir. Halı
tipi yapağı özelliklerine sahip et ve süt verim yönlü bir tipdir. Bu
koyun tipi, Dağlıç ırkının yetiştirildiği ekstansif koşullara uyum
sağlayabilecek bir yapıya sahiptir. Ayrıca Dağlıçları doğal olarak
aşabilmektedir. Bu özellik saha düzeyinde Dağlıçlarla yapılan melezleme
çalışmalarında büyük bir kolaylık sağlamaktadır.

7.6.3.4. Türkgeldi koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

Türkgeldi tipini oluşturmak üzere, Tahirova koçları, Türkgeldi
Kıvırcığı koyunlara verilerek F1 ler, F1 dişiler yeniden Tahirovayla
çiftleştirilerek TAG. (Tahirova birinci geriye melez) döller elde
edilmektedir. Bunların kendi aralarında çiftleştirilmesi ve
seleksiyonuyla Türkgeldi koyunlar yaratılmaktadır. Bu tip, % 75
Tahirova + %25 Kıvırcık genotipi içermektedir.

(Amaçlanan) Dış yapı özellikleri

Vücut, baş ve bacaklar beyazdır. Orta uzun boynu, uzun ve sallı bir
vücudu vardır. Koç başlılık egemendir. Yüksek bacaklıdır. Koyunlar
boynuzsuzdur, koçlarda boynuzlulara rastlanabilir. Kuyruk, ince ve
uzundur. Memeleri bezel geniş meme görünümdedir. Canlı ağırlık
koyunlarda 40-50 kg, koçlarda 70-80 kg' dır.

(Amaçlanan) Verim özellikleri

Doğumda kuzu sayısı l.40-l.50’dir. Pöliöstrik bir özellik taşıması
istenir. Çiftleşme mevsimi uzunluğu 200-220 gündür. Dördüncü ay
ağırlığı 30-35 kg’dır. Laktasyon süresi 180-200 gündür. Laktasyon süt
verimi 150-180 kg, yapağı verimi 2.5-3.0 kg’dır.

Yayıldığı bölge

Türkgeldi koyunu, Türkgeldi Tarım İşletmesi’nde elde edilmektedir.

7.6.3.5. Asaf koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu]

Oluşumu

Asaf tipi, % 50 İvesi + 50 Doğu Friz genotipi içermektedir.

Dış yapı özellikleri

Vücut, beyaz yapağılı ve lekesizdir. Uzun ve sallı bir vücudu vardır.
Yüksek bacaklı, orta dolgun ve uzun butludur. Koyunlar boynuzsuz,
koçlar boynuzlu olabilir. Kuyruk orta yağlıdır. Bezel yapıda geniş bir
memesi vardır, ergin yağ ağırlığı 60-70 kg’dır.

Verim özellikleri

Doğumda kuzu sayısı l.20-l.30’dur. Doğum ağırlığı 4-5 kg, dördüncü ay
ağırlığı 35-40 kg’dır. Laktasyon süresi 180-200 gün, laktasyon süt
verimi 200-250 kg’dır.

Yayıldığı bölge

Asaf tipi, Ege Ziraat Fakültesi Menemen Uygulama Çiftliği elde
edilmiştir. Bu tip, İç Batı Anadolu ve Göller Bölgesi’nde yetiştirilen
Dağlıç koyunlarını ve Özellikle Acıpayam koyununun oluşturulmasında
Dağlıç x İvesi melezlerini doğal olarak aşabilen süt ve döl verimi iyi
bir ara kademedir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://guvercin-forum2009.yetkinforum.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Koyun Irkları Ve Koyun Tipleri   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Koyun Irkları Ve Koyun Tipleri
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Güvercin forum 2009 :: ::::::::Küçük Baş Hayvanlar::::::::: :: Küçük Baş Hayvanlar-
Buraya geçin: