Güvercin forum 2009

Güverin forum 2009,miski,arap,ayna kuyruk,baska,miro,sabuni,mavi,beyaz,bango,pigeon
 
AnaSayfa  AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Koyun yetiştirme işleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
admin
Arapcı
avatar

Cinsiyet : Erkek

Mesaj Sayısı : 1328

Mesaj Puan : 19640
Rep Puanı : 17
Kayıt tarihi : 05/10/09 Yaş : 34

Nerden : ist
Lakap : Arapcı

MesajKonu: Koyun yetiştirme işleri   Perş. Ara. 17, 2009 12:19 am

Koyun yetiştirme işleri

11.1. Koç katımı

11.1.1. Koç katımı yöntemleri

11.1.1.1. Serbest aşım

11.1.1.2. Sınıf aşımı

11.1.1.3. Elde aşım

11.1.2. Koç katımına hazırlık

11.2. Gebelik ve Doğum

11.2.1. Gebelik

11.2.2. Doğum (Kuzulama)

11.3. Kuzu büyütme

11.3.1. Kuzu büyütmede ilk uygulamalar

11.3.2. Kuzu büyütme yöntemleri

11.4. Sağım*

11.4.1. Sağım sistemleri

11.4.1.1. El ile sağım

11.4.1.2. Makineli sağım

11.4.4.2. Sağım hijyeni

11.5. Kırkım

11.5.1. Kırkımın koşulları

11.5.1.1. Kırkım zamanının belirlenmesi

11.5.1.2. Kırkım hazırlıkları

11.5.1.3. Kırkım sırasında dikkat edilecek konular

11.5.2. Kırkım yöntemleri

11.5.2.1. Kırklıkla kırkım

11.5.2.2. Makineli kırkım

11.5.2.3. Kimyasal kırkım

11.5.3. Yapağı gömleklerinin hazırlanması ve saklanması

11.6. Bakım ve diğer işler

11.6.1. Vücut bakımı ve temizliği

11.6.2. Meme bakımı

11.6.3. Tırnak bakımı

11.6.4. Kuyruk kesme

11.7. Kaynakça



11.1. Koç katımı

[Konu Başlığı] [Sonraki Konu]



Çiftleşme mevsiminde kızgınlık gösteren koyunun koç ile birleştirilmesi olayına koç katımı yada aşım denir.



11.1.1. Koç katımı yöntemleri

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Koyunda katım yada aşım yöntemleri serbest aşım. sınıf aşımı ve elde aşım olmak üzere üçe ayrılarak incelenebilir.



11.1.1.1. Serbest aşım

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Bu yöntemde yeteri sayıda koç, ana sürüye salınır. Kızgınlık gösteren
koyunlar, herhangi bir koç tarafından aşılır. Her koçun aştığı koyun
sayısı da değişiktir. Koçlardan biri önder duruma geçer ve daha çok
koyun aşma şansına sahip olur. Diğer koçlar önder koçun aşamadığı
koyunlarla çiftleşirler. Bu sırada bir koçun sürekli olarak aynı
koyunun aştığı da gözlenir. Koçlar başlangıçta çok aşım yaptığından
katım süresi sonunda aşılan koyunların bir kısmı döl tutmayabilir. Bu
nedenlerle serbest katımda, diğer aşım yöntemlerine göre daha çok koç
bulundurma zorunluluğu vardır.



Serbest aşımda çoğunlukla hangi koçun hangi koyunu aştığı
bilinmediğinden koça göre herhangi bir seleksiyon söz konusu değildir.
Genellikle yurdumuz köy sürülerinde bu yöntem uygulanmaktadır.



11.1.1.2. Sınıf aşımı

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Bu yöntemde, koyunlar vücut yapıları ve verim düzeylerine göre
sınıflara ayrılır. Sınıflarda görülen aksaklığı düzeltecek nitelikte
yeter sayıda koç, aşım zamanında sürüye bırakırılır. Bu. bir çeşit
düzeltme ve ıslah çiftleştirmesidir.



Sınıf aşımı, özellikle yabancı ülkelerde koyun yetiştiriciliğinde önem
kazanır ve çok uygulanır. Örneğin, yapağı özellikleri iyi, ancak ince
yapılı koyunların oluşturduğu sınıfa, yapağı özellikleri orta kalitede,
iri yapılı ve et verimi bakımından iyi durumda koçlar bırakılır.



Bu yöntemde kuzuların babası açık olarak belli değildir. Her kuzunun
babası, o sınıfa verilen koçlardan biridir. Serbest aşımda da aşımları
denetlemek ve bir koçun aynı koyunu çok kereler aşmasını önlemek olası
değildir. Köy sürülerinde bu yöntemle ilerleme sağlanabilir.



11.1.1.3. Elde aşım

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Elde aşım, koç ve koyunların önceden saptanan ilkeler ışığında,
koyunlarda kızgınlığın gözlemlenmesiyle biraraya getirilerek
çiftleştirilmesidir.



Bu yöntemde, koç katımı başlamadan aşım listeleri düzenlenir.
Listelerde aşım yapacak koçların ve aştırılacak koyunların numaraları
vardır. Bir başka deyişle elde aşımda hangi numaralı koçun, hangi
numaralı koçla çiftleştirileceği katımdan önce belirlenmektedir.



Katım mevsiminde, kızgınlık gösteren koyunları saptamak için bir arama
koçu salınır. Arama koçunun karın ve inguinal bölgesi çuval ya da bu iş
için hazırlanmış takımlara sarılır. Koç kızgın koyunu hızla belirler vc
üzerine sıçrar. Ancak taşıdığı önlük nedeniyle aşım yapamaz. Bu şekilde
kızgın koyun sürüden ayrılır ve aşım listelerine bakılarak ona ayrılmış
koçla çiftleşmesi sağlanır. Listeye aşım tarihi yazılır. Kimi büyük
koyun sürülerinde arama koçları koyun otlağa çıkarken aralarına
bırakılır. Bunların önlerinde özel kayışlarla bağlanmış boya maddesi
vardır. Arama koçu, kızgınlık gösteren koyuna sıçradığı anda boya
koyunun sağrısına bulaşır. Sürü, akşam ağıla dönünce gerisi boyalı
koyunlar ayrılır ve eşlendirilir.



Elde aşımda arama koçlarının fazla yorulmasını önlemek ve kesin sonuç
almak için kızgınlığın aranması sırasında koyunlar 10-15 başlık kümeler
durumuna getirilmelidir. Küme yapılamıyorsa. 10-15 baş koyuna bir arama
koçu düşecek sayıda arama koçu ayrılmalıdır. Bundan çok sayıda koyunu
bir arama koçuyla taramak verimi düşürür ve koçun yorulmasına neden
olur. Gözlemler, 15-20 dakikalık süreyle sabah ve akşam serinliğinde
yapılmalıdır.



Elde aşımda, koçlar sürü içinde dolaşmadığından yorulmazlar. Bu nedenle çok sayıda koyunla çiftleşebilirler.



Elde aşımın ıslah bakımından en büyük yararı. elde edilen kuzuların ana
ve babalarının bilinmesidir. Bu şekilde koça ve koyuna bağlı olarak
etkin bir seleksiyon yapılabilir.



11.1.2. Koç katımına hazırlık

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Yetiştirici açısından koç katımının başarısı temelde (1) Gebe kalma
oranının yüksek olmasına, (2) Koç katımı zamanının kısa sürmesine
bağlıdır. Bu amaçla koç katımı öncesi ve koç katımında koyunlara ve
koçlara uygulanacak işlemler önem kazanır. Bu işlemlerin başında. bu
dönemde yapılacak beslemenin niteliği önem kazanır. Koyunlara ve
koçlara, koç katımı öncesi ve koç katımında yapılacak yoğun ya da ek
yemleme (=Flushing). kısırlığı düşürür, ikizliği arttırır ve koç
katımının kısa sürmesini, bir başka deyişle kızgınlığın
toplulaştırılmasını sağlar.



Besleme dışında, uygulanacak işlemler arasında koyunların arasına
uyarıcı koç yada koçların salınması, aşımın serinlikte yapılması,
koçların yaz kısırlığından kurtarılması, oynaşı süresinin uzatılması
gibi konular sayılabilir.



Aşım dönemine geçişte koyunların arasına uyarıcı koç yada koçların
salınması, kızgınlığın uygun zamanda ve toplu olarak görünmesini
sağlamaktadır. Bu amaçla belirlenen aşım başlangıç tarihinden 2 hafta
kala koyunlar arasına uyarıcı koçu bırakılmalıdır. Burada koçların
etkisi, anöstrüs döneminden çiftleşme mevsimine geçerken görülür.



Koyunlar ve koçlar aşım sırasında yüksek ısıdan olumsuz yönde
etkilenirler. Uzun süreli yüksek ısı kızgınlığın çıkışını geciktirdiği
gibi gebelik oranını da düşürmektedir. Bu nedenle yazın koyunların gece
otlatılması ve aşımların serinlikte yapılması yararlıdır. Koçların da
hayalarının üzerindeki yapağılarının kırkılması ve serinletilmesi
onları yaz kısırlığından korur, gerek aşım isteğini, gerekse sperma
verimini artırır.



Sevi (oynaşı) süresini sperma verimi ve özellikleri üzerine etkisi
vardır. Bu yüzden koçlara aşımdan önce 7-8 dakikalık bir oynaşı süresi
verilmesi yada yaratılması yararlıdır.



11.2. Gebelik ve Doğum

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



11.2.1. Gebelik

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Koyunlarda çiftleşme olayıyla oluşan döllenmiş yumurta 3-5 gün sonra
döl yatağına gelir. Dölleme ile başlayan ve doğuma değin süren bu
fizyolojik olaya Gebelik denir. Koyunlarda gebelik süresi ortalama 5
aydır. Bu süre 145- 155 gün arasında değişir. Genel olarak geç gelişen
ırklarda gebelik, erken gelişenlere oranla birkaç gün uzun sürer. Yaşlı
koyunlar ise genç koyunlara göre kuzularını 1-2 gün fazla taşırlar.
İkizlerin gebelik süreleri de tekizlere oranla 1-2 gün daha kısa olur.



Koyunlarda gebelik oranını olumsuz olarak etkileyen etmenlerin başında
döllenmiş yumurta (embriyo) ölümleri gelir. Bu olay geçici kısırlık
yaratır. Embriyo ölümleri yüzde 20-30 oranında kısırlığa neden olur
(Koyunlarda yüzde 5-8 kısırlık olağan sayılır). Embriyo ölümleri çokluk
gebelik başlangıcının 14. günü ile 18. günü içinde olmaktadır.



Embriyo ölümlerinin nedenleri arasında beslemedeki dengesizlik, yüksek
ısı, zorlama (stres), hormonal düzensizlik vb. gibi konular sayılabilir.



Gebeliğin son 1-1.5 ayında bakım-yönetim önem kazanır. Gebe koyunların
hareket ettirilmeleri yararlıdır. Bununla birlikte hızlı yürümeye, dar
yerlerden geçmeye, hendekten atlamaya zorlanmamalıdır.



11.2.2. Doğum (Kuzulama)

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Koyun yetiştiriciliğinde işin en fazla olduğu dönem kuzulama
mevsimidir. Bu mevsimde, öncelikle doğum bölmelerinin hazırlanması
gerekir. Doğum bölmeleri, ağılın en sıcak olan, rüzgar tutmayan
yerlerinde hazırlanır, 10 gebe koyuna en az 1 doğum bölmesi hesap
edilir.



Kuzulamasına birkaç gün kalan koyunun karnı en büyük şişkinliğine
kavuşur, memeleri gerilir ve meme başlarına süt iner. Vulvadan yapışkan
bir sıvı akar.



Koyunlarda doğum sancılı olur, ancak genellikle kolay doğum yaparlar.
Yardım, başın çıkması için yapılabilir, ancak bu işlem ananın
ıkınmasına uygun olarak gerçekleştirilir. Koyunlarda doğum arasında
kuzuların yüzde 70’i öngeliş, yüzde 30’u arka geliş durumunda doğarlar.



Koyunlardan doğumun hazırlık devresi 0.5-24 saat arasında değişir. Bu
devrenin sonunda ana karnındaki yavruyu (fötüsü) saran birinci zar
yırtılır, yavru doğum kanalına girer. Fötüsün dışarı çıkartılması
devresi ise 30 dakika ile 2 saat arasında değişir. Doğum olayının
tamamlanmasından sonra yada olay sırasında göbek kordonu kendiliğinden
kopar. Koyunlarda sonun (plasenta) kuzulamadan sonra dışarı atılma
süresi de 0.5-3 saattir. Sonun dışarı atılmasından sonra koyunun döl
yatağı organ yavaş yavaş eski durumuna döner. Bu süre yaklaşık 30
gündür.



Kuzularda göbek kordonu temizliği yavrunun sağlığı açısından önemlidir.
Bu yüzden göbek kordonu yada bağı 4 parmak aşağıdan bağlanmalı ve
tendürdiyotla dezenfekte edilmelidir. Düşen sonları ise ağıldan yada
otlaktan toplayarak mutlaka gömmelidir. Kimi anaç koyunlar sonlarını
yiyebilirler.



11.3. Kuzu büyütme

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



11.3.1. Kuzu büyütmede ilk uygulamalar

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Ağız sütünün verilmesi



Yeni doğan kuzuyu anasının emmeye bırakmadan önce meme ucundaki ilk
damlalar alınır. Daha sonra anasını emmesine izin verilir. Anasını
ememiyorsa meme başını bulmasına ve emişine yardımcı olunur.
Kuzulamadan sonraki ilk günlerde koyunun verdiği süte Ağız sütü
(Kolostrum) denir. Ağız sütü mutlaka verilmelidir. Bu süt 3-5 gün
süreyle salgılanır. Ağız tam bir besin maddesidir. Ayrıca içerdiği
antikorlar (bağışıklık maddeleri) nedeniyle kuzular da bir süre
hastalıklara karşı bir direnç oluşturur. Ağız sütü, kuzuyu hafif ishal
de yapabilir. Bağırsaklardaki pisliği temizlemek gerekir. Bu pislik
kuzuların gerisinde turuncu renkte bir dışkı olarak görünür.



Yakma



Kimi durumlarda, anası ölmüş kuzuların beslenmeleri yada ikiz
doğumlarda ana kuzuları besleyemez durumda ise kuzunun başka bir koyuna
alıştırılması söz konusu olabilir. Bu işe yakma denir. Yakmada bir süre
güçlükle karşılaşılır. Güçlük daha çok koyundan gelir. Koyunun kuzuyu
reddetmemesi. kendi öz yavrusu imiş gibi kabul etmesi için başlıca şu
işlemlere başvurulur:



Kuzu ve yakılacak koyun dar bir bölmeye alınır. Bir süre sonra koyun kuzuya alışır ve emmesine izin verir.

Koyunun sütü öksüz kuzunun başına, vücuduna ve kendi burnuna sürütür.
Koyun kuzuyu kokladığında kendi yavrusu olduğunu sanır, yavruyu
yadırgamaz.

Ölü kuzunun postu öksüz kuzunun sırtına bağlanır.

Koyunun yavrusu doğar doğmaz ölmüş ise koyunun sonu öksüz kuzuya sürülür

Koyunun kuyruk arkası öksüz kuzuya iyice sürülür ve kokusu yavruya sindirilir.

11.3.2. Kuzu büyütme yöntemleri

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Doğal (normal) büyütme



Doğal büyütme kuzuların doğumdan sütten kesime değin analarını emmeleri
yanında kaliteli kaba yem ve yoğun yemle beslenerek büyütülmeleridir.



Doğal büyütmede kuzular ya sütten kesilinceye değil analarıyla birlikte
ağıl ve merada bulundurulur yada sütten kesime kadar ağılda
barındırılır. ancak analar merada dönünce yanlarına bırakılır.



Otlakta kuzu büyütmede, sütten kesim yaşı kuzuların gelişme durumuna ve
meranın besleme kapasitesine bağlı olarak değişir. Sütten kesim yaşı
yada ağırlığı yetiştirme yönüne de bağlıdır. Koyunların sütü için
sağılmadığı ülkelerde yada yerlerde kuzular 3-3.5 ay süreyle analarını
emerler ve 30-35 kg sütten kesim ağırlığına değin ulaşabilirler. Bu
dönemde aynı zamanda meranın durumu dikkate alınarak yoğun yemde
verilebilir. Koyunların sağıldığı işletmelerde ise emiştirme süresi en
fazla 2.5-3 ay sürer. Göçer koyunculukta kuzuların büyütülmesi sadece
ana sütü ve meraya dayanır.



Kuzuların ağılda barındırılması ve mera dönüşü analarıyla birarada
bulundurulması entansif koyun yetiştiriciliğinde uygulanır. Bu şekilde
kuzular 3-4 haftalık iken yoğun besleme düzenine sökülür. Burada iki
yöntem uygulanabilir:



Kuzular yarım gün anasız, yarım günde analarıyla birlikte barındırılır.
Anaların yanında bulunacakları zaman koyunların gündüz yada gece
otlatmalarına göre değişir. Yalnız kuzuların bulunduğu zamanlarda
kuzulara arttırılarak yoğun yem ve temiz su verilir.



Analarının geçemeyeceği, ancak kuzuların geçebileceği bölmeler
hazırlanır. Kuzuların kendi bölmelerinde yoğun yem ve temiz su
bulundurulur.



Kuzuların daha hızlı yoğun yem yemeyi öğrenmeleri için birinci yöntem
en iyisidir. ancak kuzuların anaların yanından ayırmak için biraz daha
fazla işçiliğe gereksinme duyulur.



Erken Sütten Kesme



Erken sütten kesme, kuzular için normal sayılan emiştirme süresinden
önce sütten kesilmesi yada analarının yanından ayrılması işlemidir. Bu
işleme başlıca iki ana amaç için başvurulur: Birincisi, yılda birden
çok kuzulatma yapan ve koyunculuğun daha çok kuzu üretimine yönelik
olduğu işletmelerde koyunları sonraki koç katımına hazırlamaktır. Bu
yüzden kuzular analarının yanından erken ayrılır. Koyunların kuruya
çıkması sağlanır ve daha sonra uygulanacak besleme düzeniyle aşım
kondisyonuna getirilir. İkincisi ise kuzuların erken sütten kesimi ile
süt üretimine (pazarlanabilen süt) kısa sürede geçmektir.



Erken sütten kesimde kuzular 1-1.5 aydan fazla emiştirilmezler. Sütten
kesim ağırlığı da doğum ağırlıklarının en az 3-4 katı olmalıdır. Bu
ağırlık yaklaşık 12-13 kg olarak kabul edilebilir.



Sütten kesilen kuzuların yaşama gücünün yüksek olması ve sağlıklı
gelişmesi için iyi nitelikli kaba yem ve yoğun yemle beslenmesi gerekir.



Yapay büyütme (Kuzuların anasız büyutülmesi)



Yapay büyütme, kısaca kuzuların ağız sütünü emdikten sonra analarının
yanından ayırarak büyütülmesi olarak tanımlanabilir. Bu yöntemin
uygulamasında temel koşul, yapay besinlerle büyütmenin ekonomik
olmasıdır.



Yapay büyütme koşulları



Kuzu veriminin yüksek olduğu örneğin Britanya için öngörülen hedef 100
koyundan 300 baş kuzuyu kasaplık çağa kadar büyütme söz konusu
olduğundan. yılda birden çok kuzulatmanın gerçekleştirildiği yada
mevsim dışı kuzulatmanın ve kuzuların yüksek fiyatla pazarlamanın var
olduğu durumlarda uygulanabilmektedir. Bu uygulamada bir iş birimine
düşen kuzu sayısı arttırılarak iş verimliliği de yükseltilebilir.



Yapay büyütmeye koyun sütünün iyi değerlendirildiği işletmelerde pazarlanabilen süt miktarını arttırmak için de başvurulabilir.



Yapay büyütmede üç evre (faz) vardır:



Sıvı besinle besleme

Sıvı besin + yoğun yemle besleme (Geçiş dönemi)

Yoğun yemle besleme

Yapay büyütmenin ilk evresinde kuzular sıvı besinlerle beslenirler.
Sıvı besin, ana sütüne besin maddeleri içeriği açısından benzer yada
eşdeğer olan, ancak ana sütünden daha ucuza sağlanabilen maddelerdir.
Bunlar;



Yapay süt,

İnek ve/yada keçi sütleri,

İnek+koyun sütü, inek + keçi sütü yada koyun + keçi Sütü karışımları olabilir.

Genel bir ilke olarak kuzuların yapay sütle büyütülmesi işlemine ağız
sütünü emmelerinden sonra başlanır. Ağız sütü almaları için 1-2 günlük
süre yeterlidir. Bilindiği üzere ağız sütünün en önemli özelliği
bağışıklık maddelerini içermesidir. Kuzuların 1-2 günlük iken ağız
sütünü emdikten sonra yapay sütle beslenmeye alınmaları kuzuların 4-5
günlük iken alınmalarından daha iyidir. Kuzu yapay süte alışmaları gün
olarak yaşlandıkça zorlaşır.



Yapay sütle büyütmede, önemli konulardan biri de yapay süt verme
süresidir. Bu sürenin olduğunca kısa bir süre olması istenir. Kuzulara
yapay sütle beslenme süresi üzerinde yapılan süreye bakmaksızın belli
bir canlı ağırlığa ulaşan kuzular sütten kesilmektedir. Burada canlı
ağırlık sınırları ırklara bağlı olarak 13 kg ile 16 kg arasında
değişmektedir. Kimi uygulamalarda ise yapay süt verme dönemi süre
olarak ele alınmaktadır. Bu durumda kuzular 5-8 hafta arasında değişen
süreyle yapay sütle beslenirler. Ancak bu süre içinde kuzular ikinci
haftadan itibaren yoğun yem yemeye alıştırılırlar. Bu alıştırma ne
kadar erken olursa kuzular o kadar erken yapay sütten kesilebilir.
Genel bir uygulama olarak 3 hafta süreyle kuzulara içebildikleri kadar
yapay süt + 3 hafta süreyle günde kuzu başına yarım litre süt ve
yiyebildiğince yoğun yem verilmesi (geçiş dönemi) önerilmektedir. Yapay
sütle beslemeden sonra kuzular meraya çıkarılacaksa süre 7-8 haftaya
çıkarılmakta, ancak merayla birlikte yoğun yemde verilecekse süre 5
haftaya değin indirilmektedir.



Kuzulara verilecek yapay sütün ısısı üzerinde ayrı görüşler vardır.
Kimi araştırıcılar sütün vücut ısısı sıcaklığında verilmesi
gerektiğini, kimileri de soğuk olarak verilebileceğini
bildirmektedirler. Ancak elde edilen bulgular ikisinin de geçerli
olabileceğini göstermektedir.



Yapay sütle beslenen kuzular yoğun yeme yavaş yavaş alışırlar. Bu
nedenle yapay süt aşamalı olarak azaltılır. Burada gözönüne alınacak
nokta, kuzular tüm besin madde gereksinmelerini yoğun yemden
karşılaşıncaya değin yapay sütü az da olsa vermeye devam edilmesi
gereğidir. Yoğun yemle besleme evresinde geçiş döneminde verilen yoğun
yeme devam edilir. Burada verilen yoğun yemin niteliği (kalitesi) önem
kazanır.



Kuzuların yapay büyütülmesi, yapay sütün dışında diğer hayvan
sütleriyle de olasıdır. Bu durumda kuzuların gelişmesini geriletmeyecek
düzeyde inek ve keçi sütleri yada bu sütlerin koyun sütüyle karışımları
verilebilir.



d) Kalıntı sütle büyütme



Pazar koyun sütü üretiminin kazandığı, bu açıdan erken sütten kesimin
uygulandığı işletmelerde, hem erken kuzu kesiminin önlenmesi, hem de
süt sağımına biran önce başlayabilmek için uygulanan bu yöntemde
kuzular normal gelişmelerini tamamlayıncaya değin insanların koyundan
makine yada elle alamadığı (sağamadığı) ve memede bıraktıkları sütle
beslenirler. Buna kalıntı sütle büyütme denir.



Makine yada elle sağılamayan memedeki kalıntı süt, kuzuları normal
olarak büyütecek düzeydedir. Yöntem başlıca iki şekilde uygulanabilir:



Tek sağım + Bir öğün kuzu emiştirme



Kuzuların ağız sütünü 1-2 gün süreyle emmesinden sonra tek sağım + bir
öğün kuzu emiştirme uygulamasına başlanır. Tek sağımdan sonra kuzular
ana yanına bırakılır. Sağım sabah yapılıyorsa kuzular akşama değin
analarını emerler yada anaları meradan dönünce emişlerine izin verilir,
sonra ayrılır. Sağım akşam yapılacaksa. koyunlar otlak dönüşü önce
sağılır, sonra kuzular ana yanına bırakılır. Kuzular sabaha değin
analarıyla birlikte kalabilirler. Ancak, koyunlar meraya çıkarılırken
ayrılır. İkiz doğuran melez kültür ırklarında yada yerli ırklarda bu
yöntem uygulanır.



Çift sağım + emiştirme



Bu yöntemde de kuzuların 1-2 gün süreyle ağız sütü emmelerine izin
verilir. Daha sonra koyunlar sabah ve akşam sağılırlar. Sağımı takiben
kalıntı sütü emmek üzere kuzular analarının yanına 20-30 dakika süreyle
bırakılır. Bol sütlü ve genellikle tek doğum yapan koyunlarda bu şekil
uygulanabilir.



11.4. Sağım*

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Koyunculukta sağım, mevsimsel bir iştir. Genellikle günde iki defa,
belirli aralıklarla yapılır. Yerli koyunlarımızın tümü ve süt tipi
koyunlar sağılırlar. Yerli ırklarda kuzular sütten kesildikten sonra
3-5 aylık sağım devresi vardır. Sütçü ırklarda bu süre 7-8 aya
çıkabilir. Sağım işleri, önemli bir işgücüne gereksinme gösterir.



Yurdumuzda. koyun sürülerinin büyük bir kısmı küçük sürüler halinde
bulundurulur. Süt verim düzeyleri de yüksek değildir. Bu nedenle sağım,
doğal olarak el ile yapılır. Buna karşılık süt koyunculuğun geliştiği
ülkelerde, büyük koyun sürülerinde gerek işgücü arttırımı (tasarrufu),
gerekse süt ve sağım hijyeni açısından makine ile sağım giderek
yaygınlaşmaktadır



* Dr. Erdinç DEMİRÖREN tarafından hazırlanmıştır.



11.4.1. Sağım sistemleri

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



11.4.1.1. El ile sağım

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



El ile sağımda sıra ile şu eylemler yapılır



Süt salgısını uyarmak için, sağım öncesi 5-10 saniye süreyle memeye
masaj uygulanır. Bunun için sol elle meme önden karma, sağ elle de
arkadan kuyruğa doğru yumuşak hareketlerle sıvazlanır. Daha sonra her
iki elin baş ve işaret parmakları ile meme başları almaşıklı olarak
sıkılarak ilk damlalar alınır. Sağıma bundan sonra tüm meme avuçları
içinde tutup, sünger sıkar gibi yukardan aşağı birkaç defada sütü alır.
Meme de artan, kalan ve daha yağlı olan sütü almak için, kuzunun
anasını emdiği sırada yaptığı başvurma hareketlerini hafif el darbeleri
ile taklit ederek, parmak arası sağımla işi bitirir.



Koyunlar genellikle günde iki kez sağılırlar. Sabah ve akşam sağımları
arasında 10 saatlik bir süre geçmesi gerekir. Çok soğuk ve kırağılı
günlerde sabah sağımı daha geç, sıcak günlerde ise daha erkene
alınmalıdır.



Elle sağım, uzun zaman gerektirir. Alışmış usta bir sağımcı 2-2.5
saatlik bir süre içinde 100 koyun sağabilir. Kimi koyun ırklarında
memenin sağım için yeterli özellikleri sahip olmamaları, elle meme
üzerine daha fazla basınç kullanılmasına neden olur. Eğer koyunlar
küçük memeli ve kısa meme başına sahipse, iki yada üç parmakla sağım
daha da güçleşir. Bazen bilinçsiz yapılan elle sağım meme üzerinde
yaralara da neden olur, böylece koyunlarda mastitis için ortam
yaratılır.



Koyunların elle sağımında kimi noktalara özen gösterilmelidir. Koyunlar
mera dönüşü hemen sağıma alınmamalıdır. Sağım öncesi 1 saatlik bir
dinlenme suresi, süt verimini olumlu yönde etkilemektedir. Sağım
sırasında koyunları korkutmak ve sağım için gerekli diğer koşulların
uygun olmaması süt salgısını geriletmektedir. Rahat bir sağım koyunun
arkasından gerçekleştirilir. Tabureye oturan sağımcı ayakları arasına
sağım kovasını sıkıştırmalı ve kovaya süzgeç takmalıdır.



El ile sağımın çeşitli şekilleri vardır. Orta Anadolu ve Güney
Anadolu’dakinin yöreler ile göçer koyunculuğun uygulandığı yerlerde
koyunlar genellikle merada sağılırlar. Bu durumda koyunlar, bir hat
boyunca özel bir urgan ile yüzleri birbirine bakacak şekilde çabuk
çözülen düğümler yapılarak bağlanır. Yünden örülmüş bağlama urganına
koşan denir. Yöntemde koşan koşma yöntemi olarak adlandırılır.
Ortalama, 50-60 sağmal koyundan bir koşan yapılır. Bu yöntemde her
defasında koyunlar iki kez sağılır. Buna halk arasında ikileme denir.
Ancak laktasyon sonunda tek sağım yeterlidir.



Koyun sağımında en uygun olanı, ağıl içinde sağım için uygun ayrı bir
bölmenin ayrılmasıdır. Bu şekilde süt verimi denetimlerinin yapılması
kolaylaşır. Koyunların sağlık denetimleri ve sağılan sütün hijyenik
koşullarda toplanması sağlanabilir. Bu gibi bölmelerde koyunlar
sıkıştırılmadan sıralanmalıdır. İstenmeyen fizyolojik tepkimelere neden
olacak şekilde korkutulmamalıdır.



Burada önemli olan koyunların nasıl kendi yerlerini alacakları ve sağım
bitinceye kadar korkutulmadan tutulmalarıdır. Sağım bölmesi yeterli
büyüklükte ve genellikle sağıcının hareket ettiği yerden yukarıda
olmalıdır. Sağım sırasında koyunlar değişik biçimlerde ve daha çok
boyunlarından bağlanır.



Değişik ülkelerde uygulanan çok mükemmel yöntemler vardır. İsrail’de
koyunlar yerden belirli yükseklikteki ve içinde yem bulunan bir yemlik
önünde sağılır. Bu yöntem koyunların sağıma kadar kolay alışmalarını da
sağlar. Hareketli direğin dönebileceği kadar boş bir alan bulundurulur.
Sağımcı oturur yada ayakta durabilir. Bazen de sağımcılar bir ray
üzerinde kaydırılabilen oturak kullanılır, böylece çok az bir kuvvet
kullanarak yer değiştirebilirler.



Koyunlar “Kotra adı verilen ve oldukça kullanışlı özel bölmeler içinde
de elle sağılabilir. Kotralardaki bölme sayısı kullanılan sağımcı
sayısına bağlıdır. Koyunlar kotranın arka tarafındaki bir bölme içine
sürülerek, sağıcıların arka tarafından yada yanından bölmeler içine
alınırlar.



Kotra tabanları genellikle önden arkaya meyilli ve tırnaklı bir yapıya
sahiptir. Her bölmenin ön tarafında sağıcının kolaylıkla açıp
kapayabileceği bir kapı vardır. Koyunlar sağıldıkça kapı açılarak kotra
önündeki bölmeye alınırlar. Sabit sağım kotraları olduğu gibi küçük
sürülere uygun taşınabilir kotralarda kullanılabilir.



11.4.1.2. Makineli sağım

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Koyun makineli sağımı, ticari olarak son 20-25 yıl içinde
geliştirilmiştir. Bugün için sürülerin küçük bir kesiminde
kullanılmaktadır.



Koyunlarda makineli sağımın koşulları



Sağılacak koyun sayısı : Makineli sağım olasılıkla 100 koyundan daha
küçük sürüler için uygun değildir. Büyük sürüler için daha uygundur.
Küçük sürüler için basit hareketli kovalı sistem uygulanabilir.



Koyunlarm laktasyon uzunluğu : Kısa süren sağım süresine sahip koyun
ırkları için makineli sağım aygıtları kullanmak ekonomik değildir. Uzun
bir laktasyon dönemine sahip koyun ırkları için makineli sağım daha
uygun bir sistemdir.



Koyunların süt verimi : Makineli sağım için koyunların daha yüksek süt vermesi gerekir.



Sağımcı maliyeti ve bulunma kolaylığı : Bu yurdumuzda dahi giderek
artan bir sorundur. Gelecekte bu nedenle de büyük sürülerin el ile
sağımında azalma olacaktır. Bu durum makine ile sağılan sürülerin
sayısını arttıracaktır.



Sağım sistemleri ve teknikleri



Dört ana makineli sağım sistemi vardır.



Koyunların geçeceği durak sisteminde (Kotra) hareketli sağım kovalarının kullanılması

Sağım ünitesi sistemi: Bunlar inek sağım makinelerine benzer merkezi
sistemli sağım üniteleridir. Sağımcılar ya tek yada çift kanala
sıralanmış koyunlar arasında çukurda durur (Tek yada çift kanallı sağım
ünitesi). Koyunlar boyunduruklarla bağlanır. Her iki koyun arasında bir
sağım ünitesi vardır. Koyunlar çift çift sağılır. Süt borularla toplama
tankına geçer. Kanaldaki (sıradaki) koyunlar hepsi sağıldığında toplu
olarak salınır. Boyunduruklar sabitleştirilmiştir. Koyunlar boyunduruğa
yalnız bir ucundan girebilirler ve doldururlar. (Ardışık sistem)

Ayrı boyunduruk sistemli sağım ünitesi sistemi: Boyunduruk sisteminin
ayrı olması dışında üstdeki sağım ünitesi sisteminin hemen hemen
aynısıdır. Boyunduruklar tekerlekler üzerinde geriye ve ileriye doğru
hareket eder.

Dönerli tahlalı (Karuzer) Sistemi : Bu sağım sisteminde koyun bant
sistemine göre çalışan bir dairesel platform üzerinde hareket ederken
sağılır. Sağımcı ortada ayakta durur.

Makineli sağımda dikkate alınması gerekli noktalar



Makineli koyun sağımında, inek sağımından ayrı olarak makine ile
sağımdan sonra elle ek bir sağım yapılması zorunluluğu vardır. Koyun,
makine ile toplam pazarlanabilen sütün %80-85’şini verebilmektedir. Bir
sağımcı saatte 6 sağım üniteli bir makine ile sağılan süt miktarının,
el ile sağılandan farklı olmadığını ortaya koymuştur. Bu da
gösteriyorki makineli sağım ile, pazarlanabilecek tüm süt koyunlardan
alınabilmektedir.



Koyunlarda makineli sağıma uyum yönünden aşağıdaki özellikler aranır:



Meme bezel yapıda, düzgün yapıda, simetrik olmalıdır.

Yeterli kapasitede olmalıdır.

Meme başları silindirik olmalı, küre biçiminde olmamalıdır.

Meme başı çapı en az 15 mm. uzunluğu ise en az 20 mm olmalıdır.

Meme başları memeye dikey bağlanmalıdır.

Meme başlarının meme ekseni ile yaptığı açı en ideal 45° olmalı, 75°’yi geçmemelidir.

Koyunların makine ile sağılabilirlik yetenekleri değişik ölçütler ele
alınarak saptanmaktadır. Bunlar, 15. saniyedeki süt miktarı, 60.
saniyede elde edilen sütün toplam süte oranıdır. Bu gibi ölçütler
yönünden koyunlar sıralandığında, makine ile sağılabilirlik yönününden
de sıralanmış olmakta, belli sınırlar altında kalanlar sürüden
ayıklanmaktadır.



Makineli sağımda, meme sağlığını etkileyen etmenlere dikkat edilmelidir:



Bunlar:



Vakum pompasının hava verimi.

Genel bakımın düzensiz yapılması.

Kötü makine bakımı.

Sağım ünitesinde yetersiz temizleme.

Vakum hattının düzensiz çalışması.

Pulsatörlerin aksak çalışmasıdır.

11.4.4.2. Sağım hijyeni

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Sağlıklı hayvanlardan sağılan taze süt memeyi terkettiği anda sadece
birkaç mikroorganizma bulunur. Yapılan çalışmalar alveollerde, süt
hazinesine kadar olan kısımda mikroorganizma bulunmadığını
göstermiştir. Buna karşılık meme başı kanalı, bir mikroorganizma
yatağıdır. Sütün mikroorganizmalar ile ilk bulaşması burada olur. Meme
başı kanalından 1 ml, süte 100- 1000 arasında mikroorganizma
geçmektedir. Havadan süte geçen bakteri yok denecek kadar azdır.
Havalandırması iyi olmayan barınaklarda süte geçen spor yapan bakteri
sayısı 1 ml’de l00-200 arasında bulunmuştur.



Sütün bakteriyel bulaşmasına etkili olan diğer kaynaklar ise, iyi
temizlenmemiş meme, sağımda kullanılan kaplar, süt güğümleri, sağıcı ve
işletmede kullanılan yıkama suyudur. Bu bulaşma kaynaklardan süte
çeşitli mikroorganizmalar geçmektedir. Ancak sağımdan sonra süte geçen
mikroorganizmaların sayısı yanında türü de önemlidir. Sağlıklı
hayvanların sütünde görülen bakteri türleri, hiçbir klinik belirtiye
neden olmayan saprofit bakterilerdir. Hasta hayvanların sütünde ise
insan ve hayvanlara hastalık yapan bakteriler bulunur. Koyun sağım
hijyeni açısından önemli bir konuda, koyun sütlerinin inek sütlerinden
daha fazla dışkı bulaşmasına maruz kalmasıdır. Böyle sütler koli
bakterilerini içerirler, böylece salmonella gibi hastalık yapan
bakteriler süte bulaşır. Bu nedenle koyun, keçi sağımı sırasında dışkı
bulaşmasını önleyecek önlemlerinin alınması yararlı olmaktadır.



Sağlık ve teknolojik açıdan ele alınacak olursa nitelikli bir sütten:



Hücre sayısı normal olan.

Patojen hiçbir bakteri bulundurmayan.

Toksin ve zararlı kimyasal maddeleri içermeyen,

Normal bir tat ve kokuya sahip bir süt anlaşılmalıdır.

Bu özellikleri içeren bir süt, ancak hijyenik koşulları bilmek ve yerine getirmekle elde edilebilir.



Bu koşulları kısaca özetlersek:



Sağım ortamında karbondioksit, amonyak ve diğer zararlı gazların
bulunmaması için yeterli altlık ve havalandırmanın sağlanması gerekir.

Kokmuş, küflenmiş, bozulmuş yemler sütün bakteriyolojik kalitesi, aroma
ve kokusunu bozacağından bu gibi yemleri kullanılmamalıdır.

Sağıcıların hayvanlarda hastalık yapan patojen bakterilerin taşınmaması
gerekir. Ayrıca sağıcı tüm temizlik ilkelerine dikkat etmelidir.

Sağım sırasında hayvanların meme temizliğine dikkate edilmeli, en
azından meme başları bir dezenfektan ile yıkanmalı, ilk süt ayrı bir
kaba alınmalıdır. Sağım kapları amaca uygun olmalı, sağımdan sonra
iyice yıkanmalı ağızları kapatılmalıdır. Sağımcılar sadece sağım anında
giymek üzere temiz önlük kullanmalıdır.

Sağımdan sonra süt ağılda bekletilmemeli, hemen süzme odasında süzülmelidir.

Sütlerdeki mikroorganizma çalışmasını yavaşlatmak ve bozulmasını bir
dereceye kadar önlemek için soğutma gerekir. En basiti düşük dereceli
su ile soğutmadır. Soğutularak sütler soğuk su dolu havuzlar içinde
güğümlerle konmalı, havuzdaki su güğümlerle süt düzeyinde olmalıdır. Su
alttan verilip üstten akıtılmalıdır.

Sağım hijyeni konusunda sonuç olarak belirtmek gerekirse; sağlıksız
ortamlarda sağılan koyun ve keçi sütlerinin ürünlere işlenmesinde
çeşitli güçlükler ortaya çıkmaktadır. Bu durum insan sağlığını
ilgilendirdiği gibi hayvan sağlığını da doğrudan doğruya
ilgilendirmektedir. Bu nedenle sağım öncesi ve sonrası gerekli hijyenik
önlemler ve duyarlı biçimde yerine getirilmelidir.



11.5. Kırkım

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Kırkım, koyun üzerindeki yapağıyı makas yada makine ile keserek alma
işlemine verilen addır. Koyunlardan üstün nitelikte yapağı elde etmek
için yapağı gömleğini zarar vermeden kırkmak ve yöntemine göre saklamak
gerekir.



11.5.1. Kırkımın koşulları

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



11.5.1.1. Kırkım zamanının belirlenmesi

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Kırkım zamanının belirlenmesi öncelikle bölgenin hava koşullarına
bağlıdır. Bu zamanın saptanmasında, yapağı gömleğindeki yağın (yağıltı)
yumuşayıp ortaya çıkmasını sağlayacak yeter sıcaklığın olduğu dönem
temel alınır. Yağıltı, kırkımın kolay ve düzgün olmasını sağlar. Zamanı
belirleyen diğer önemli konular, kuzulama mevsimi ile yeterli sayıda
nitelikli kırkıcının bulunabilme durumlarıdır. Kuzulama mevsiminden
önce yapılacak kırkımlar yavru atmalara neden olabilir. Bu yüzden
kırkım genelde kuzulamadan sonra yapılır.



Kırkım zamanının çok iyi saptanması gerekir. Soğuk havalarda, bir başka
deyişle erken yapılan kırkım zor olur. Yağıltı ve kir, kırkım aygıtına
yapışarak kırkımı zorlaştırır. Ayrıca, kırkılan koyunlar soğuk havanın
etkisiyle hasta olabilirler. Kırkım geç yapılırsa, yapağının bir kısmı
kendiliğinden dökülebilir. Lüleler düğümlenebilir. Bu da taramayı
etkileyeceğinden gömleğin değerini düşürür. Diğer yandan kırkılması
geciken koyunlar sıcaklardan rahatsız olurlar.



Yurdumuzda kırkım zamanı, bölgesel ayrım gösterir. Batı Anadolu’da
Nisan-Mayıs, Orta Anadolu’da Mayıs-Haziran ve Doğu Anadolu’da Haziran-
Temmuz aylarında yapılır. Genel ilke olarak koyunlar yılda bir kez
kırkılır. Ancak kimi bölge iki kırkım olur. İkinci kırkım eylül ayı
içinde yapıldığından buna güz kırkımı da denir.



11.5.1.2. Kırkım hazırlıkları
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://guvercin-forum2009.yetkinforum.com
 
Koyun yetiştirme işleri
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» ÖZELLEŞTİRME MAĞDURU ,KULLANILAN TEKEL İŞÇİLERİ DÜNDEN BUĞÜNE TEKEL

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Güvercin forum 2009 :: ::::::::Küçük Baş Hayvanlar::::::::: :: Küçük Baş Hayvanlar Gnel Konular-
Buraya geçin: