Güvercin forum 2009

Güverin forum 2009,miski,arap,ayna kuyruk,baska,miro,sabuni,mavi,beyaz,bango,pigeon
 
AnaSayfa  AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Koyunların otlatılması

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
admin
Arapcı
avatar

Cinsiyet : Erkek

Mesaj Sayısı : 1328

Mesaj Puan : 19945
Rep Puanı : 17
Kayıt tarihi : 05/10/09 Yaş : 34

Nerden : ist
Lakap : Arapcı

MesajKonu: Koyunların otlatılması   Perş. Ara. 17, 2009 12:20 am

Koyunların otlatılması

13.1. Otlak tipleri

13.1.1. Dağ (yayla) otlakları

13.1.2. Step (Bozkır) otlakları

13.1.3. Diğer otlak tipleri

13.2. Koyunların otlatılması

13.2.1. Koyunların otlağa hazırlanması

13.2.2. Koyunların otlakta yönetimi

13.3. Otlatma yönetimi

13.3.1. Otlatma mevsimi

13.3.1.1. Kritik dönemler

13.3.1.2. Otlatma olgunluğu evresi

13.3.2. Uygun hayvan türü ile otlatma

13.3.3. Birörnek otlatma

13.3.3.1. Denetimsiz otlatma sistemleri

13.3.3.2. Denetimli otlatma sistemleri

13.3.4. Otlatma kapasitesi

13.3.4.1. Otlatma kapasitesinin saptanması

13.4. Kaynakça



Koyun, daha çok bir otlak (mera) hayvanıdır. Otlağı en iyi
değerlendirebilen türler arasında kabul edilir. Otlakta besleme,
giderleri azaltarak koyunculuğu daha kazançlı bir duruma getirir.
Ayrıca koyunların sağlık durumlarına da olumlu etki yapar.



Koyunların otlakta kaldıkları süre, yetiştirme yönü, iklim ve doğa
koşullarına göre değişir. Kimi bölgelerde koyunlar bütün yıl otlakta
kalır. Yalnız kuzulama mevsiminde ağıla alınırlar. Kimi bölgelerde ise
soğuk kış aylarında ağılda tutulurlar, diğer aylar otlakta beslenirler.
Özetle koyunlar zamanlarının büyük bir kesimini otlakta geçirirler.



Otlatma özelliği bakımından koyunlar otları diş ve damaklarıyla
derinden kopararak otlarlar. Özellikle geniş yapraklı, yaprakça zengin
bitkileri ve baklagil türlerini yeğlerler. Fazla seçici olmamakla
birlikte keçi kadar kanaatkar değildir. Ancak, otlağa gidip gelmeye
katlanma gücü uygun olduğu kadar dolaşma süresi bakımından da yüksek
düzeydedirler.



Baklagil türlerini içeren. kısa ve orta boylu öz çimenlerden oluşan,
hafif dalgalı yada az engebeli, kuru ve yüksekçe otlaklar, koyunlar
için en uygun sayılırlar. Alçak, nemli, bataklıklı ve özellikle
üzerinde su toplayan alanlar koyunlara iyi gelmez. Buralardaki otların
besin değeri iyi olmadığı gibi böyle otlaklar çeşitli asalakların da
yatağıdırlar.



13.1. Otlak tipleri

[Konu Başlığı] [Sonraki Konu]



13.1.1. Dağ (yayla) otlakları

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Dağ etekleri, orta yükseklikteki otlaklar ve yüksek yayla odakları
olmak üzere üçe ayrılırlar. Dağ eteklerindeki otlakların ova
otlaklarından ayrımları azdır.



Orta yükseklikteki otlaklarda bitki örtüsü ova ve dağ otlaklarından
oldukça ayrıdır. Buralarda öz çimen ve baklagil bitkileri göreli olarak
azalır. Bileşikgiller ve maydanozgiller gibi bitki türleri çoğalır.
Bunlar genel olarak sap kısımları kısa, yaprakları çok besin değeri
yüksek bitkilerdir.



Yüksek yayla otlaklarında bol yapraklı ve çiçekli bitkiler çoğalır. Öz
çimen ve baklagil türleri daha da azalır. Buralardaki bitki örtüsü
kokuludur ve besin değerleri yüksektir. İçerik bakımından yoğun yemlere
yaklaştıkları söylenebilir, sindirilebilir ham protein oranları yüksek,
sellüloz oranları düşüktür.



13.1.2. Step (Bozkır) otlakları

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Step otlakları, Orta, Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da geniş alanları kaplarlar. Bu nedenle koyunculuğumuz için önemleri büyüktür.



İklim ve toprak koşullarına göre step otlaklarının besleme değeri ve
tipleri değişir. Kar ya da yağmur suyu toplanan alçak alanlarda daha
boylu otlar biter. Bunlar otlu stepler olarak adlandırılır. Bitki
türleri arasında çayır patureni, tilki otu, tırfıl gibi bitkiler
sayılabilir. Bu otlaklarda ot uzun ve sık olduğundan biçmeye de
uygundurlar. Yeşillikleri çevrenin durumuna göre daha uzun süre devam
eder. Ancak kuzular için uygun değillerdir.



Step otlaklarında genel olarak otlar çok yüksek bitki örtüsü daha çok
çimenler ve baklagillerde oluşur. İlkbaharda kar eridikten ve ilk
yağmurlardan sonra çabuk ot biter, ancak yeşillik uzun sürmez, mayıs
sonlarına doğru kurumaya başlar. Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında
bozkır otları sararır. Bu sürelerde koyunlar daha çok kuru otla
beslenirler. Sonbahar yağmurlarıyla bozkırda yer yer yeşillik biter. Bu
durum kış başına doğru sürebilir. Bununla birlikte yeşillik güneydeki
illerimizde bütün kış görülür. Bu yörelerde, kış hafif de geçtiğinden
göçer koyuncular kışı geçirmek için koyunlarını buraya getirirler. Bu
alanlara kışlak adı verilir.



13.1.3. Diğer otlak tipleri

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Tuzlu sulak otlaklar



Karadeniz bölgesinde kimi yerlerde tuzlu sulak alanlara rastlanır. Bu
alanlar tarım için uygun bulunmazlar ise koyun otlağı olarak
kullanılırlar. Bu otlaklarda çeşitli tuzlu bitkiler yetişir. Koyunlar
bunları severek yerler.



Kuru vadi otlakları



Kimi bölgelerde rastlanan kuru vadiler, koyun otlağı olarak
değerlendirilebilir. Bu otlaklarda koyunların severek yedikleri
yabansal otlar biter. Bitki örtüsü içinde ince çayır otları ve
baklagiller ne kadar çok ise koyun otlağı olarak o kadar büyük değer
taşırlar.



Orman otlakları



Orman içindeki otlaklar koyunlar için uygun değildir. Bunlar, koyun
beslenmesine uygun olmayan zararlı ve zehirli bitkileri içerirler.
Ayrıca bu alanlar oldukça nemlidir. Orman otlaklarında kene türü
asalaklarda çok bulunur. Ancak orman arasında kalan, geniş ağaçsız
alanlar koyun yetiştirmeye uygundurlar.



Anızlar



Genelde tahıl hasadından sonra toprakta kalan köklü bitki kısımları
anız olarak adlandırılır. Anızlar da başak ve dane döküntüleri de
olduğundan, buraları koyunlar için bozkırın kuruduğu zamanlarda iyi bir
otlak olarak kabul edilebilir.



Tahıl anızı dışında, pamuk, ayçiçeği ve tütün anızları da koyunlar için otlatmaya uygun sayılırlar.



Yapay otlaklar



Yapay olarak düzenlenen otlaklar koyunculukta pek ekonomik sayılmaz.
Bununla birlikle kimi bölgelerde ve ülkelerde yapay koyun otlakları
ekonomik olabilir.



Yonca otlakları



Koyunlar için en iyi yapay otlak, yonca otlaklarıdır. Otlak yapılacak
toprağa yonca tohumu, brom, tüylü ve yabansal yulaf tohumlarıyla
karıştırılarak ekilir.



Yonca otlaklarında bir otlatma mevsiminde; kurak yıllarda 1 hektar
başına 6 ergin, orta düzeyde yağışlı yıllarda 10-12 ergin, yağışın
yüksek olduğu yıllar da ise 20 ergin koyun hesap edilir. Yonca otlağına
ilk yıl koyun bırakılmaz. Koyunun bırakılması için ikinci yılın ikinci
biçiminden sonraki dönem uygundur.



İyi nitelikteki bir yonca otlağında ergin bir koyun 10-12 dakikada
doyar. Kötü parsellerde ise bu süre 1-1.5 saat sürer. Bir merinos
koyununun günde yiyebileceği yeşil yonca kuzu için 3 kg. erginler için
4-5 kg. kadar olabilir. Yağmur sırasında yada yağmurdan sonra ve çok aç
iken fazla bir şekilde otlatılmaları uygun değildir.



Tırfıl otlakları



Koyunlar için kızıl tırfıl, melez tırfıl çeşitleri, çayır patureni gibi
çayır otlarıyla karışık olarak ekilir ve yapay otlaklar oluşturulur.
Beyaz tırfıl ekilir ve yapay otlaklar oluşturulur. Beyaz tırfıl en
uygun olanıdır. Bu otlaklarda ikinci yılın ikinci biçiminden sonra
otlak olarak kullanılabilir. Yonca otlakları için belirtilen konular,
bunlar içinde geçerlidir.



Yapay otlaklar için burçak-yulaf,burçak-çavdar karışımları, mısır, sorgum, sudan gibi bitki türlerinden de yararlanılmaktadır.



Yapay otlaklar ne kadar iyi nitelikli olursa olsunlar, hayvanlar
zamanla bunlardan bıkar ve severek otlamaz olurlar. Bu yüzden bunlar
doğal otlaklar ile birlikte nöbetleşe olarak otlatılmalıdırlar.



13.2. Koyunların otlatılması

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Koyunların otlatılması (meralandırılması) ve hayvanların otlakta
yönetimi yetiştiricinin başarısını doğrudan etkiler. Deneyler iyi
otlatılan koyunların kolay semirtildiklerini, kötü güdülen koyunlarında
zayıf kaldıklarını göstermektedir. Bu nedenle otlatmada deneyimli
çobanlara gereksinme vardır. Çobanların bir yandan otlağı iyi
tanımaları, öte yandan koyunların özelliklerini, alışkanlıklarını,
besiye gelme bakımından ayrılıklarını bilmeleri gerekir. İyi bir çoban,
niteliği ne olursa olsun her otlağın değerlendirilmesine ve
otlatılabilen bütün işe yarar bitkilerin koyunlar tarafından
tüketilmesi için çalışır. Başka bir deyişle çobanlık hayvan sevgisine
dayanan, deney ve bilgiyle desteklenen bir sanattır.



13.2.1. Koyunların otlağa hazırlanması

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Otlağa çıkarmadan önce, koyunlar gözden geçirilir. Büyümüş tırnaklar
kesilir. Hastalık geçirmiş, zayıf koyunlar sağlıklı hayvanlardan
ayrılır. Bunlar duruma göre bir süre ağılda tutulur. Diğer yandan
erginler, toklular ve kuzular gruplandırılır.



Köpekler, birçok asalakların taşıyıcısı olduklarından, otlak
mevsiminden önce ilaç verilir. Kapalı bir yerde kurtlan düşürülür ve
yok edilir.



Mevsim dönüşümlerinde yemleme bakımından ağıldan otlağa yada otlaktan
ağıla geçişler birden bire olmamalı, yavaş yavaş yapılmalıdır. Örneğin
kuru kaba yemlerden yeşil yeme birden bire geçişler ishal ve sancılar
yapar. Diğer hastalıklara da neden olur. Bu amaçla ilk günler
sabahleyin yemleme yapılır ve öğleden sonra 1-2 saat kadar otlağa
bırakılırlar. Beş-altı gün sonra bir miktar kuru ot verdikten sonra
sabahtan otlağa çıkarmak olasıdır. Koyunlar yeşil yeme iyice alışınca
aç karnına otlağa çıkarılabilirler.



Koyunları sancılardan korumak için sabahleyin erken saatlerde otlar
henüz Çiğliykende otlağa bırakılmamalıdırlar. Çiğin çözülmesi
beklenmelidir. Sulama da önemlidir. Bu yüzden otlağa çıkarmadan önce
sulanmalıdırlar. Aksi durumda otlakta yada yolda rastladıkları
sağlıksız durgun suları içebilirler.



13.2.2. Koyunların otlakta yönetimi

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Koyunlar otlakta, hepsi aşağı yukarı aynı doğrultuda kapalı bir cephe
durumunda olacak şekilde yönlendirilmelidirler. Koyunların karma
karışık ve hızla koşmaları istenmez. Bu durumda kuvvetli koyunlar önden
giderek iyi yerlere saldırır ve otu ezerler. Bu amaçla çoban ve yamağı
sürünün önünde yavaş yavaş yürür. Kaçan koyun olursa da bunları tekrar
sürüye katarlar. Olası ise bir çoban da geri kalanlara dikkat eder,
bunların sürüden kopmalarına engel olur.



Koyunların nedensiz olarak da yer değiştirilmeleri de doğru değildir.
Diğer yandan aynı sürüyü parçalara da ayırmak uygun olmaz, bu koyunları
huysuzlaştırır.



Koyunlar güneşe doğru yürütülmez, rüzgarın yönüne de bakılır.
Sabahleyin koyunları otlağa çıkarırken ve otlatırken rüzgar sürünün
arkasına alınır. Otlaktan dönerken de rüzgara doğru yürümeleri
sağlanır. Tok koyunlar rüzgardan rahatsız olmazlar, ayrıca da
serinlerler.



Sıcak mevsimlerde öğleyin koyunlar havadar ve yüksekçe bir yerde
dinlendirilir. Olası ise gölgelikler yapılır. Koyunlar başlarını
gölgeye sokmak ve sineklerden korunmak için yığın durumunda biraraya
toplanırlar. Öğle sıcağı geçince sulamaya götürülür ve bundan sonra
gece yarısına değin otlatılırlar. Otlayan koyunların su gereksinmesi
ortalama 5 lt/gündür. Bu gereksinim mevsime, vücut yapılarına ve otun
kuru maddesine göre değişir. Koyunların 2-3 günlük susuzluktan zarar
görmediği bilinir. Bununla birlikte en iyisi hergün sulamadır. Otlayan
koyunların tuz gereksinmesi de 200-300 gr/gündür. Bu tuz en iyi bir
şekilde kaya tuzu şeklinde verilir. Yurdumuzda otlaklar ortamalı
olduğundan bu gereksinme, genellikle ağılda karşılanır. Yurdumuzun kimi
bölgelerinde ise sıcak yaz aylarında en iyi şekil gece otlatılmasıdır.
Bu amaçla gündüzün koyunlar ağılda yada gölgeliklerde barındırılır,
akşam üstü serinlikle birlikte otlağa çıkarılır. Otlatma gün doğuşuna
değin sürdürülür. Otlatma kısım kısım yapılır. Önce birinci kısım
otlatılır. Buradaki otlar bitince yer değiştirilir. Sürü burada
otlatılır. Bunun çevresi de bitince üçüncü bir yer seçilir. Bu şekilde
bir sıra içinde otun durumuna göre bir otlatma sürdürülür.



Koyun sürülerinin yönetiminde iyi eğitilmiş çoban köpeklerinden
yararlanılır. Bunlar geride kalan koyunları sürüye katar, etrafa
dağılanları toplarlar. Aynı zamanda koyunları yabansal hayvanlardan ve
hırsızlardan korur. Genellikle 400-500 baş koyuna bir çoban köpeği
beslenir.



13.3. Otlatma yönetimi

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Otlaklardan en üst düzeyde hayvansal ürün elde edilmesi, otlatma ile
ilgili işlemlerin teknik temellere uygun bir şekilde düzenlenmesiyle
olasıdır.



Otlaklardan yararlanmanın teknik temelleri yada otlatmanın teknik
kuralları otlatma amenajmanı / yönetimi başlığı altında toplanır.



Otlaklardan elde edilen ürünlerin sürekli olabilmesi, otlakların
düzenli ve denetimli bir şekilde kullanılmasına bağlıdır. Bu durumda
hem sürekli olarak fazla hayvansal ürün alınması ve hem de bitki
örtüsünün korunması yada bozulmaması söz konusu olabilir. Bunun için
uygulanması gereken temel koşullar ve teknik temeller dört noktada
toplanmaktadır.



Bunlar:



Otlatma mevsimi.

Uygun hayvan türü ile otlatma.

Birörnek otlatma.

Otlatma kapasitesi gibi konulan içermektedir.

13.3.1. Otlatma mevsimi

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Otlak bitkileri, yılın her mevsiminde yada başka bir deyişle ayrı
büyüme ve gelişme dönemlerinde otlatmadan ayrı bir şekilde
etkilenirler. Her bitkinin uygun otlatma mevsiminde otlatılması,
bitkiye zarar vermemekte ve bitki normal bir şekilde üremesini
sürdürebilmektedir. Bu mevsim dışında uygulanan bir otlatma ise, otlak
yem bitkileri için büyük, hatta yok edici zararlara neden olur. Otlatma
mevsimi, yem bitkisinin olgunluğa eriştiği dönem de otlatmaya son
verilmesi gereken dönem arasındaki süreyi kapsar.



Otlatma mevsiminin sağlıklı olarak saptanabilmesi, yem bitkilerinin
kritik dönemleri ile otlatma olgunluğu evrelerinin bilinmesi
gerekmektedir.



13.3.1.1. Kritik dönemler

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



İlkbahar kritik dönemi



Otlak yem bitkilerinin ilk büyüme başlangıcı ile, gereksinme fazlası
besin maddelerinin yeniden depolanması başlangıcı arasındaki süreye
ilkbahar kritik dönemi adı verilir. Bu dönemde yem bitkileri, aşırı
soğuklardan ve kuraklıktan, özellikle otlatmadan zarar görürler. Bu
dönemin uzunluğu, o yılın iklim koşulları ile bir yıl önceki bitkinin
besin deposu miktarına bağlıdır. İklim koşulları iyi giderse bitkiler
hızla büyümekte ve otlatmaya dayanabilecek bir duruma gelmektedirler.



Tohum olgunlaşma kritik dönemi



Bu evrede yem bitkileri, yedek besin maddelerini büyük bir kısmını
tohumlarının olgunlaşması için kullanırlar. Bu evrede bitkiler
otlatmaya karşı duyarlıdırlar. Ayrıca, bir yıllık yem bitkilerinin
doğal tohumlamayla soylarını sürdürmeleri de söz konusudur. Bu nedenle
tohum olgunlaşma kritik döneminde en azından otlatmanın şiddeti
azaltılmalıdır.



Kışa giriş kritik dönemi



Bu evre, yem bitkilerinin kışa girmeden önceki sonbahar sonu döneminde
yedek besin maddelerinin depolanmasıyla ilgili evredir. Bu evrede
özümlemeye ayrılan süre uzadıkça bitkiler kışı kolay atlatacaklar ve
ilkbahara güçlü gireceklerdir. Bu nedenle sonbahardaki otlatma süresi
kısaltılmalıdır. Sonbaharda ilk şiddetli soğuklar ve donlar başlamadan
3-4 hafta önce otlatılmaya son verilmelidir.



13.3.1.2. Otlatma olgunluğu evresi

[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]



Yem bitkilerinin ilkbahar kritik dönemini geçirerek otlatmaya uygun bir
duruma gelmelerine otlatma olgunluğu evresi denir. Bu evreden önce
yapılacak bir otlatma, bitkiler için son derecede zararlı olur. Buna da
erken otlama adı verilir.



Otlatma olgunluğuna erişme zamanı, otlak bitkilerinin yükseklikleri temel alınarak belirlenmektedir. Genelde:



Yüksek boylu (120 cm) bitkiler 20cm,

Orta boylu (60-120 cm) bitkiler 15 cm.

Kısa boylu (
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://guvercin-forum2009.yetkinforum.com
 
Koyunların otlatılması
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Güvercin forum 2009 :: ::::::::Küçük Baş Hayvanlar::::::::: :: Küçük Baş Hayvanlar Gnel Konular-
Buraya geçin: