Güvercin forum 2009

Güverin forum 2009,miski,arap,ayna kuyruk,baska,miro,sabuni,mavi,beyaz,bango,pigeon
 
AnaSayfa  AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Dünya ülkelerinde ve Türkiye’de koyun yetiştiriciliği

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
admin
Arapcı
avatar

Cinsiyet : Erkek

Mesaj Sayısı : 1328

Mesaj Puan : 19365
Rep Puanı : 17
Kayıt tarihi : 05/10/09 Yaş : 34

Nerden : ist
Lakap : Arapcı

MesajKonu: Dünya ülkelerinde ve Türkiye’de koyun yetiştiriciliği   Perş. Ara. 17, 2009 12:25 am

Dünya ülkelerinde ve Türkiye’de koyun yetiştiriciliği



Dünya ülkelerinde koyun yetiştiriciliği
Doğa
koşullarına ve iklim etmenlerine karşı en dayanıklı hayvanlardan biride
koyundur ve dünyanın her tarafında koyun yetiştirilir. Yalnız kimi
ülkelerde pek az koyun bulunduğu halde koşulların uygunluğu nedeniyle
kimilerinde koyunculuk çok gelişmiştir ve diğer hayvancılık kollarından
çok ekonomik değer kazanmıştır. Dünya ticareti bakımından özellikle
koyun eti ve yapağı önemlidir. Bu maddeler ülkeler arası büyük ekonomik
hareketlere neden olur. Bir taraftan çeşitli ülkelerin iklim ve doğa
koşulları, diğer taraftan dünyanın büyük pazarlarına olan uzaklık
durumu, ayrıca her milletin alışkanlık ve zevkleri, çeşitli tip ve
değişik yönlü koyunların geliştirilmesine yol açmıştır. Yani, dünya
ülkelerinde koyunculuk konusu edilirken sadece baş sayısını açıklamak
yetmez koyunculuğun yönü ve verim düzeyi de belirtilmelidir. Dünya
ülkelerinde koyunculuğun ölçüsü ve gelişme durumu üzerine etkili iki
önemli nokta dikkati çekmektedir. Bunlardan biri az nüfuslu geniş arazi
durumu, ikincisi de uygun iklim ve doğa koşullarıdır. Bu önemli iki
etmenin etkisi ile dünyadaki koyunların büyük kısmı Güney Yarım
Küresinde toplanmıştır
Dünyanın
çeşitli ülkelerinde tarımsal üretim içinde koyunculuk bazen ekonomik
değer bakımından başta gelmekte, milli gelir içinde en büyük yeri işgal
etmektedir. Avustralya buna verilecek ilk tipik örnektir. Koyunculuk
sadece beslenme gereksinmemize karşılık vermekle kalmaz, ayrıca
stratejik bir madde olan ve dünya ticaretinde önemli yeri olan yapağıyı
da verir. Koyunculuk bakımından gerek geçmiş yıllarda, gerekse içinde
yaşadığımız devirde önem kazanmış kimi ülkelerin durumunu kısaca gözden
geçirelim.
İspanya ‘da koyun yetiştiriciliği

İnce
kumaşların dokunmasında kullanılan Merinos yada buna benzer koyunların
yetiştirilmesinde ve meydana getirilmesinde İspanya’nın büyük payı
vardır. Tahminen 1000 yıllarında ve hatta bu tarihten önce İspanya ve
İngiltere’de koyun yetiştiriciliğine çok önem verilmekle idi. Özellikle
İspanya’da kumaş tezgahlarının ihtiyacı olan ince ve yumuşak yapağıyı
memleket içinden elde etmek amacıyla düzenli koyun yetiştiriciliği
yapılmakta idi. Böylece 1500 yıllarına doğru İspanya ve İngiltere
dünyanın iki büyük koyuncu ülkesi olarak kabul edilmekle idiler.
İspanya elde edilen yünler daha ince olmakla birlikte uzun asırlar
boyunca İspanya ve İngiltere büyük yün pazarlarında iki rakip olarak
göze çarpmakta idi.
İspanya’da
büyük toprak sahipleri kazançlı koyunculuk yaparak büyük gelirler
sağlamakta idiler. Olanaklar oranında en ince yünü üretmek için
İspanya’lı koyuncular ilkbaharda koyunlarını güneyden kuzeye sevkeder
ve sonbaharda geri dönerlerdi. Böyle hareket ederek. sürüler için en
iyi otlatma ve hava koşulları sağlanırdı. Büyük sürülerin bölgeden
bölgeye göç etmesi yasaklandığı zamanlarda, yapağının ayni sıcaklık
koşulları altında büyüyerek bir örnek olmasını sağlamak için çok soğuk
mevsimlerde koyunları battaniye gibi örtülerle koruma önlemlerine
başvurulurdu. Eskiden İspanyada uygulanan bu usul, bugün de Birleşik
Amerika’nın Wyoming, Montana, İdaho gibi çok sert iklimli kuzey
eyaletlerinde denenmekte ve bazen olumlu sonuçlar elde edilmektedir.
Göçebe koyunculuk İspanya’da bugün de devam ettirilmektedir. Ancak bu
işte de gelişmeler olmuştur. Sürülerin taşınması için özel trenlerin
hareket ettirildiği ya da uzun kamyonlar kullanıldığı görülmektedir.
Bugünkü
merinos koyunu birkaç asır önce İspanya’da geliştirildi ve İspanya uzun
yıllar bu koyunun başka ülkelere geçmesini yasak ederek tekelinde
tuttu. Kralın izni olmadan merinos ırkından bir koyunu ülke dışına
sevketmenin cezası ölüm idi. Bu yasak Napolyon’un İspanya’yı işgal
ettiği 19. yüzyıl başlarına kadar devam etti. Bundan sonra birçok
Avrupa ülkelerine küçük partiler halinde merinos koyunu sevkedildi ve
bu koyunlar başka ülkelerde koyun yetiştiriciliğinin tarihinde yeni
sayfalar açtı.
İspanya’da
tarım ve ekonomik yapı içinde bugün de koyunculuğun yeri büyüktür.
Ancak İspanya Napolyon istilasından sonra, dünya ülkeleri arasındaki
seçkin yerini bir daha elde edemedi. İspanya’da koyun yine diğer
hayvanlara oranla fazla durumdadır. Fakat bu koyunlar büyük ölçüde kaba
yapağılı tiptedir merinos miktarı azalmıştır. Tahmini olarak bugün
İspanya’da her merinosa karşı üç hoş kaba yapağılı koyun vardır. Kaba
yapağılı koyunların son yıllarda süt ve döl verimi yönünde ıslah
edildiklerini görmekteyiz. Özellikle gelişen endüstriyel peynir
üretimini desteklemek amacı ile süt koyunculuğunda ıslah çalışmalarına
önem verildiği görülmektedir.
Britanya’da koyun yetiştiriciliği

Ortaçağlarda
(500-1500) Britanya’da tarımın tek dayanağı koyunculuk idi.
Britanya’nın biçenek ve otlak bakımından hayvancılığa ve bu arada
koyunculuğa uygun bulunması eskiden olduğu gibi bugün de koyunculuğun
başta gelen bir üretim kolu olmasını sağlamıştır. Özellikle et tipi
koyunların beşiği ve anavatanı Britanya’dır. Bu koyun ırkları
çoğunlukla adlarını Britanya’daki eyalet ve bölgelerden almışlardır.
Britanya halkı büyük oranda kuzu eti tüketir. Kendi üretimi yetmediği
için dış ülkelerden dış alım yapar.
Ortaçağlarda
Britanya koyunculuğunda yetiştirme amacı İnce kaliteli yapağı üretme
yönünde olmuştur. Britanya’da İspanya’dan daha büyük sürüler
veriştirilmiştir. İspanya’dan farklı olarak daha yaygın koyunculuk
yapılmıştır. Otlatma amacıyla koyunlar bulundukları bölgeden başka bir
bölgeye götürülmemiştir. Bu nedenle bölgesel koşullara uygun çok sayıda
koyun ırkının meydana gelmesine neden olmuştur.
Britanya
koyun ırklarından hiç birinin yünü Merinos kadar ince değildir. Bununla
birlikte Britanya koyunlarının yünleri için geniş bir pazar vardır ve
bu yünlerin kullanma alanı geniştir. Özellikle İskoçya’da kaba
yapağıları işleyen bölgesel bir endüstri vardır. Dünyaca tanınmış
İngiliz kumaşları ve özellikle spor ceketlik kumaşlar bu yünlerden
yapılır.
Britanya’da
1348-1349 yılında meydana gelen büyük kriz koyunculuğun hamle yapmasına
neden oldu. İşçi ücretlerinin yükselmesi ve iş gücünün azalması
nedeniyle işlenen toprakların büyük bir kısmı mera olarak boş
bırakıldı. Ayrıca yapağı fiyatlarının yükselmesi, az personel ile büyük
koyun sürülerinin idare edilebilmesi dikkati koyunculuk üzerine çekti.
Böylece Elizabeth devrinde (1557-1603) yapağı İngiltere’nin başlıca
gelir kaynağı olmuş ve dış ticarette önemli rol oynamıştır.
Nihayet
16. yüzyıldan sonra Britanya tarımında kimi değişiklikler oldu, demirli
aletler kullanılmaya başladı. Fakat, tohumla yem bitkisi ekilmesi hala
bilinmiyordu. Bu devirde İngiltere’de koyunların sütleri sağılmakta
idi. Bugünkü standartlara oranla düşük verimli ve düşük değerli
olmalarına karşın koyunlar o zaman ki Britanya hayvanlarının en karlı
olanı kabul edilmekte idi. 1600 yılından sonra ot tohumlarının
tarlalara ekilmesi, yumrulu bitkilerin yetiştirilmesi ziraatla birlikte
koyunculuğa da yeni gelişmeler sağladı. Bu tarihten sonra kış yeminin
yazdan tedarik edilmesiyle daha fazla ve daha verimli koyun
yetiştirilmesi başladı.
Robert
Bakewell’in Britanya’da hayvan yetiştiriciliğine ve özellikle ıslah
çalışmalarına başladığı tarihlere kadar (1726—1796) yapağı fiyatlarında
düşmeler oldu ve koyunculuk ve anlamsız bir yetiştirme durumuna düştü.
Sade yapağı yolu ile koyun yetiştiricisinin tatmin olmayacağı meydana
çıktı. Bakewell, artmakta olan nüfusun ileride duyacağı koyun eti
ihtiyacını önceden görerek Leicestershire koyununu ıslah etmeye
başladı. Bu koyun çabuk gelişen et verimi iyi bir tip gösteriyordu.
Başlanan ıslah çalışmalarında gösterişe dayanan hiç bir nokta dikkate
alınmıyordu. Seleksiyonda başlıca et verimi üzerinde duruluyor ve
damızlıklar buna göre değerlendiriliyordu. Bu çalışmaları ile Bakewell
yavaş yavaş, yapılı ve kaba iskeletli koyunları kısa ayaklı, dolgun
vücutlu ve çabuk besi tutan, nispeten ince kemikli değerli bir tip
durumuna çevirdi. Bundan sonraki devrelerde başka koyun ırklarının ele
alındığı ve İngiltere’de bu çalışmaların devam ettiği görülmektedir.
Bugün
Britanya’da ve özellikle İskoçya’da. gelişen endüstri karşısında
koyunculuğu az kazançlı bulan ve bu işi terk edip endüstri alanına
gelen ailelere rastlanmakta ve bu durum bir sorun olarak
nitelendirilmektedir.
Birleşik Amerika ‘da koyun yetiştiriciliği

Alaska’dan
Kaliforniya’ya kadar Rock Mountain bölgesinde yayılmış bulunan Bıg Horn
ve Rocky Mountain koyunları bu bölgenin yerli hayvanlarıdır. Ancak
Birleşik Amerika’da bugün yetiştirilmekte olan birçok değerli koyun
ırkının ataları dışarıdan ithal edilmiştir.
Kristof
Kolomb 1493’te ikinci seyahatinde beraberinde koyun götürmüştür. Cortez
15l9’da Merinos koyununu Meksika’ya götürmüştür. New Mexico eyaletinde
Santa Fe’yi kuran İspanyolların Navajo koyunlarının atası olan çok
renkli koyunu götürmüş oldukları kabul edilmektedir.
Birleşik
Amerika’ya ilk ithal edilen İngiliz kökenli koyunların l609’da London
Company tarafından Virginia eyaletine getirildiği söylenmektedir. Bu
tarihten yirmi yıl kadar sonra Boston’un bir parçası olan Charleston’da
400 kadar koyun bulunmakta idi. Dışarıdan getirilen bu ilk parti
koyunların İngiliz koyunlarının iyi örnekleri olmadığı. düşük değerli
hayvanlar oldukları kaydedilmektedir.
Amerika’ya
ilk yerleşen kolonistler, koyunu daha ziyade yünü için
yetiştiriyorlardı. Yün, hafif fakat kıymetli bir madde idi. Ayrıca
pazara sevk edilinceye kadar ziyana uğrama tehlikesi de yoktu.
Massachusett’de
1662 yılında bir yünlü fabrikası kuruldu ve koyun-kuzu ihracatı üzerine
kimi kayıtlar kondu. Connecticut’de 1670 yılında koyunculuğu
geliştirmek için yasal önlemler alınarak, her bireyin çalılıkları
temizleyip otlak açma işinde bir gün çalışması zorunluluğu kondu. New
England eyaletinde koyunların köpeklerden ve yabani hayvanlardan
korunması için sert hükümler konuldu. Bir koyunu yaralayan ya da
öldüren köpeğin asılarak öldürülmesi resmen kabul edilmiş ve
uygulanmıştır.
İngiltere
1660 yıllarında bütün sömürgelerine ve yapağı dış satımını yasak etti.
Bu yasak sert ticaret ölçülerine bir başlangıç oldu ve sonunda
sömürgeleri isyana yöneltti. İngiltere Parlementosu Amerika’da
koyunculuğun gelişmesini önlemek amacıyla İngiliz koçlarının kolonilere
dış satımı yasakladı.
Napolyon’un
İspanya’yı işgal etmesi üzerine merinos tekelciliği sona erdi. Amerika
Birleşik Devletleri Cumhurbaşkanı Jefferson merinosçuluğu ele aldı ve
destekledi. Başkanın en yakın arkadaşı Madison da bu yolda devam etti
ve Virginia’daki çiftliğinde koyunculuk zevkini tattı.
İspanya’da
merinos miktarı azalınca; Birleşik Amerika hızla merinosçuluğu
geliştirdi. Hatta bir ara Almanya’dan Saksonya Merinosu bile alındı.
İlk zamanlar koyunculuk daha çok doğudaki eyaletlerde göze
çarpmaktadır. 1810 yıllarında koyun miktarı 7 milyon iken 1840 da 19
milyona yükselmiştir. Bu tarihte, New Mexico’nun kuzeyinde Navajo
İndianların sahip olduğu koyunlar dikkate alınmazsa batı bölgesinde
hemen hemen koyun yoktu. Doğu eyaletlerinde araziler değerlenip yaşanır
hale geldikçe koyun yetiştiriciliği yavaş yavaş batıya doğru kaymaya
başladı. Böylece 1890 yılında bütün batı eyaletlerinde koyun
yetiştirilmekteydi. 1900 yıllarında Rocky Mountain bölgesi memleketin
en önemli koyunculuk bölgesi haline gelmiştir. Amerika Birleşik
Devletleri koyunculuğunun %58’i 19l0 da batıda idi. Bu miktar 1920’de
%60, 1955’de ise %75’e ulaşmıştır.
Birleşik
Amerika’da ilk önceleri merinosçuluk şeklinde gelişen ve yapağı
üretimini amaçlayan koyunculuk başka ülkelerde de görüldüğü gibi,
zamanla yönünü değiştirmek zorunda kaldı. Sadece ince yapağı veren
koyun ırkları yapı ve et verimi bakımından gerilemekte ve bir nevi
soysuzlaşma olduğundan yapağı ile birlikte et verimini de sağlayan
kombine verimli koyun ırkları bütün çalışmalarda ön plana alındı. Bütün
Birleşik Amerika’da merinos son derece azalmış ve bunların yerini
et-yapağı tipi iri yapılı koyunlar almıştır. Son yıllarda ıslah
çalışmaları hep bu yöne çevrilmiş bulunmaktadır. Amerikan
yetiştiricileri en ince yünü veren fakat et verimi geri, kuzusu cılız
merinos tiplerini tutmamakta. kombine yönlü ırklara daha çok önem
vermektedirler. Son 25-30 yıl içinde geliştirilen yeni koyun tipleri
hep duyulan gereksinime yanıt verecek özelliktedir. Amerika’da koyunlar
sağılmaz ve koyun sütü üretilmez.
Avustralya’da koyun yetiştiriciliği

Koyun
yetiştiriciliği söz konusu olduğunda akla gelen ilk ülke
Avustralya’dır. Gerek yapağı üretimi gerekse koyun sayısı bakımından
dünya ülkeleri arasında birinci sırayı alır. Dünya koyunlarının 1/l6’sı
ve yapağı üretiminin l/4’ü Avustralya’nın elindedir. Geniş bir mer’a
ülkesi, deniz aşırı uzak bir ülke oluşu iklim ve doğa koşullarının
koyunculuğa uygun oluşu, burada daha çok yapağı tipi koyunculuğun
gelişmesine yol açmıştır. Yapağının saklanması ve taşınması kolay
olduğu gibi taşıma masrafları da bu hammaddenin değerine oranla fazla
sayılmaz. Hayvanlar içinde otlak koşullarına en iyi adapte olan ve bu
koşullarda en yüksek geliri sağlayan hayvan koyundur. Bu bakımdan
koyunculuk Avustralya’da iyi bir gelişme ortamı bulmuştur. Bu ülkede
çok eskiden beri koyun var ise de, merinosun ilk dışalımı 1789 yılına
rastlar. Arkasından çoğu Almanya’da Saksonya’dan olmak üzere bir çok
partiler halinde merinos dışalımı devam etti. Özellikle İngiltere’deki
dokuma endüstrisinin hammadde ihtiyacını karşılamak üzere. Avustralya
koyunculuğuna İngiliz sermayesi yatırılması koyunculukta büyük gelişme
sağladı. Son yıllarda et verimi ve et kalitesi üzerinde de durulmaya
başlanmıştır. Ancak merinos kanı egemen durumdadır ve ince merinos
yapağısı ile Avustralya ün salmıştır. Yapağı ve et üretiminin büyük bir
kısmı İngiltere piyasasına gönderilir. Dondurulmuş et endüstrisi son
yıllarda fazla önem kazanmış durumdadır.
Avustralya’da
otlaklar büyük oranda telle çevrili olup koyun sürüleri bu çevrili
otlaklarda otlatılırlar. Bu sistemin tercih edilişinde başlıca nedenler
şunlardır:

  1. Sürü halinde
    güdülen koyunlar çok sık ve birbirine girmiş halde bulunurlar. Halbuki
    bu sistemde etrafa yayılarak otlaktan daha iyi yararlanırlar.
  2. Sürü
    halinde yönetimde hayvanlar gündüz güdülür gece konak yerine getirilir,
    sulanır ve buna benzer hizmetler yapılır. Halbuki böyle çevrili otlakta
    hayvanlar salıverilmiştir ve birçok hizmetler ortadan kalkmıştır.
  3. Tel çit için yapılan gider. çoban ve işçi giderlerinden daha azdır.
  4. Tel çit aynı zamanda koyunları vahşi hayvanların saldırısından da korur.
Avustralya
koyunculuğu geniş sürü koyunculuğuna dayanır. Burada aile
işletmelerinden çok büyük sermayelerden kuvvet alan güçlü işletmeler
çoğunluğu oluşturur.
Yeni Zelanda’da koyun yetiştiriciliği

Yeni
Zelanda küçük bir ülke olmasına karşın koyun sayısı bakımından dünya
ülkeleri arasında beşinci ve yapağı üretimi bakımından ise
Avustralya’dan sonra ikinci sırayı alır. Yeni Zelanda’da koyunlar
Avustralya koyunlarına oranla daha fazla et tipine kaymakta ve kombine
verim yönlü bir karakter göstermektedir. Sistem olarak Avustralya’da
olduğu gibi tel çitlerle çevrili meralarda çobansız ve serbest
koyunculuk göze çarpmakta ve koyunlar bütün yıl otlaklardan
yararlanmaktadır. Hiç kuşkusuz güney yarım küresinde hüküm süren ılık
iklim koşulları bu tip koyunculuğa olanak ve avantaj sağlamaktadır.
Diğer Avrupa ülkelerinde koyun yetiştiriciliği

Genel
olarak Avrupa memleketlerinde bir taraftan topraktan fazla ve kazançlı
ürün kaldıran entansif tarım sistemi, diğer taraftan et sığırı ve domuz
yetiştiriciliğinin önem kazanması koyunculukta bir duraklama
yaratmıştır. Örneğin Almanya’ da koyun sayısı hızla azalmıştır. Buna
karşılık Fransa’da kimi arızalı, kireçli topraklarda koyunculuktan
başka tarım olanağı bulunmaması nedeniyle koyunculuk ekonomik
değerinden fazla bir şey kaybetmemiştir. Hatta Fransa’da belirtildiğine
göre kimi bölgelerin oturulan vatan toprağı olması koyunculukla mümkün
olmaktadır, aksi durumda buraların terk edilmesi lazımdır. Bu
nedenlerle Fransa’da koyun sayısında az da olsa artma görülmektedir.
Fransa
ve İtalya gibi Akdeniz ülkelerinde daha çok süt tipi koyunculuğun
geliştiği, bağ-bahçe tarım yapılan bölgelerinde bu tip koyunculuğun
ekonomik yapı içinde yer aldığı görülmektedir. Balkan ülkelerinde de
aynı şekilde merinosculuktan ziyade süt ve kuzu verimi üzerinde daha
çok durulmaktadır. Bulgaristan’da merinos koyunlarından bile önemli
miktarda süt sağılmaktadır.
İtalya
ve Fransa’da koyunculuk çalışmalarında süt ve kuzu üretimi on sıralarda
yer alır. Bulgaristan ve Yugoslavya’da ise bir yandan merinos
yetiştiriciliğine önem verilirken, diğer yandan süt ve döl verimi
yüksek koyunlar da yetiştirilmektedir.
Türkiye’de koyun yetiştiriciliği
Dünyanın
diğer memleketlerinde koyun yetiştiriciliğini incelerken açıkça
belirttiğimiz gibi doğa koşulları ve ekonomik koşullar uygun olduğu
takdirde batan küçük bir ülkede bile geniş ölçüde koyunculuk
yapılabilmektedir. Bu bakımdan Türkiye’yi ele alacak olursak, ilk
bakışta koyunculuğa uygun bir ortam görürüz. Ancak üzülerek açıklamak
gerekir ki gerçekte yurdumuzda koyunculuk için uygun bir ortam var
olmaktan daha çok kötü olan bakım ve besleme koşulları diğer büyükbaş
hayvanlardan çok koyunculuğa şans tanımaktadır. Koyunlarımızın büyük
çoğunluğu küçük yapılı düşük verimli otlak ve yetersiz yemleme
koşulları altında diğer büyükbaş ve yüksek verimli hayvanlar
yetiştirmek güç olduğundan kanaatkar ve dayanıklı yerli koyunların
yetiştirilmesi garantili bir üretim kolu olmaktadır. Koyun sayısı
bakımından dünya ülkeleri arasında yurdumuz onuncu sırayı almaktadır.
Fakat bir koyundan elde edilen et ve yapağı verimi dikkate alınırsa
koyunculuğumuzun hiç de iyi durumda olmadığı görülür. Son yıllarda
koyun sayısında anma olmuştur. Ancak bu anma koyunculuğumuzun gelişmesi
anlamına gelmez. Çünkü koyunculuğun gelişmesi sadece baş sayısının
artmasıyla değil, bir koyundan elde edilen gelir miktarıyla ölçülür.
Uygun koşullar için verimli ve değerli koyunların yetiştirilmesi
arzulanan durumdur.
Koyunculuk için uygun koşullar ve koyunculuğun özellikleri şöyle sıralanabilir:

  1. Kurak
    iklim koşulları altında zayıf gelişme gösteren otlaklar koyunlar için
    iyi bir ortam oluştururlar. Daha doğrusu diğer hayvanlar için yetersiz
    olan bu gibi koşullarda başarı ile koyun yetiştirilmesi olasıdır.
  2. Köpekler
    de dahi olmak üzere, koyunlar vahşi hayvanların saldırılarına uğrar ve
    zaman zaman büyük zarar verirler. Bu bakımdan tam güven sağlanmayan
    yerlerde koyunculuk güç yürür ve yeterince kazançlı olmaz.
  3. Hastalık ve yaralanma halinde koyunlar diğer çiftlik hayvanlarına oranla daha az dayanıklılık gösterirler.
  4. Koyun
    gütmek her insan için çekici bir meslek değildir. Bu bakımdan bilgili
    ve deneyimli çoban bulmak her zaman kolay olmamaktadır. Ancak başarılı
    bir koyunculuk için iyi bir bakıcı deneyimli çoban ilk koşuldur.
  5. Koyunlar birçok asalaklara karşı duyarlıdırlar.
  6. Suni lifler yapağı ile büyük ölçüde rekabet halindedir.
  7. Son
    yıllarda büyük şehirlerde yağsız dana eti daha çok aranmakta ve koyun
    etine karşı ilgili azalmaktadır. Ancak ince kuyruklu koyunlardan elde
    edilen kuzuların eline karşı ilgi devam etmektedir.
Çizelge 1. Türkiye’ nin çeşitli bölgelerinde km2’ye düşen koyun sayısı
Tarım bölgeleriKm2
'ye düşen koyun sayısı</B>Orta
Kuzey47.11Ege41.66Marmara45.25Akdeniz27.96Kuzey Doğu86,08Güney
Doğu72.63Karadeniz30.79Orta Doğu46.15Orta Güney68.81


Kaynakça

  1. FAO, Production Year Book, 1984
  2. Diggins, R.V., Bundy, C.E., 1958. Sheep Production. Prentice Hall İnc. U.S.A.
  3. Ensminger, M.E., Parker, R.O., 1986. Sheep Boat Science The Interstate Printers, U.S.A.
  4. D.P.T. Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planı Hayvancılık Özel İhtisas Raporu1991.
  5. Sönmez, R., 1974. Koyunculuk ve Yapağı (2. Baskı) E.Ü.Z.F, No : 108.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://guvercin-forum2009.yetkinforum.com
 
Dünya ülkelerinde ve Türkiye’de koyun yetiştiriciliği
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Güvercin forum 2009 :: ::::::::Küçük Baş Hayvanlar::::::::: :: Küçük Baş Hayvanlar Gnel Konular-
Buraya geçin: