Güvercin forum 2009

Güverin forum 2009,miski,arap,ayna kuyruk,baska,miro,sabuni,mavi,beyaz,bango,pigeon
 
AnaSayfa  AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Toplum yaşamında ve ekonomide koyun yetiştirmenin yeri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
admin
Arapcı
avatar

Cinsiyet : Erkek

Mesaj Sayısı : 1328

Mesaj Puan : 19950
Rep Puanı : 17
Kayıt tarihi : 05/10/09 Yaş : 34

Nerden : ist
Lakap : Arapcı

MesajKonu: Toplum yaşamında ve ekonomide koyun yetiştirmenin yeri   Perş. Ara. 17, 2009 12:25 am

1. Toplum yaşamında ve ekonomide koyun yetiştirmenin yeri



1.1. İnsan yaşamı ve koyunculuk

Tarihin
derinliklerine inildiği zaman, yaşama savaşı verilen ortamlarda çok
eski yıllardan beri insanla hayvanın, yan yana ve karşı karşıya olduğu
görülür. Önceleri ormanlarda vahşi hayvanları avlayarak geçinen, etleri
ile karnını doyuran derilerinden giysiler yapan insanlar, daha sonraki
dönemlerde bu hayvanları eli altında ve çevresinde bulundurarak
yararlanmayı düşündüler. Asırlar boyu yada binlerce yıllık çok uzun
dönemlerde yabani hayvanların evcil duruma getirilmesi için sabırla ve
inatla insanların çalıştıklarını ve sonunda bunu başardıklarını
görüyoruz. Evcilleştirme ve evcil hayvan elde etme, insan oğlunun
başarılarla dolu tarih sahifelerinden biri, belki de en parlak ve
insanlık yararına olanıdır. Bugünün insanı, teknik olanaklar sayesinde
makineleşmiş ve hızlı bir hayat temposu kazanmıştır. Az zamanda çok iş
yapmak ve insan gücünden verimli şekilde yararlanmak yirminci yüzyılın
başlıca karakteridir. Böylece çağımızın insanı yeni evcil hayvan elde
edecek kadar zamana, sabır ve tahammüle sahip değildir. Eğer durum
böyle olmasaydı. bugün bile yeni evcil hayvanlar elde etme olanağı
bulunabilirdi. Atalarımız evcilleştirme olayını başarmak için inat ve
sabırla çok uzun yıllar çalışmışlardır.
Koyun
insanın ilk evcilleştirdiği hayvanlardan biridir. Yabani hayattan
uzaklaşıp evcil hayvan halinde insan eli altına giren koyun üzerinde
uzun yıllar çalışan insan, büyük değişiklikler meydana getirdi. Belli
verim yönlerinde koyunları seçime (seleksiyon) tabi tutarak ve bu işe
uzun yıllar devam ederek birbirinden farklı koyun tipleri meydana
getirildi. Bu farklı koyun tipleri, belli yaşama koşullarında uzun
zamanlar yetiştirilerek ve sürekle seçilerek özelliklerini yavrularına
geçirebilir koyun ırkları haline geldiler. Bugün dünya yüzünde iki
yüzden fazla koyun ırkı vardır ve hergün yenilerini meydana getirmek
üzere sayısız projeler dikkatle yürütülmektedir. Günün ekonomik
gereksinmelerine göre bir koyun üzerinde arzulanan özellikleri
toplayabilmek çabası sürekli olarak yeni tiplerin ortaya çıkmasına
neden olmaktadır.
Göçebe
hayatı yaşayan ilk insan topluluklarından bugün kadar, koyunlar daima
insanın yanı başında bulunmuşlardır. Yabansal koyunu ormanlardan
avlanmak suretiyle etinden karnını doyuran, derisini sırtına elbise
diye geçirip yağmur ve soğuktan kendini koruyan insan, evcilleştirme
olayından sonra bu değerli hayvanı kendi eli altında üretmeye başladı.
Gerektiğinde tanrılara kurban etmek ve kesip yemek üzere insan
meskenleri civarında koyun sürüleri bulunduruldu. Daha sonraları süt ve
yapağı verimlerinden de yararlanmak suretiyle koyunlar çok verim yönlü
ve ekonomik yarar sağlayan hayvanlar haline geldi. Milattan yaklaşık
4000 yıl önce Babillilerin koyun yününden kumaşlar dokuduklarına dair
tarihi vesikalar ele geçmiştir. İsviçre göl beldeleri kalıntılarından
da yünlü dokuma artıklarına rastlanmıştır. Bu bilgilerin koyunun çok
eski olan tarihini ortaya koymaktadır.
Bakım
ve beslemesinin kolay olması ve insanlara çok taraflı yararlar
sağlaması ile koyun. diğer hayvanlara nazaran fazla çoğalarak dünyanın
hemen bütün ülkelerine yayılma şansına sahip olmuştur. Az yeme kanaat
eden. çokkere otlak ile yetinen. hastalıklara ve soğuğa dayanıklı
hayvanlar olarak koyunlar az masrafla garantili üretim sağlama
bakımından daima insanların ilgisini çekmiştir. Özellikle tarımı fazla
gelişmemiş, bakım ve yemleme koşulları geri olan ülkelerde küçük
işletmelerin ve aile işletmelerinin en güvenilir kaynağı olarak
koyunculuk ön planda gelir. Özellikle yağışı az bölgelerde zayıf
otlaklarda en kolay yetiştirilen hayvan koyundur. Herkesçe bilinen bir
Türk Atasözü “Buğdayla koyun gerisi oyun” bu durumu çok güzel
açıklamaktadır.
Binlerce
yıldan beri sütü, eti, yünü ve derisi ile insanların en önemli
gereksinimlerini karşılayan koyunlar, yirminci asır insanlarının
hayatında da büyük rol oynamaktadır. Koyun eti dünyanın birçok
bölgelerinde sevilen ve aranan etlerden biri olarak kabul edilir. Koyun
sütünden en değerli ve yüksek fiyatla satılan yiyecek maddeleri elde
edilir. Dokuma endüstrisinde kullanılan en önemli ham madde yündür.
Yünlülerin kendine has özellikleri nedeniyle birçok yapay dokumalara
karşın yünlü kumaşlarla değerlerini ve üstünlüklerini
koruyabilmektedirler. Özellikle orduların harp gücünü arttırma
bakımından soğuktan koruyucu yünlü maddelerin önemi büyüktür. Kuzu
postlarından elde edilen iç ve dış. kürkler dünya ticaretinde büyük bir
yer tutarlar. Koyun gübresi ile tarlaları gübreleme, tarımda önemli
konulardan biridir. Bağırsağından boynuzuna kadar koyunun her şeyinden
yararlanılır. Koyun yetiştiriciliği hemen tüm dünya ülkelerine yayılmış
bulunmakta ve kimi yerlerde en başta gelen bir üretim kolu olarak
dikkati çekmektedir. Gelecekte de koyun yetiştiriciliğinin bugünkü
değer ve önemini kaybetmeyeceği söylenebilir. Hatta bugün geniş ölçüde
koyun yetiştiren ve yapağı elde eden memleketlere egemen olma
bakımından büyük devletler arasında bir yarışma vardır. Kimi
memleketlerde koyunculuğun hızla geliştiği kimilerinde de gerileme
olduğu bilinen bir gerçektir. Hiç şüphesiz bunun kimi nedenleri vardır.
Tarım ekonomisi, teknik ve doğa koşulları sayılmalıdır. Belli
koşullarda özellikle entansifleşen tarım içinde koyundan daha karlı
hayvanlar yetiştirildiği takdirde koyunculuktan vazgeçileceği kolayca
açıklanabilir. Daha değerli ve yüksek gelir sağlayan ürünlerin
yetiştirilebileceği topraklar üzerinde koyun sürüleri dolaştırmak
elbette ki savunulacak bir görüş değildir.
1.2. Tarımsal üretim içinde koyunculuğun yeri

Yurdumuzda
ülke ekonomisi bölümleri içinde en önemli yer tarımındır. Nüfusumuzun
en az % 55’i köy ve kasabalarda yaşar ve çeşitli tarımsal üretimle
uğraşır. Halkın beslenmesinde olduğu kadar iç ve dış ticarette ve
özellikle döviz sağlamada tarımsal üretimin yeri ve önemi çok büyüktür.
Yurdumuzda küçük orta ve büyük olmak üzere hemen her tip tarım
işletmesinde hayvancılık göze çarpar. Dünyanın çeşitli ülkelerinde
tarımsal üretim içinde hayvancılıkta koyunun yeri ve önemi az ya da çok
değişiklik gösterir. Doğal ve ekonomik etmenler bu bakımdan önemli rol
oynar. Genel olarak hayvancılık tarım işletmesi içinde yer alır ve en
önemli üretim kollarından birim oluşturur. Hayvancılığı tarım
işletmesinin dışında düşünmek olası değildir. Bu nedenledir ki gelişmiş
ülkelerde, tarımın bir kolu olan hayvancılık da gelişmiş durumdadır.
Hayvancılık
kolu içinde çeşitli hayvan yetiştiriciliği söz konusudur. Bunlardan bir
tanesi de koyunculuktur. Genel olarak girişim ve gerçekleştirilmesi
kolay olduğu için hemen her yerde koyunculuğa rastlanır. Ancak
otlakları geniş kurak iklim koşullarına sahip bölgelerde koyunculuk
daha geniş ölçüde yer alır. Avrupa ve Amerika’da düzenli tarım
işletmeleri içinde koyunculuk önemli bir hayvansal üretim koludur.
Sürüler genel olarak çiftlik yapısına bağlıdırlar. Bunun yanında sadece
koyunculuk yapan geniş işletmeler ve çok büyük sürüler de vardır.
Türkiye’de
küçük ölçekte yapılan hayvancılık genellikle küçük işletme ve aile
işletmesi içinde yürütülür. Kimi bölgelerimizde büyük sürüler halinde
yapılan koyunculuk ve hele göçer koyunculuk. tarım işletmesinden
kopmuş. ayrılmış gibidir. Böylece görülüyor ki. koyun
yetiştiriciliğinde çeşitli işletme biçimleri vardır. Gerek yabancı
ülkelerde ve gerekse yurdumuzda bunların örneklerine rastlamaktayız.
Tarımsal
üretim içinde başarılı bir koyunculuk yürütmek için kimi koşullar
vardır. Gerek doğa koşulları ve gerekse ekonomik koşullar koyunculuk
için uygun ise, başarıya ulaşmak artık yetiştiricinin maddi gücüne ve
teknik yeteneğine bağlı kalmaktadır. Başarılı ve karlı bir koyunculuk
için yetiştiricide aranan özellikler şunlardır:
Hayvanları sevmek:
Hayvanlara içten bir sevgi ile bağlanan onların ızdırap çekmesinden
nefret eden insan ideal bir yetiştirici olabilir. Bu durumun ortaya
çıkması için hayvanla ilgilenmek gereklidir. Uzun zaman koyunla
uğraşmak onlarla beraber bulunmak bu sevginin doğmasını sağlar.
Dikkatli
olmak ve her şeyi incelemek: Hayvanların hastalık ve rahatsızlıklarını
dışarıdan dikkatle incelemek suretiyle farketmek olasıdır. Yetiştirici
ve çoban sürüsünü sık sık gözden geçirmeli ağıla dönerken otlarken tek
tek hayvanların durumunu incelemelidir. Böyle hareket edilirse sürüdeki
hayvanların her hali önceden anlaşılmış ve önlem alınmış olur.
Hayvanlara
bakmayı özel zevklerin üzerinde tutmak: Her ne kadar bir koyun
yetiştiricisinin kendi sağlığını ve hayatını hayvanlar için feda etmesi
gerekmezse de, hayvanlara kendisini vermesi, kimi zevk ve
eğlencelerinden uzaklaşıp sürüsü ile ilgilenmesi gereklidir. İyi bir
yetiştiricinin uzun süre tatil yapması, çiftliğinden uzaklaşması olası
değildir.
Sabırlı olmak:
Koyun. sabırlı insan ister. Sabırsız ve aceleci yetiştirici ve çoban
elinde koyunlar çok ızdırap çeker. Çünkü yaratılış bakımından koyunlar
ağır hareket eden, fazla atak olmayan varlıklardır. Otlakta koyunların
yürüyüşünü, ağır temposunu çobanın sadece izlemesi gerekir. Seri
hareketlerden daima sakınmalıdır.
Güneş doğarken kalkmayı sevmek:
Koyunlar doğal karakterleri nedeniyle erken kalkan ve sabah
serinliğinde otlamayı seven hayvanlardır. Güneşin kızgın olduğu
saatlerde koyunların otlatılması doğru değildir. Aslında böyle sıcak ve
fazla güneşli saatlerde koyun meraya çıkarılsa bile fazla otlama arzusu
göstermez, gölgelik ve serin yerlere kaçmaya çalışırlar. Güneş doğmadan
sabahın ilk serin saatlerinde otlağa çıkan koyunlar büyük bir zevkle
otlar ve karnını doyururlar. Bu nedenle yetiştirici ve çoban güneş
doğarken yataktan kalkmayı zevk edinmelidir. Buna alışmayan insan iyi
bir koyuncu olamaz.
Yapmadan önce iyi incelemek ve düşünmek:
Koyunculukta başarılı olma ve kazanmaya aday iyi bir yetiştirici gözü
kapalı ve yalnız duygularına kapılarak bu işe sürüklenmemelidir. “Bir
arkadaş da bunu yapıyor” yada “bu iş benim hoşuma gidiyor” gibi
duygularla koyunculuğa başlamak çok kere üzücü sonuçlar verir.
Öncelikle doğa ve arazi varlığı bakımından, sonra ekonomik koşullar
bakımından konu dikkatlice incelendikten sonra karar verilmelidir.
İkinci
olarak koyunculukta çeşitli yetiştirme tipleri vardır. Her koyunculuk
biçiminin kendisine özgü özelliklerini bilmek ve kendi koşullarımıza
hangisinin uygun geleceğini incelemek zorundayız. İyi bir yetiştirici
önce düşünür inceler ondan sonra harekete geçer.
Teknik bilgi:
Başarıyı etkileyen en önemli konuların biriside teknik bilgidir.
Babadan, dededen kalma görenek ve yollarla koyunculuğu sürdürmek büyük
kayıplara yol açar. Bilimin en son buluşlarını ve teknik olanaklarını
kullanarak daha verimli ve daha kazançlı bir koyunculuk yapmak gerekir.
Kendini iyi yetiştiren ve gereği şekilde hareket eden koyuncu bu
mesleğe devam edebilir ve ailece bu iş aksatılmadan yürütülebilir.
Koyun yetiştiricisi, okuyan inceleyen ve bu konuda yetişmiş uzmanları
arayıp bulan tiple olmalı ve bu düşüncelere inanmalıdır.
Tarım
işletmesinin koyun yetiştiriciliğini yapısına alması hem işletmenin
kara gitmesi ve hem de bu üretim kolunun gelişmesi için çok önemli bir
konudur. Özellikle orta büyüklükte çiftlik sürüleri diye adlandırılan
koyunculuk tarım işletmesine kazanç sağlama başka ürünlerin fena olduğu
yıllarda yetiştiricinin maddi sıkıntısını hafifletme bakımından çok
önemlidir. Diğer tarımsal üretim kollarından arta kalan kaba yemleri
kıymetlendirme ve işletmenin ekime uygun gelmeyen arızalı, zayıf
topraklı otlak karakterindeki alanlarını değerlendirme ve işletme
topraklarını gübreleme bakımından koyunculuk dikkatle üzerinde
durulacak bir konudur. Özellikle koyun gübresinin çok kuvvetli olması
nedeniyle kimi Avrupa ülkelerinde sade bu yönden koyunculuk değer
kazanmaktadır.
İri
yapıtı et tipi koyunlar yada süt verimi başta gelen süt tipi koyunlar
yetiştirildiğinde tarım işletmesi ile koyun yetiştiriciliği daha çok
bir birine bağlanır. Bu gibi durumlarda geniş yem bitkileri tarımı,
gübreleme, nöbetleme. koyun ürünlerini işleme gibi yeni konular ortaya
çıkar ve tarım işletmesi entansif bir karakter almaya başlar. Bunun
dışında sadece otlağa dayanan, az verimli geniş sürü koyunluğu
ekstansif bir karakter gösterir. Türkiye’de koyunculuk genel olarak
tarımsal üretim içinde ekstansif bir kol durumundadır. Bunun sonucu
olarak koyunlarımızın canlı ağırlıkları çok az ve her türlü verimleri
düşüktür. Bu tip yerle koyunlar memleketimizde entansif tanım içinde
koyunculuk örneklerine son yıllarda yavaş yavaş tanık olmaktayız. Daha
az arazi üzerinde daha az sayıda koyun yetiştiren ve buna karşılık çok
gelir elde eden işletmeler son yıllarda belirgin şekilde artmaktadır.
1.3. Ülke ekonomisinde koyunculuğun yeri

Tüm
dünya ülkelerinde ve Türkiye’de koyun ve koyun ürünleri ekonomik
bakımdan büyük değer taşırlar. Her şeyden önce insan beslenmesi
bakımından bu konu başta gelir. Kuzu eti, sevilen, aranan ve yüksek
fiyatla satılan değerli bir maddedir. Koyun sütü, yoğurt ve peynir
yapımı bakımından çok değerli ve her zaman alıcısı bulunan bir üründür.
Koyun sütü, daima inek sütünün iki katı yüksek bir fiyatla satılır.
Koyun sütünden yapılan beyaz peynir ve diğer tip peynirler en değerli
besin maddeleridir. Bunların ticareti ile uğraşanlar hiçbir zaman ziyan
etmez ve anormal fiyat düşüklüğü prohtemi ile karşılaşmazlar. Fransa’da
koyun sütünden iki yüz çeşit peynir imal edilmekte ve konu ekonomik
bakımdan büyük bir değer taşımaktadır. Türkiye’de koyunların süt
verimleri düşük olmasına karşın. köylü işletmesinin ekonomik yapısında
koyun sütü önemli bir dayanaktır. Turfanda kuzuculuk ve süt üretimi
Türkiye’de ve birçok Akdeniz ülkelerinde küçük tarım işletmelerinin en
önemli gelir kaynağıdır.
Giyim
bakımından yapağı çok önemli bir hammaddedir. Saklanması kolay alıcısı
hazır ve fiyatı yeterli olan yapağı, garantili bir ticaret maddesidir.
Giyimden başka yatak yorgan halı ve kilim imalatında geniş ölçüde
yapağı kullanılır ve yapağının ekonomik hayatta geniş bir yeri vardır.
Gerek iç ticarette ve gerekse dış ticarette bu konular daima memleket
ölçüsünde bir önem taşır. Türkiye yapağıyı hem satan ve hem de alan bir
memleket olarak biraz garip bir durumdadır. Ülke ekonomisinde
koyunculuk söz konusu olduğunda bu sorunlar ve özellikle bir örnek
yapağı gereksinimi herkesin dikkatini çeker.
Koyunlardan
elde edilen kürk, barsak vb. gibi diğer maddeler de çeşitli endüstri
bakımından ayrı bir önem ve değere sahiptir. Üstün kaliteli dış kürkler
kadar, düşük kaliteli iç kürkler de ekonomik bir değer taşır.
Saf
yünden yapılan kumaşlar ve her çeşit dokumalar üstün kaliteli olup
fiyatları yüksektir. Bunca sentetik dokumaların yaygınlaşmasına rağmen
yünlü giyim maddeleri üstünlüğünü korumaktadır. Özellikle giyimde
rahatlık ve sağlık yönünden yönden yapılmış mamul maddeler tercih
edilir.

1.4. Kaynakça
.1. Sönmez. R., 1974. Koyunculuk ve Yapağı (2. Baskı) EUZF No: 108 İzmir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://guvercin-forum2009.yetkinforum.com
 
Toplum yaşamında ve ekonomide koyun yetiştirmenin yeri
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Güvercin forum 2009 :: ::::::::Küçük Baş Hayvanlar::::::::: :: Küçük Baş Hayvanlar Gnel Konular-
Buraya geçin: