Güvercin forum 2009

Güverin forum 2009,miski,arap,ayna kuyruk,baska,miro,sabuni,mavi,beyaz,bango,pigeon
 
AnaSayfa  AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Çerkes Atları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
miskici
Güvercin Forum 2009 -- > Vip Uye

Güvercin Forum 2009 -- > Vip Uye
avatar

Cinsiyet : Erkek

Mesaj Sayısı : 499

Mesaj Puan : 16135
Rep Puanı : 1
Kayıt tarihi : 06/10/09 Yaş : 34

Nerden : istanbul
Lakap : yakamoz
MesajKonu: Çerkes Atları   C.tesi Ocak 02, 2010 12:03 pm

Çerkeslerin efsanevi yoldaşıydı at. Atcılık da
binlerce yıllık geçmişten süzülerek gelen bir uğraş. Ancak, yüz yıldan
fazla süren yıkıcı Kafkas- Rus Savaşı ve sürgün zamanlarında Çerkes at
cinslerinin hemen tamamı kayboldu. Bu eşsiz atlardan geriye sadece tek
bir cins kaldı.


Her Çerkes, ata özel bir bağıllık, sınırsız bir
sevgi duyar. Onu kardeş sayar, özenle korur. Ata duydukları bu yakınlık
ona verdikleri isme de yansır. Çerkesler, ata " şı " der; ki bu aynı
zamanda erkek kardeş anlamındadır. Öyle ki Çerkesler, mahmuzu ilk
gördüklerinde ne işe yaradığını anlamamışlar ve ata acı vereceği
gerekçesiyle benimsememişler. Yine aynı nedenle Çerkes, yumuşak deri
uçlu kamçısyıla atına nadiren vurur. Onlar kamçıyı sadece bir simge
olarak taşır. Kamçı genç kızın sevgilisine verceceği güzel bir hediye
veya atlı oyunlarda ödül olabilir ancak.







Nitekin atla ilgili gelenekler Çerkeslerin
yaşamında önemli yer tutar. Örneğin, misafir olunan bir yerden
ayrılırken at, başı eve doğru bakacak şekilde durdurulur ve öyle
bilinir. Sağdan dönerek avludan çıkmak gerekir, keza at kesinlikle
kamçılanmaz. Aksi şekilde davranmak ev sahibinin konukseverliğinden
memnun kalınmadığını gösterir. Çerkes geleneklerine göre bir kadının
veya yaşlının önünden atla geçmek büyük ayıptır. Atlı 30-40 metre kala
atından iner, karşılaştığı kişi yürüyorsa saygılı bir şekilde durur ve
sağ tarafından geçmesini bekler. Karşılaştığı kişi yerinde duruyorsa
atının dizginlerinden tutarak yanından geçmesi gerekir. Atlının
karşıdan gelen bir kadına veya yaşlı bir adama rastladığında atından
inerek gideceği yere kadar ya da izin verilinceye kadar ona eşlik
etmesi gerekir. Atlıya yaya karşılaştığında önce atlı selam verir. Atlı
olarak bir yere gidilirken herkesin konumuna göre bulunması gereken yer
belidir. Yaşça küçük olan, thamade'nın (yaşlı) solunda yerini alır.
Thamadeye birden fazla atlı eşlik ediyorsa büyük olan solunda, daha
genç olan sağında yer alır. Ölüm haberi getiren atlı atın ters
tarafından, yani sağından iner. Bunun dışında atın sağından inmek
uğursuzluk sayılır.







En ünlü Çerkes atı cinsleri Şoloh ve Beçkan´dı.
Şoloh, Bestav´da ve Zelençuk vadilerinde, Beçkan ise Adigey
topraklarında yaygındı. bu cinslerin Kirim pazarlarında yerli koşu
atlarından 25 kat fazla fiyat verilirdi. Şoloh cinsi atların özelliği,
toynakların bardak biçiminde olmasi ve arka tırnakların olmamasıydı;
bunun için nala ihtiyaç duymuyorlardı. Beçkan, özellikleri açısından
eşsiz bir binek atıydı. Çok sabırlı ve dayanıklı, Çerkeslerin yasamının
ayrilmaz parçası olan biniciligin bütün gereklerine son derece uygundu.
Gerektiğinde yemsiz 3-4 günlük yola dayanabiliyordu. Halk arasındaki
tarifiyle Beçkan; "Boynu düzgün, sagrısı mantara benzer, geyiğinki gibi
dik baldırları vardır. Kasığı dardır, genişliği üç parmağı geçmez. Bir
kaburgası fazladır ve dolaysıyla gücü de fazladır ".


Kundeyt cinsi ise 7-9 yaşına kadar genellikle
özelliklerini göztermez. Bu cinsin kısrağını iki yaşına kadar basit bir
cinsten ayırmak zordur; cok tüylü ve gösterişsizdir. Ama iki yaşından
sonra değişmeye başlar. Tüyleri düzelir, karnı toplanır, kulakları
sivrilir, asıl görünümünü almaya başlar.


Bu cinslerden baska Zelençuk vadilerinde
prenslerin adlariyala anilan Alheskir, Hağundoko, Hatohşoko cinsleri ve
Yecebukay´da Yivuan cinsi atlar biliniyordu. Bu cinsler mükemmel binek
atı nitelikleriyle ve prenslerin özel damgalarıyla tanınıyordu.
Çerkesler atı sadece binmek için yetistirirler ve sadece aygırlara ve
iğdiş edilmiş atlara binerlerdi. Kisrak süreleri sadece üreme amacıyla
tutulurdu.







En varlıklı ve nüfuzlu at yetiştiricisi olan
Çerkes prenslerinin süreleri hiçbir zaman 150-200 kısrağı geçmezdi.
Kendi damgası olan her prens kendi at cinsine sahip olabiliyordu.
Çerkesler ayrıca donlarına göre atların nitelikleri olduğuna
inanırlardı. Tarihçi ve etnograf A. H. Zafes´in yazdığına göre
tercihleri demir kırı ve doru idi, alacalı at hiç yetiştirmezlerdi.


Rus- Kafkas Savaşı ve sürgün zamanlarında Çerkes
at cinslerinin hemen tamamı kayboldu. Kalan cinsler de Rusya´daki iç
savaş yıllarında yok oldu. Son Şoloh cinsi atlar da Birinci Süvari
Ordusu´nun birlikleri için dağlardaki otlaklarından indirildi ve
kaybolup gittiler. Kafkasya´da Sovyet iktidarıyla birlikte Çerkes
atcılığının da sonu geldi. Çerkeslere at sahibi olmaları yasaklandı.
Zelençuk vadilerinde kalan cins atlar da ilk Sovyet haraları kurulunca
diğer cinslerle karıştı. Böylece 25-35 Çerkes atı cinsinden bugüne
sadece Şağdiy kalabildi. Kalan bu tek Çerkes atı cinsi, dünya atçılık
literatüründe � Kaberdey � (Kabardian) cinsi olarak bilinir. En iyi dağ
atlarından biri kabul edilir. Kaygan dağ patikalarında yürümek, nehir
gecmek, derin karda ilerlemek konusunda inanilmaz yetenekleri vardır.
Dik kayalık patikalarda dengesini çok iyi korur. Ani ısı değişikliğinde
ve hava basıncına karşı dayanıklıdır. Ayrıca karanlıkta ve yoğun siste
yollarını bulmalarını sağlayan şaşmaz yön duygularına sahiptir. Yüz
elli kilogram yükle günde 100 kilometre yol kat edebilirler. 1935-36´da
Kafkas Dağları´nda yapılan bir trialde Kaberdey atları üç bin
kilometrelik mesafeye kötü hava ve arazi koşullarında 37 günde
tamamladılar. Bu konudaki rekor Aza adında bir kısrağa ait: Dağ
eyeriyle ve tam yüklü olarak 100 kilometreyi dört saat 25 dakikada kat
etti.


Kaberdey atları genellikle cinslerini doğal
olarak sürdürürler, yılkı halinde dolaşırlar. Rivayete göre soyu Cengiz
Han´ ın en gözde aygırından gelmektedir. Son derece sakin ve itaatkâr
huylu oldugu icin tercih edilir. Kaberdey atından çaprazlama sonucu
dört yeni nesil elde edildi. Bunlardan İngiliz- Kaberdey atı, cins
olarak 1966´da resmen kabul edildi.


En iyi Kaberdey atları Karaçay- Çerkes
Cumhuriyeti´nde Malokaraçayev ve Malkin, Kaberdey- Balkar
Cumhuriyeti´nde Guaran haralarında yetiştiriliyor. Bu haralarda atlar
yazın yüksek yaylalarda, kışın dağ yamaçlarında tutuluyor. İki yaşına
geldiklerinde koşu performansları deneniyor. Kaberdey atı diğer koşu
atları kadar hızlı olmasa da diğer atçılık sporları icin son derece
uygun özelliklere sahip.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Çerkes Atları
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Güvercin forum 2009 :: ::::::::Büyük Baş Hayvanlar:::::::: :: Büyük Baş Hayvanlar-
Buraya geçin: