Güvercin forum 2009
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.
Güvercin forum 2009

Güverin forum 2009,miski,arap,ayna kuyruk,baska,miro,sabuni,mavi,beyaz,bango,pigeon
 
AnaSayfa  AnasayfaAnasayfa  Latest imagesLatest images  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  
http://koxpcu.yetkinforum.com/f175-game-of-war-fire-age

 

 TÜRKİYE GÜVERCİN KÜLTÜRÜ KULÜBÜ

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
sabuni
Güvercin Forum 2009 -- > Vip Uye

Güvercin Forum 2009 -- > Vip Uye



Cinsiyet : Erkek

Mesaj Sayısı : 116

Mesaj Puan : 26748
Rep Puanı : 0
Kayıt tarihi : 15/10/09 Nerden : bakırköy
Lakap : yok
TÜRKİYE GÜVERCİN KÜLTÜRÜ KULÜBÜ Empty
MesajKonu: TÜRKİYE GÜVERCİN KÜLTÜRÜ KULÜBÜ   TÜRKİYE GÜVERCİN KÜLTÜRÜ KULÜBÜ EmptyCuma Ara. 11, 2009 11:29 am

TÜRKİYE GÜVERCİN KÜLTÜRÜ KULÜBÜ






ÜLKEMİZDE GÜVERCİN YETİŞTİRİCİLİĞİNİN İÇİNDE BULUNDUĞU DURUM


Ülkemizde
güvercin yetiştiriciliği köklü bir geçmişe ve kültüre sahiptir. Daha
önceki dönemleri gözardı etsek bile, sadece Türklerin yaşamaya
başladığı andan itibaren Anadolu�da yaklaşık 1000 yıldır güvercin
yetiştirilmektedir. Türklerden önceki dönemlerde ise Anadolu�da
güvercin yetiştiriciliğinin tarihinin günümüzden 5000 yıl öncesine
kadar gittiği arkeolojik bulgularla belirlenmiştir. Güvercin
yetiştiriciliği konusunda dünya üzerinde böylesine köklü bir geleneğe
sahip ülke sayısı çok azdır. Uygarlıklar beşiği olarak da bilinen
Anadolu, kendine özgü bir kuş kültürü geliştirmiştir. Bir çok evcil
güvercin ırkına ev sahipliği yapmış, ırkların geliştirilmesi ve dünyaya
yayılmasında öncülük etmiştir. Günümüzde dünya üzerinde bulunan
güvercin ırklarının çoğu Anadolu kökenlidir. Neslini koruyamadığımız
bir çok güvercin ırkımız bulunmakla birlikte, bugün ülkemizde 80�den
fazla güvercin ırkı yetiştiriliyor olması bile, sahip olunan zenginlik
hakkında bir fikir vermektedir. Ülkemizde böylesine köklü bir gelenek
temelinde yükselen önemli bir güvercin kültürü bulunmakla birlikte,
ülkemiz güvercin yetiştiriciliği dünya üzerinde ne yazık ki hak ettiği
yerde bulunmamaktadır. Bunun nedenleri üzerinde düşündüğümüzde
ülkemizdeki güvercin yetiştiriciliğinin başlıca sorunları ile karşı
karşıya geliriz.

BİLİMSEL BİLGİ ÜRETİMİ VE PAYLAŞIMININ YOKLUĞU


Ülkemiz
güvercin yetiştiriciliğinin kanımızca en önemli sorunu, bilimsel bilgi
eksikliği ve bilimsel bir tarzın genel olarak geliştirilememiş
olmasıdır. Güvercin yetiştiriciliği ülkemizde yüz yıllardır atadan
dededen öğrenilen yöntemlerle devam etmiştir. Yeni bilgi üretimi ve
paylaşımı neredeyse hiç yoktur. Böyle olduğunda her yeni kuşak aslında
bilinen şeyleri yeniden keşfetmek durumunda kalmıştır. Sonuçta yerinde
sayan, gelişmeye kapalı, güdük bir yapı oluşmuştur. Bilimsel tarzın
temelini, bilginin sistematik olarak yeniden üretilip geliştirilmesi
oluşturur. Geliştirilen bilgi depolanır ve depolanan bilgiler ise
paylaşıma açılır. Paylaşılan bilgiler, yeni bilgilerin geliştirilmesini
sağlar. Böyle olduğunda, sorunlara daha geniş çerçeveden bakabilme ve
kendi içine kapalı sistemin dışına çıkabilme fırsatını da
yakalayabiliriz.
Ülkemizde güvercin konusunda yapılmış araştırma, neredeyse yok denecek
kadar azdır. Ulaşabilen yazılı dokümanların çoğu ise bilimsel nitelikte
olmayıp haber niteliği taşımaktadır. Buradan çıkan sonuç, ülkemizde
güvercin yetiştiriciliği konusunda bir bilgi üretiminin bulunmadığıdır.
Bilginin üretilmediği yerde bilimsellikten ve gelişmeden bahsedemeyiz.
Bilgi üretiminin olmayışının ülkemize özgü çeşitli nedenleri
bulunmaktadır. Her şeyden önce güvercin yetiştiriciliği bir hobidir ve
işin ticari boyutu, örneğin tavukçuluk alanında olduğu gibi fazla
değildir. Konunun diğer bir yanı da bu hobi ile uğraşanların ağırlıklı
çoğunluğunu oluşturan kesimin ne yazık ki bilgi talebinde
bulunmamasıdır. Ülkemizde güvercin yetiştiricilerinin çoğunluğu
eğitimsiz kişilerdir. Bilgiye talep olmadığında bilginin üretimi de
olmamaktadır. Ülkemizde güvercin yetiştiriciliği konusunda bilgi açlığı
çeken ve konuya daha bilimsel bakan kişilerin oranının tüm
yetiştiricilerimiz içinde %10�dan fazla olmadığını düşünüyoruz. Ancak
ülkemiz güvercin yetiştiriciliğini geliştirebilecek ve bugün bulunduğu
kısır döngünün dışına taşıyabilecek kesim bu %10�luk kesimdir. Son
yıllarda, özellikle de son dört yıldır internetin sağladığı hızlı
iletişim ve bilgi paylaşımı sonucu yetiştiricilerimiz birbirleri ile
bağlantı kurmaya, bilgi paylaşmaya, hatta sanal ortamda da olsa
örgütlenmeye başlamışlardır. Bütün bunlar sevindirici gelişmelerdir.

ÖRGÜTLENME


Ülkemizde
güvercin yetiştiriciliğinin yaygın olduğu illerimizin hemen hemen
hepsinde bir �güvercin sevenler derneği� bulunur. Bu derneklerin
varlığına bakarak örgütlü olduğumuz, hatta bir federasyona ihtiyaç
duyduğumuz bile söylenebilir. Ancak bizler bu kanıda değiliz. Bizce
önemli olan dernek sayısı değil, derneklerin niteliğidir. Bu
derneklerin çoğu bildiğimiz gibi aynı zamanda birer kuşçu kahvesidir.
Buralar boş zamana sahip insanların oyalandıkları ve vakitlerini kağıt
oyunları geçirdikleri yerlerdir. Daha çok ticari bir yapıları vardır.
Belli günlerde kuş ihaleleri yapılır vb. Bizler kuşçular kahvesi
mantığı ile ülkemiz güvercin yetiştiriciliğinin geliştirilebileceğini
düşünmüyoruz.
Ülkemizin konuya ciddi ve bilimsel yaklaşan bir örgütlenmeye ihtiyacı
vardır. Böyle bir örgütlenmenin zamana ve gelişmelere bağlı olarak
ülkemizde ileride oluşabileceği düşüncesindeyiz. Türkiye Güvercin
Kültürü Kulübü, bu gelişim içinde Ankara�da ortaya çıkmış sanal bir
örgütsel süreçtir.

BAĞLANTILI DİĞER SORUNLAR


Yukarıda
açıklamaya çalıştığımız şekilde bilimsel bilgi üretim ve paylaşım
eksikliği ile örgütlenme yokluğu ülkemiz güvercin yetiştiriciliğinin
temel sorunlarını oluşturmaktadır. Bu temel sorunlar çerçevesinde
gelişen bir çok yan sorun daha sayılabilir. Bu yan sorunların gerçek
anlamda çözümlerinin temel sorunlarımızın çözümü ile yakından ilişkili
olduğunu düşünüyoruz. Bu sorunlar şöyle sıralanabilir:

1)
Yurt içi ve yurt dışında bir imaj sorunu yaşamaktayız. Güvercin
yetiştiricileri eski devirlerden beri sözüne güvenilmeyen, başıboş,
aylak takımından insanlar olarak görülmektedirler. Osmanlı devleti
döneminde güvercin yetiştirenlerin mahkeme şahitliği bile kabul
edilmemektedir. Ne yazık ki bu belirlemeler belli oranlarda günümüze
kadar taşınmıştır. Elbette bu konumda olan kişilerin sorumluluğunu tüm
yetiştiricilere mal etmek doğru bir tavır değildir. Bizlerin bu kötü
imajdan arınabilmek için doğru ve sistemli bir çalışma içine girmemiz
gerekmektedir. Bu konuda organize bir çalışma içine girilmemiş olması
olumsuz imajın devamında en önemli etkendir. Ancak iyi ve sistemli bir
halkla ilişkiler organizasyonu yaratarak bu imajı kırabiliriz.
Düzenlenecek bilimsel sempozyumlar, basın açıklamaları ve düzeyli
haberlerle yeni imajımızı kabul ettirmek çok zor olmayacaktır. Yurt
dışında ise kötü bir imaj sahibi olmaktan çok, imaj sahibi olamama gibi
bir sorunla karşı karşıya olduğumuz söylenebilir.

2)
Yetiştiricilik bilincinin gelişmemiş olması, örgütlü bir yapımızın
bulunmaması, yurt dışında kendi ırklarını koruyamayan, onlara sahip
çıkamayan bir ülke konumuna düşmemize yol açmıştır. Uluslararası
güvercin birliklerinin onayladığı ırklar listelerinde Türk güvercin
ırklarının yer almıyor olması ülkemiz adına çok üzücü bir durumdur.
Buna bazı ülkelerin bizim ırklarımızı kendi ırkları gibi dünyaya lanse
etmeleri de eklenince sorun daha da vahim bir hal almaktadır.
Ülkemizdeki güvercin ırklarını tespit etmek ve bunların standartlarını
belirlemek acil sorunlarımızdan biridir. Buna bağlı olarak ırkların
korunması ve çeşitli şekillerde kırılmasını önlemek gerekmektedir.
Kendi standartlarımızı belirleyip ilan ettiğimizde yurt dışı imaj
sorununa da büyük oranda çözüm bulabiliriz.

3)
Güvercinlerimize marka takılması ve bir marka kayıt sisteminin
geliştirilmesi, markasız güvercin alım satımının önlenmesi önemli bir
görev olarak bizleri beklemektedir. Bu durum ırklarımızın kendi içinde
kalitesini yükselteceği gibi aynı anda ülkemizde hayli yaygın olan
güvercin hırsızlıklarına da bir çözüm olabilir. Markasız güvercin
değersiz olarak kabul edilirse ve pazarda alıcı bulamazsa çalıntı
kuşları tespit edebilmek çok kolay olacaktır.

4)
Güvercin yetiştiriciliğimizde ticari kaygılar ön plana çıkmıştır.
Ticari kaygıların ön plana çıkması bazı ırklarımızın bozulmasına yol
açmaktadır. Sırf pazarda daha iyi para edecek diye özellikle performans
ırklarımızda görüntü ön plana çıkartılmakta ve farklı kırmalarla ırkın
özellikleri geriletilmektedir. Bu durum ırklarımızı yok olma tehlikesi
ile karşı karşıya bırakmaktadır. Irk standartlarının netleştirilmesi ve
bu konuda kararlı bir birliktelik izlenmesi acil bir gerekliliktir.

5)
Gösteri, yarış ve kupa gibi organizasyonların belli bir ciddiyetle ele
alınması şarttır. Bu tür organizasyonların yetiştiriciliğimizi doğru
yönde teşvik etmesi esas olmalıdır. Kuş pazarı gibi genel satış
mekanlarının Avrupa standartlarına uygun ve hayvan haklarına saygılı
bir biçimde yeniden yapılandırılması gerekmektedir.

TÜRKİYE GÜVERCİN KÜLTÜRÜ KULÜBÜ


Yukarıda
sıralamaya çalıştığımız bir çok sorun bizleri bir kulüp çatısı altında
birleşerek daha örgütlü bir şekilde çaba göstermeye yöneltti.
Oluşturmaya çalıştığımız Türkiye Güvercin Kültürü Kulübü bu çabanın bir
sonucu olarak ortaya çıktı. Kulübümüzün öncelikli amacı Ankara�daki
güvercin yetiştiricilerini biraraya getirerek daha örgütlü ve bilinçli
bir birliktelik yaratabilmektir. Güvercin yetiştiriciliğinin bir kültür
olduğunu vurgulayabilmek, bu kültürün kaynaklarını ortaya çıkartmak,
kültürel dokumuz içindeki yerini ve önemini belirleyerek, güvercin
kültürümüzü ülke içinde ve dışında hak ettiği konuma yükseltmek temel
uğraşı alanımız olacaktır. Bu kültürü oluşturabilmek için uygun olan
bütün kitle iletişim araçlarının kullanılması gerektiği kanısındayız.
Güvercin konusunda ülkemizde özellikle eksikliği hissedilen bu araçlar,
kitap, dergi, bülten, poster, afiş, takvim, kartpostal gibi her türlü
basılı yayının yanı sıra VCD, DVD, interaktif CD gibi görsel materyali
de içermektedir. Sempozyumlar, tanıtım toplantıları, paneller ve
internet üzerinden tanıtımla birlikte, baskılı t-shirt, gift-shop gibi
görsel ve hediyelik eşya üretimi de yapılması gereken halkla ilişkiler
çalışmalarının bir parçasını oluşturmaktadır. Bütün bu alanlarda aktif
ve etkin bir yapı oluşturabilmeyi hedefliyoruz. Bunun için uzun bir
süreç ve yoğun bir çalışma gerektiği açıktır. Bu süreçte ülke genelinde
tüm yetiştiricilerimizin ilgi ve desteğini beklemekteyiz. Kulübümüz
bizlerle aynı amaçları paylaşan tüm güvercin severlere açıktır. Bu
birlikteliğin ileride bütün yurda yayılabilmesi ya da örnek
oluşturabilecek bir model olması en büyük dileğimizdir.

TÜRKİYE GÜVERCİN KÜLTÜRÜ KULÜBÜ

ANKARA / 26 HAZİRAN 2005

İletişim adresi: [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


................................................

Türkiye
Güvercin Kültürü Kulübü olarak Ankara'da düzenlediğimiz tanışma
toplantısına toplam 19 yetiştiricimiz katılmıştır. Tanışma amaçlı
toplantıda ülkemizde güvercin yetiştiriciliğinin içinde bulunduğu durum
ve yapılması gerekenler üzerine görüş alışverişinde bulunulmuştur. Ekte
toplantıya katılanların listesi ve katılımcılarımızı toplu halde
gösteren bir fotoğraf bulunmaktadır. EK-1
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
TÜRKİYE GÜVERCİN KÜLTÜRÜ KULÜBÜ
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Bursa'da, Türkiye Güvercin Besleyenler Derneği tarafından düzenlenen 2009 Güvercin Festivali'nde fiyatları 100 TL ile 20 bin TL arasında değişen 2 bin güvercin şampiyon olmak için yarıştı.
» Anadolu Güvercin Kültürü Derneği
» 2007 TÜRKİYE DAMCI IRK TAKLACI GÜVERCİN PERFORMANS YARIŞMASI YÖNERGESİ
» Ministry Of War Türkiye Açıldı !!
» Türkiye’deki Asya Taklacıları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Güvercin forum 2009 :: ::::::::::Evcil Hayvan İlanları:::::::::::::::: :: Güvercin Hikaye Ve Haberler-
Buraya geçin: